• $7,3708
  • €8,9824
  • 442.919
  • 1551.57
05 Mayıs 2011 Perşembe

Bin Ladin'den sonra ne olacak?

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Amerikalılar kendilerini romantizm dalgasına kaptırmış olabilirler. 10 yıldır büyüttükleri 'öcü'leri ile vedalaşmayı tıpkı filmlerindeki gibi görkemli yapmak isteyebilirler. Her şeyin 'en büyük', 'en karlı', 'en göze görünür' olması üzerine kurulan kültürlerinde 'en büyük düşmandan kurtulmak' kavramını ballandıra ballandıra tüketebilirler. Bunların hepsi anlaşılır. Ama bize ne oluyor? Ta buradan aynı Hollywood atmosferine kaptırmayalım kendimizi. Gerçekçi olmak lazım. Bin Ladin'den sonra bir anda dünya güllük gülistanlık bir yer olmayacak.
Bin Ladin'in ölümünün 11 Eylül sürecini sonlandırması açısından sembolik bir önemi var ancak El Kaide'nin 'ruhani' lideri öldürülmüş olsa da ondan çok daha aktif ve tehlikeli olan iki numara, Eyman el Zevahiri, hala hayatta. Zaten son dönem saldırılarının birçoğunda onun imzası var. Zevahiri önümüzdeki günlerde yeni saldırılar planlayabilir.
Bin Ladin Pakistan'da ve Pakistan istihbaratının (haberi olmasa bile) izin vermesi ile öldürüldüğüne göre el Kaide'nin Pakistan istihbaratına yönelik bir saldırı planlama olasılığı var. Şemsiye örgüt, liderlerinin ölümü ile birlikte yok olmadığını anlatmak isteyecektir. Peki ama nasıl ve nerede?  Popülaritesini göz önüne alacak olursak Arap dünyasına saldırı olasılığı zayıf. En akla yatkın hedefler Pakistan, ABD ve Afganistan gibi görünüyor. 
Afganistan ve Pakistan demişken... Af-Pak olarak anılan bu bölge çok kritik. Zira ABD Bin Ladin'in ölümüyle buradaki konsantrasyonunu tamamen Taliban'a kaydırabilir. Öyle yaparsa süreç yeniden geri gider. ABD bundan sonra 'öteki' algısını güçlendirmeyi bir kenara bırakıp bir an önce operasyonlarını sonlandırıp kendi topraklarına dönmenin yolunu aramalı. Aksi halde Pakistan'da 11 ayrı koldan hareket eden Taliban'ı agresifleştirir ve sorun aynen devam eder.
Şunu unutmayalım ki Bin Ladin'den sonra motivasyon daha da güçlendi. Baudrillard'ın 2002'de Der Spiegel'e verdiği röportajda öngördüğü gibi, Ladin'in El Kaide'nin gözünde 'şehit' düşmesiyle örgütün mensuplarının gözünde şehitlik, erişilmesi daha çok istenen bir mertebe haline gelebilir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde intihar saldırıları artabilir.
Öte yandan yeni işbirlikleri de yaşanabilir. Kaddafi ile örneğin. El Kaide Libya'da muhaliflere destek veriyordu. Hatta Libya'daki liderleri Ebu Yahya el Libi, Kaddafi'ye 'defol' bile demişti. Kaddafi örgütle savaşıyordu ancak küçük oğlu Seyf-ül Arab'ın Batı (onun gözünde ABD) tarafından öldürülmesi Kaddafi'nin pozisyonunu etkileyebilir. Bundan böyle Libya diktatörü ve El Kaide 'ABD karşıtlığı' etrafında güç birliği yapabilir.

Ne anladım ben böyle okuyucudan!
Forbes, 2010 yılının 'en çok kazanan yazarlar' listesini yayınlamış. Birinci sırada Hanefi Avcı var.  Nobelli, dünyaca ünlü yazarımız Orhan Pamuk 8. sırada! Üstelik aynı listede kimlere hizmet ettiği artık açık seçik bilinen Ergenekon sanığı Ergün Poyraz da var.
***
Ben bu tablo karşısında büyük bir umutsuzluğa kapıldım. Bu ülkede kitap okuyan kesimin önemli bir kısmı Ergenekon süreci ile ilgili karartma ve 'ulusalcılık' zehrinden beslenen yazarlarla ilgileniyor. Hadi komplo teorileri barındıran fiction (kurgu) bir numaraya otursa anlaşılır. Zaten ABD ve Avrupa'da da genelde bestsellerlar kurgu gerilim ve komplo içeriklidir. Ama bizde durum farklı. Müthiş zararlı ve hatta emir doğrultusunda yazılan politik kitaplar listenin üst sıralarında... Bu kitapların yazarlarından adeta 'mağdur kahraman'lar yaratılıyor. Nobelli Orhan Pamuk ulusalcıların 'kutsalı'na dokunduğu için adeta vatan haini ilan ediliyor. Son dönemin en başarılı kalemlerinden Elif Şafak Ermeni meselesi ile ilgili hassasiyetini dile getirip, bu konuda kitap yazdığı için tehdit edilip yargılanıyor. Öte yandan Pamuk ve (kısmen) Şafak adeta personanon-grata ilan edilirken hiçbir edebi değeri bulunmayan kitaplar yazan Turgut Özakman sırf ulusalcı çizgide olduğu için müthiş kampanyalarla büyük yazar gibi sunuluyor. 
Bu ülkede kitap okuyan kesimin derdi bilgilenmek ya da keyif almak değil, korkmak ve ulusalcı damarını pekiştirmek herhalde!

<p>Iraklı yetkililer intihar saldırılarının art arda gerçekleştiğini ve saldırganların Tayaran Meyda

'Bağdat'taki saldırıda DEAŞ ihtimali güçlü'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Vitrin mankeninin içinde ne var? Fenomenler herkesi şaşırtmaya devam ediyor

Uludağ'a yerleşen çiftin kentten uzak sıra dışı hayatı