• $7,4202
  • €9,0171
  • 446.427
  • 1569.35
26 Mayıs 2012 Cumartesi

Bir özür ne kaybettirir?

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

28 Aralık günü bu ülkenin üzerine düşen ateş bütün ülkeyi yakmaya devam ediyor maalesef. Uludere'de o gün sadece 34 vatandaşımız ölmedi. Başka bir şey daha oldu. Büyük bir acı, eskilerden gelen, hep içe atılan, yıllarca üzeri örtülen gönül kırıklıkları, haksızlıklar, yok farz edilen başka nice cansız bedenler de geldi, yüreğimize oturuverdi...
***
Bu ülkede yıllarca hesapsızca sokaklardan toplandı Kürt vatandaşlarımız. Beyaz Toroslarla götürülüp, geri getirilmediler. Jandarma karakollarına sokulup bir daha çıkartılmadılar. İnfaz edilip yok sayıldılar. İşte bütün bu zalim sisteme, devletin kendi insanını düşman görüp yok ettiği düzene 'dur' dedi AK Parti. Mücadele etti. Faili meçhulleri bitirdi. Güneydoğu'daki vatandaşlara kendilerini nihayet 'insan' hissettirdi. İşte bu gün dört bir koldan bu kadar yüksek sesle Uludere için hesap soruluyorsa biraz da bu yüzden. Türkiye'nin artık sorgulayan bir ülke olması yüzünden. 
***
O nedenle hepimizin ağrına gidiyor, ceberrut bir sistemle mücadele etmiş, elini taşın altına koymuş bir iktidar partisinden 34 yurttaşımızla ilgili açık bir özür duyamamak. O nedenle yetmiyor Başbakan'ın açıklamaları. Parti geçtiğimiz 10 yılda attığı adımlardan geri düşmek istemiyorsa bir daha İdris Naim Şahin'in zihniyetiyle muhatap bırakmamalı bu ülkeyi. O tam da kendisinin yıllardır alt etmeye çalıştığı üstten bakan, ayrımcı ve nefret kokan dili bir daha duyurmamalı. Hüseyin Çelik'in koyduğu insani tepkinin AK Parti'nin durduğu yer olduğunun altını çizmeli. Ve Başbakan yükseltilen tazminat, devam eden soruşturmaları hatırlatmakla yetinmemeli. Özür dilemeli. Bir özür. Kedere ortak olmak, 'acınızı paylaşıyoruz' demek için bir özür. Tazminat ya da ziyaretler bir yana... Ağızdan çıkacak bir özür... Ne kaybeder?
***
Bugün Uludere'de sergilenen tavır Türkiye'nin geldiği noktanın gerisine düşen bir tavır. Maalesef PKK'nın ekmeğine yağ süren bir tavır. Aynı Türkiye'de geçtiğimiz günlerde başka bir şey daha oldu. 2009 yılında Van'da teslim olmalarına rağmen infaz edilen PKK'lıları infaz eden 17 asker tutuklandı.
***
Bu bitmek bilmeyen savaşta ordunun içinde bir infazın hesabı ilk kez sorulurken hepimizin gözünün önünde sivillerin üzerine atılan bombanın hesabı sorulamayacak mı? Sonuna kadar gidilene kadar haykırılmayacak mı? Açık bir özür beklenmeyecek mi? Başbakan bunca feryadın kendi açtığı yol ve yükselttiği beklentilerden de kaynaklandığını görmeli ve şayet Türkiye'yi şizofrenik bir ülke haline getirmek istemiyorsa askerin infazının hesabını verir hale getirdiği sistemin en önemli parçalarından biri olarak Uludere konusunda artık kelimelerin etrafından dolaşmamalı.

Hafta sonu için 2 öneri
İstanbul'un tadını en çok gezginler çıkarıyor. Neden zaman zaman biz de kendi şehrimizde gezgin olmayalım? Turistlerin keyfini çıkardığı zenginliklerden yararlanmayalım?
-Dünyanın en zengin mozaik müzelerinden biri, Doğu Roma sanatının zirvesi olan Kariye Müzesi'ni gezdikten sonra hemen yanındaki Asitane restoranda Osmanlı saray yemeklerinin tadına bakın. 
-Sultanahmet Meydanı'ndaki Hürrem Sultan Hamamı orijinali korunarak yeniden yapılmış. İki saatinizi ayırın. Hakiki bir hamam keyfinin ardından da aşağı yürüyüp Balıkçı Sabahattin'de meze ve balık yiyin...

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı