• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
02 Haziran 2011 Perşembe

Diyarbakır'da balkon konuşması

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Diyarbakırlı Sait'in kafası hayli karışık şu günlerde. Evde bakması gereken dört kardeş. Baba işsiz, anne hasta. Bir de üstüne Diyarbakır'ın o boğucu sıcakları gelmedi mi yine... E iş yok, güç yok. Kahveye gitse arkadaşlarda yine aynı hikayeler. Dağ hikayeleri, umutsuzluk hikayeleri, taa İstanbul'a gitme, oralarda iş bulup adam gibi yaşama hayalleri...
***
İçinde bu karmaşık hayaller, dışarıda ise hep bir öfke hep bir başkaldırı havası. Onun ve herkesin partisi BDP, Öcalan, onları adam yerine koyar gibi yapan yepyeni, bıyıklı bir adam: Kılıçdaroğlu... 'AK Parti düşman, Başbakan'a hayır, kepenkler aşağı' diye hiç durmadan tekrarlanan replikler... Bu replikler karşısında hükümete karşı büyüyen öfke...
Sait'lerin memleketi Diyarbakır'da hep umutsuzluk, hep parasızlık dekorlu evlerden çıkma kalabalıklara karşı konuşuyor bugün Tayyip Erdoğan. Onu dinlemeye gelenlerde değil ama yolda yürüyenlerin önemli bir bölümünde hissedilen hava tam da Sait'in havası. Egemene karşı duyulan isyandan belki bu öfke... Belki de statükonun, Erdoğan'ın bizzat mücadele ettiği statükonun Kürtler üzerindeki baskısının özellikle Erdoğan'dan bilinmesini isteyen güçlerin etkisinden.
***
Ama sebep her ne olursa olsun seçim kampanyasının en önemli günleri olan Diyarbakır günlerinde CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun kullandığı dil, yaptığı hamle, 'gerici muhalefeti' bir kenara koyup nihayet bu ülkenin hak ettiği 'ilerici ve yapıcı' çizgiye geçiş, Başbakan Erdoğan üzerinde olumlu etki yapmalı. CHP'nin Kürt meselesinde değişmiş görünen tavrı AK Parti'yi sevindirmeli, başladığı reformları bitirebilmesinin anahtarı olarak görülmeli...
***
Bu yazıyı Başbakan'ın konuşmasını dinlemeden önce yazıyorum. Kapalı kepenkler, değişen CHP dili ve BDP'nin agresif üslubunun onu sertleştirip statükoya yaklaştıracağına, kamçılayıp özüne döndüreceğini umarak...  Alt kimlik-üst kimlik tartışmalarını başlatan, kendini bu ülkenin kırmızı çizgilerinin önüne atan, hapishanelerde Kürtçe konuşma yasağını kaldıran, Kürtçe kurslar açtıran Erdoğan'ın bütün bunları ve fazlasını sahiplendiği zamanları hatırlayacağına inanarak... Bir balkon konuşması dinleyeceğimizi umarak...
***
Şayet öyle yapmaz, CHP ileri gittikçe o diğer yöne savrulursa, işte o zaman ne CHP'nin çıkışının bir anlamı kalır, ne de yıllardır elini taşın altına koyup Kürt meselesini çözmeye çalışan Erdoğan'ın önceki adımlarının... Bu mesele iktidarı, muhalefeti, kenarı, köşesi ve merkezi ile hepimizin. Çözümü de öyle.

Not
: Konuşma az önce bitti. Sonuç: Hayal kırıklığı. Erdoğan, kucaklayıcı bir dil kullanıp CHP'nin ilerisine geçeceğine yine Kılıçdaroğlu ve CHP'yi eleştirmeyi seçti. Balkon konuşması başka bahara kaldı...

Alkolsüz şarap
10 gündür saçma sapan yerlere sürüklenen bir tartışmayı sağ olsun Hulki Cevizoğlu sayesinde başlatmış olduk. Geçen haftaki televizyon programında Cevizoğlu cebinden Sky Life dergisi çıkarıp, oradaki bir ilanı gösterdi: İlanda lüks bir otelin Kabe manzaralı odasında bir kadehe servis yapan garson görünüyordu. Cevizoğlu, 'din elden gidiyor' diye özetleyebileceğim iddiasını desteklemek için bu fotoğrafı gösterip 'Kabe'ye karşı şarap içiliyor, bunun ilanı da THY'nin dergisinde yer alıyor' iddiasında bulununca ben fotoğrafta servis edilenin alkollü bir içecek olmadığını anlatmak için  'İslami şarap' dedim. Orada öyle diyorlar, esasında bahsettiğimiz alkolsüz şarap. Ha nereden mi biliyorum? Umreden yeni dönmüş arkadaşlarımdan. Orada alkolsüz şarap ve şampanyayı birçok otelde bulmak mümkünmüş...
***
Günlerdir sizlerden mesajlar geliyor. İslami şarap mı olurmuş, ben ne demek istemişim vs... Sevgili okurlar olur olmazı tartışmadım o programda. Bir gerçeği dile getirdim. Alkolsüz şarap ve alkolsüz şampanya var. Arabistan'da da var, Türkiye'de de var. Ha, bu güzel bir şey mi? Hayır, yozlaşmaktan, özentilikten başka bir şey değil ama Cevizoğlu'nun ithamı doğru değil. Kabe'ye karşı alkol servis edilmiyor. Hepsi bu.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 28. yılında kabri başında anılıyor

Yerli ve milli imkanlarla geliştirildi! TSK'ya teslimatları sürüyor

Belgrad Ormanı'ndaki devasa çukur şaşkına çevirdi