• $9,6032
  • €11,1638
  • 558.379
  • 1493.67
14 Aralık 2010 Salı

Irak Kürdistan'ında bir hafta sonu

Nereden nereye... Bundan beş yıl önce birisi size 'Barzani'nin partisi KDP büyük bir kongre düzenleyecek. Türkiye hem hükümet hem muhalefet bazında temsilci gönderecek, Erbil'deki başkonsolosumuz da kongrede hazır bulunacak' dese herhalde ona en hafif tabiriyle 'hayalperest' derdiniz. Oysa bunların tümü geçtiğimiz hafta sonu oldu. Üstelik artık Kürt yönetimiyle karşılıklı diplomatik ilişkiler bir rutin haline geldi.

Cumartesi günü 10 yıl aradan sonra IKDP'nin (Irak Kürdistan Demokrat Partisi) 13. büyük kongresi yapıldı ve açılışta hükümetten Abdülkadir Aksu ve Ömer Çelik de bulundu. Ben size iki gündür haberlerini okuduğunuz açılışı değil, o toplantıda alınan kararların anlamını ve iki günlük Erbil notlarını anlatacağım...


Mesud Barzani KDP'de kalacak mı?

Kongreden çıkan en başat karar Neçirvan Barzani'nin 'yetkileri genişletilmiş başkan yardımcısı' seçilmesi. Bu pratikte 'parti başkanı' anlamına geliyor. Kağıt üzerinde parti başkanı olan Mesud Barzani ise Kürt siyasetinde artık tamamen tartışmasız ve partiler üstü bir lider konumunda. Bu, akıllara acaba Mesud Barzani önümüzdeki dönemde tamamen siyaset üstü bir konuma çıkar mı sorusunu getiriyor. Bu soruyu KDP'nin yürütme kurulu üyelerinden Mesud Salayi'ye sordum. 'Hayır, o hepimizin lideri ama KDP onsuz olmaz' dedi.


Leyla Zana ile bir öğle yemeği

Erbil'de art arda beş yıldızlı oteller açılıyor ama bundan birkaç yıl öncesine kadar şehre gelen siyasetçi, gazeteci ve akademisyenlerin kaldığı tek bir otel vardı: Erbil Sheraton. Gerçi Sheraton zinciri savaşın ardından standartlar bozulduğu için ismini geri aldı ama kağıt üzerinde olmasa da hala Erbil'de Sheraton var ve bir klasik.


***
Açılışın ertesi günü Haşim Haşimi ile sohbet ederken laf bu otelden açılıyor. 'Leyla orada kalıyor' diyor Haşimi. Leyla Zana. Kürt siyasetinin mağdur ve mağrur kadını. Onu görmek için Sheraton'a gidiyoruz. Uzun lobiden yürüyüp salonun en sonuna geçiyoruz. Yuvarlak bir masada Paris Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezan, BDP'li Bengi Yıldız ve Gülistan Perwer (Şiwan Perwer'in eski karısı) oturuyor. Hepsiyle teker teker selamlaşırken Leyla Hanım geliyor. Haşim Bey beni tanıtınca sarılıp öpüyor. İnanılmaz sıcak ve alçakgönüllü. Selamlaşmanın ardından hep beraber yemek salonuna geçiyoruz.

Sohbet Kürtçe başlıyor. Ben aradan birkaç kelime yakalayıp tasdik ettiriyorum. Haşim Bey zaman zaman tercüme ediyor. Bir süre sonra Leyla Hanım dönüyor ve 'Çok özür dilerim. Sizin ne hissettiğinizi iyi biliyorum. Anlamadığınız bir dilde konuşulmasının hissi kötüdür'. Ve Türkçe'ye dönüyor. 'Biliyor musunuz' diyor, 'Dil ve rüyalar arasında önemli bir bağlantı vardır. Rüya görebildiğiniz dil sizin dilinizdir'. 'Siz hangi dilde rüya görüyorsunuz?' diye soruyorum, 'Kürtçe' diye cevaplıyor. 'O dilde rüya görmek hala o dille ilgili hayal kurabilmektir. Hayal de yaşamın kilidi. Mesela ben cezaevindeyken bile rüyalarımda hep köyümü görüyordum. Zindan görmeye başlasam yanmıştım!'

Bir süre sonra sohbeti güncel gelişmelere getiriyorum. Kendal Nezan 'Kürt açılımı başladığında çok heveslenmiştim. Süreci cesaretlendirmek gerektiğini düşünüyordum ama sonra aksaklıklar oldu' diyor. 'PKK-Gülen Cemaati yakınlaşması' tartışmasını hatırlattığımda ise 'Bilmiyoruz' diyerek 'günceli konuşmak istemiyoruz' mesajı veriyorlar.

***
Erbil'in göbeğinde beş yıldızlı bir masada ömrünü cezaevinde geçirmiş bir sembol isim (Zana), Cizre'de en çatışmalı yıllarda sokak çatışmalarını önlemek için kendini siper eden Kürt siyasetinin önemli bir aktörü (Haşim Haşimi), Paris'te Kürtlük ve Kürt kültürünü anlatmak için yıllardır çalışan bir aydın (Nezan), ünlü bir Kürt sanatçı (Perwer) ve Almanya'da hem yazı yazıp hem de Kürt siyaseti üzerine düşünen Bayram Ayaz oturuyoruz. Hava buz gibi. Kürt meselesinin kilit isimleri yan yana. Hepsi birbirinden ayrı düşmüş!  O nedenle bugünü değil, beraber oldukları geçmişi hatırlıyor, anlatıyorlar...
Devam edeceğiz...

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor