• $7,3996
  • €8,9788
  • 441.947
  • 1541.46
10 Mayıs 2012 Perşembe

Denizler'e ihanet edenler

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Bir süredir sol kendi içinde bir tartışma yaşıyor ve ben uzaktan ufukta kaybolan bir gemi gibi nasıl kendi tutuculuklarında ve yenilmenin getirdiği çocuksu alınganlıkta yitip gittiklerini izliyorum. Dün Ahmet Altan çok güzel bir yazı yazdı. Sol'u Greta Garbo'ya benzetti. Efsanesini yaşatmak için yaşamaktan vazgeçen ünlü aktris Greta Garbo'ya... Hakikaten de yaşamaktan, konuşmaktan, dokunmaktan, gerçeklerle temas etmekten ürken, tuhaf bir kutsallama, bir bağnazlık içinde sol. Geçmişte donup kalmış ve sanki kıpırdasa yarattığı hayal de son bulacak...
***
1 Mayıs 77 katliamı ile ilgili Taraf Gazetesinde Halil Berktay'ın başlattığı tartışma o çocuksuluğu, duygusallığı ve susma üzerine içilen andı da gözler önüne serdi. Berktay'ın sözlerine şiddetle karşı çıkabilirsiniz ama söyledikleri nedeniyle küsmek, çekip gitmek kurdukları oyun dünyası yıkılan çocukların hayal kırıklıkları ve isyanlarını  hatırlatıyor bana...
***
Buna benzer bir ruh halini Deniz Gezmiş ve arkadaşları ile ilgili tartışmalarda da görüyorum. Bu tartışmaların bir kısmında ben de bulundum ve anladım ki 'Denizler' efsanesinin sürmesi için bu gençlere, onların kim oldukları ve ne yapmak istediklerine hiç temas etmemek gerekiyor.
***
Ben soldaki hayal kırıklıklarını, yenilmişlik duygusunun getirdiği duygusallığı ve geçmişten getirdikleri romantizmi anlıyorum ancak efsanelerinin sürmesi uğruna gerçeklerin üzerinin örtülmesine nasıl müsaade ettiklerini anlayamıyorum. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın asılmaları bir insanlık ayıbıydı! Bu kararı veren Tuğgeneral Ali Elverdi'yi, mecliste idam kararı için iki elini birden kaldıran Süleyman Demirel'i, Elverdi'yi daha sonra milletvekili yapan Adalet Partisi zihniyetini, bu gençlerin asılmasını desteklemek için Menderes'leri hatırlatan '3'e 3' sloganları atanları, idamın lehine oy kullanan CHP'lileri, dönemin cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ı, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç'ı lanetliyorum! Hepsinden utanıyorum... Menderesler'i ve Denizler'i asan zihniyet benim gözümde aynı zihniyettir. Bu zihniyet sağ ve sol'u birbirine düşürüp keyifle izleyen ve bu tablodan nemalanan devlet zihniyetidir! Bugün hala iki kesimin de bu tuzaktan kurtulamadığını görmek beni çok üzüyor...
***
Ancak Denizler'in asılmasının acısını hissetmek onları analiz etmeyi engellememeli. Bu gençler dünyadaki 68 hareketinden etkilenen ama o hareketten ciddi şekilde ayrılan ideallere sahiplerdi. Yabancı düşmanıydılar. İçe kapanmacıydılar. Dünyadaki 68 evrensel idealler üzerinden yürürken bunlar ulusaldı. Ulusalcıydı.  Deniz babasına 71'de şunu yazıyordu mesela: 'Baba, sana müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni. Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim...'
Evet romantiktiler, evet ülkelerini seviyorlardı bu gençler. Devrim istiyorlardı ve istedikleri devrim için askerlere ihtiyaç duyuyorlardı. Deniz, Devrim Gazetesinde, Uluç Gürkan'a verdiği röportajda şöyle demişti: 'Kemalist Devrimin bekçiliğini yüklenen güçler arasında başta ordu, 27 Mayıs'ı yapan güçlerin önemli bir yeri vardır. Anti-Kemalist karşı devrim hareketine karşı gençlik bütün zinde güçlerle el eledir. (Zinde güçlerin ne olduğunu hatırlatmaya bilmem gerek var mı? N.A.) 
***
Daha bir çok örnek var bu gençlerin ordunun içindeki sol kanada yönelik duruşlarını gösteren. Ben bunları konuşmanın gerçekleri hatırlamak olduğunu düşünüyorum, Denizler'e ihanet etmek değil. Asıl ihaneti onları başka bir şey gibi gösterip, putlaştıranlar yapıyor...
NOT: Ermenistan seçimlerini yazmak cumartesiye kaldı....

<p>Türkiye'nin aşı haritası erişime açıldı. Vatandaşlar bunun  takibini nasıl yapabilir? İ<span>ki d

Aşının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor

Haftanın yalanları