• $7,4042
  • €8,9954
  • 445.308
  • 1569.35
17 Eylül 2011 Cumartesi

Hrant ve basın özgürlüğü

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Hrant Dink'in doğum günüydü iki gün önce. 'Acaba' diye düşündüm içimden, acaba bugün 'basın özgürlüğü elden gidiyor' diyerek Soner Yalçın ve arkadaşlarının kirli çete ilişkilerini görmezden gelenler, Hrant'a yazıları yüzünden art arda davalar açılırken neden aynı sloganla yürümediler? Tehditler alırken neden 'basın susturulmaya çalışılıyor' demediler?
Çok acı bir tablo bu maalesef. Bugün aradan geçen 4,5 yıla rağmen aydınlatılmayan cinayeti hatırlatmak ve esaslı bir insan, yürekli bir gazeteci olan Hrant'a ayırmak istiyorum bu köşeyi. Onun arkadaşlarından bir mektup aldım. Sizlerle paylaşıyorum...
***
Sayın Başbakan,
Arkadaşımız Hrant Dink'i öldürdüler.
Beşinci yılına yaklaşan adalet arayışımız kadük kalmıştır.
Dilekçe verdiğimiz topyekun devlet, kendini katile yakın gördü.
Zaten; katil, polis, bayrak ve muzaffer gülümseme kahramanlık posterinde poz vermişti.
Bir türlü ilamını malum edemediğiniz o kalabalık güruh, elbirliği ile kıstırmışlar, hain pusuda kurşun sıkmışlar, kaçmışlar, saklanmışlardı...
Şikayetçiyiz.
'Namus Sözümdür Adalet' diye ölü evinde ant içtiğiniz halde, Hrant Dink'i işaret parmağıyla gösterip 'bunu' diyen yardımcınızı 'Meclis Başkanı', resmi makamda, adamları resmen 'yakarız canını bak' diyen valinizi 'vekil', emanet edilen canı kollamayan, kötülerin işini kolaylaştıran Emniyet Müdürünüzü 'vali', 17 yaşındaki O.S.'yi kocaman 'Ogün Samast' ettiniz.
Kan adaletle susar, şikayetçiyiz.
İsim verdik soruşturun diye, İçişleri Bakanınız olmaz onlar bizim çocuklar dedi.
Dışişleri Bakanınız AİHM savunmasında bu toprakların yiğit evladına 'Nazi' dedi.
Çevik kuvvetleriniz Rakel Dink önlerinden geçerken katillere yazılan methiye türkülerini mırıldanarak Beşiktaş Adliyesi'nde koro yapıverdiler.
Katillerimizi adalet evine getiren jandarma, cezaevi aracına 'Ya sev ya terk et' diye yapıştırma asmıştı.
Sayın Başbakan, nedir daha derine inmeyi engelleyen o büyük kasabanın sırrı? Nedir sözünüzü tutmanıza mani olan?
Azınlıklardan gasp edilenin birazını geri vermeniz sebebiyle seslendirdiğiniz nutukta 'Bu ülkede hiç kimse ruh tedirginliğiyle yaşamayacak artık' diyordunuz Hrant'ın veda mektubuna atfen.
İnanın tedirginliğimiz her zamankinden büyüktür.
Sayın Başbakan, mala gelenin telafisi bulunur.
Cana gelene de davranınız.
O Anadolu toprağından Hrant Dink'in payına bir metrekare toprak düştü; mezarıdır!
Kamera denilen vakanüvis silinmiş, bize kalan azıcık 19 Ocak 2007 seyirliğinde 5 kişi saydık Hrant'a pusu kuranlardan.
Kim bunlar Sayın Başbakan?
Görüneni, görünmeyeni, katillerimizi istiyoruz, adalet olsun, hak hakim olsun diye.
Bizim hakkımız bizde saklı duruyor, helalleşmekten başka çarenin kalmadığı savaş yorgunu memleketimizde.
Suallerimiz cevapsız... Adalet nöbetçisi 'Hepimiz Hrant'ız' diyen yüz binlerin eli hala vicdanında... Cevaplarımızı almadan susmayacağız, sormaya devam edeceğiz.
Hrant için, adalet için.
Hrant'ın arkadaşları

PKK-MİT görüşmesi
İnternete sızan PKK-MİT görüşmeleri için muhalefet kanadı ne kadar yıpratma kampanyası yaparsa yapsın,
PKK'nın içindeki bazı çevreler istedikleri kadar ellerini ovuşturursa ovuştursun,
İsrail elinden geldiği kadar umutlanırsa umutlansın...
Başbakan ve AK Parti bu sızan görüşmeler sayesinde daha da büyümüştür. Ne kadar cesur olduğunu, terör meselesini çözmek, akan kanı durdurmak konusunda nasıl samimi bir çizgide ilerlediğini tam anlamıyla ortaya koymuştur. Amacı bağcı dövmek değil üzüm yemek olan herkes bunu görmeli... AK Parti'yi yıpratmak isteyenlerin oyunu ters tepti. Bu ülkede derin hesabı olmayan herkes çözüm istiyor. Ve o çözüm arayışı sızdırılan kayıtlarda açık seçik görülüyor...

<p>Futbolda sıcak gelişmeleri ve merak edilen başlıkları Akşam Gazetesi Spor Editörü Tamer Ayeri, yo

Muslera'nın dönüşü Galatasaray'a ne katar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı

Bakan Kasapoğlu, Samsun'da kano durgunsu parkuru inşaatında inceleme yaptı