• $7,3574
  • €8,9533
  • 437.532
  • 1536.11
14 Mayıs 2011 Cumartesi

Dertleri tarafsızlık değil

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

İki gündür bir bardak suda fırtına koparanlar var. Neymiş efendim? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün danışmanlarından Yusuf S. Müftüoğlu Twitter'da CHP'den, MGK'ya, Ertuğrul Özkök' ten Yılmaz Özdil' e kadar birçok kurum ve isme demediğini bırakmıyormuş... Böyle danışman mı olurmuş... Cumhurbaşkanı danışmanının tarafsız olması gerekmez miymiş vsvs...
***
Ortalığı bu argümanlarla velveleye verenlere bakıyorum ve şu soruyu sormadan edemiyorum: Acaba bunlar hakikaten bir danışmanın görüşlerini ifade etmesinden mi rahatsızlar yoksa o görüşlere katılmadıkları için mi ortalığı velveleye veriyorlar? Mesela MGK bildirisi için 'Nazizm' benzetmesi yapmış Yusuf... Bunun yerine 'MGK kararları gayet yerindedir' yazsa ortalığı inletenler yine seslerini çıkarırlar mıydı? Ya da Kılıçdaroğlu'nu eleştireceğine 'CHP'deki değişim umut verici' dese 'bu ne biçim danışman?' diyen olur muydu kendisine? Ayşenur Aslan bu kadar rahatsız olur, programında bu işin üstüne gider miydi? Hiç sanmam. O nedenle kimse kendini kandırmasın! Burada esas mesele  Yusuf'un görüş belirtmesi, eleştiri yapması değil, belirttiği görüşlerin medyanın önemli bir kesimine ters olması...
***
Zaten 'Cumhurbaşkanı danışmanı tarafsız olmalı' lafı da üzerine düşünülmemiş, içi tamamen boş bir klişe değil mi? Tarafsız danışman da ne demek? Cumhurbaşkanı elbette tarafsız durmalı ama danışmanı neden tarafsız olsun? Aksine! Her taraftan her görüşten danışmanları olmalı cumhurbaşkanının ki her görüşe açık olsun, farklı yaklaşımlardan beslensin... Zaten 'tarafsız danışman' 'fikirsiz filozof' gibi bir şey. Olamaz. İmkansız.
***
Üstelik açık seçik örnekler de var geçmişte. Cengiz Çandar'ı hatırlayalım mesela.. Tarafı belli, çok başarılı bir gazeteciyken Turgut Özal'ın danışmanı olmuştu ve o dönemin politikalarına önemli katkılar sağlamıştı. Çandar gazetede duruşunu belli edince oluyor da MüftüoğluTwitter'da edince mi olmuyor?
***
Yusuf'u 5-6 yıl öncesinden, iletişim danışmanlığı yaptığı yıllardan tanırım. Çok genç ve çok da yeteneklidir. LSE'den medya ve iletişim masterlı, üç-dört dili ana dili gibi konuşan, Türkiye'nin alışık olmadığı kadar eleştirel, liberal ve özgürlükçü ve bu yönlerini de hiçbir zaman gizlememiş biri.
***
Peki ama söz konusu twitlerde hiç mi eleştirilecek bir şey yok, derseniz... Bence var. Seçtiği kelimeler ve üslubu çok ağır. Bazı yerlerde eleştiri kantarının topuzunu kaçırmış, konumuna yakışmayan espriler  yazmış ama gelin dürüst olalım: Fırtına kopmasının sebebi kullandığı kelimeler değil... O kelimeleri yönelttiği kesimler! Üstelik ben üslubu beğenmesem de kabul edelim ki bir edebiyat dergisine yazılmış metinlerden de bahsetmiyoruz sonuçta... Twitter'dan bahsediyoruz. Günlük dilin hakim olduğu, espri ve sataşmaların gırla gittiği bir paylaşım sitesinden...
***
Medyamızın bir kısmı kendi de bir parçası olduğu ve nemalandığı için Türkiye'nin eski düzeninin devamında ısrarlı. Bu düzene çomak sokanları linç etmeyi sabah sporu sayıyor adeta. Dünyayı sadece işine gelen gözlük  üzerinden okutmaya çalışıyor. Aman siz bu oyuna gelip, kendi gözlüklerinizden şaşmayın!

'Metin Yüksel tam bir deli fişekti'
Salı ve perşembe günü yazdığım yazılar üzerine perşembe sabahı telefonum çaldı. Karşımda üzgün ve bitkin bir ses: 'Ben İhsan Barutçu'.  Uzun uzun konuştuk... Yazdıklarımın doğru olduğunu, Metin Yüksel'i öldüren grubun içinde bulunduğunu, bunun  için yargılanıp hapis yattığını anlattı. 'Bazı şeylerin daha iyi anlaşılması lazım' diyerek şunları ekledi: 'Metin'in cami avlusunda öldürüldüğü gün ben de oradaydım, Ali Bilir onu öldürürken yanındaydım  ama ona yardım etmedim. Derin devletle ilişkim de kesinlikle yoktu. 18 yaşında gençlerdik. Birbirimize düşürülmeye çalışılıyorduk. Metin'le daha öncesinden ahbaplığımız vardı ama Metin çok gözü kara, mesnetsiz bir arkadaştı. Aslında biz birbirimize benziyorduk. O gün de cami avlusunda 'gelme' diye bağırdılar, 'gelirsem ne olur' diyerek adeta üzerimize yürüdü. O zamanın deli fişeğiydi. Ama birbirimize düşman değildik.'
***
Söz verdiğim üzere Barutçu'nun tespitlerini yazdım. Tabii üzerine yorum yapmak ve yer yer itiraz etmek şart ama yerim bu kadar. Devam edeceğim...

<p>Yozgat'ta aydınlatma direğindeki Türk bayrağının katlanmış olduğunu gören yaşlı bir vatandaşın, ş

Yozgat'ta vatandaşın 'bayrak' hassasiyeti kameraya yansıdı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları