• $7,3836
  • €8,9448
  • 436.843
  • 1453.34
21 Nisan 2012 Cumartesi

Başbakan'la Katar

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Davet, telefonlar, televizyon programlarını ayarlama... Ve saatler içinde Başbakan'ın uçağındayız. Katar seyahatine dokuz gazeteci eşlik ediyoruz.  Başkent Doha'da UNCTAD konferansı var. UNCTAD United Nations Conference on Trade and Development'ın kısaltması. Yani Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı. Az gelişmiş ülkelere model olarak Türkiye'yi anlatacak Başbakan ve yanındaki bakanlar. Tabii Katar emiri ve bakanlarla görüşmeler de olacak. Ekip çok kalabalık. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ, Enerji Bakanı Taner Yıldız, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, MİT Müsteşarı Hakan Fidan... İlk gün ikili görüşmeler var. Zannediyorum bölge ülkeleri ile yapılacak Suriye üzerine önemli görüşmeler bunlar. Ancak henüz detayları bilmiyoruz...
***
Uçakta bizi selamlamaya geldiğinde görüyoruz Başbakan'ı. Yanında kızı Sümeyye Erdoğan da var. Ayaküstü bir sohbet. Keyfi yerinde. Belli ki Türkiye'deki gelişmeler onu memnun etmiş. Hepimize teker teker takılıyor. Türkçe'nin katledilmesi üzerine uzun uzun konuşuyor. Ama esas sohbeti aşağıda yapacağız.
Başbakan yanımızdan ayrıldıktan kısa süre sonra alçalmaya başlıyor Ana uçağı. 4 saatlik uçuşun ardından kendimizi Doha'nın nemli sıcağında buluyoruz. Seyahat başlıyor...

Hiç iş yapmayana 30 bin dolar!
İlk gün biz gazeteciler için keşif günü. Katar'ın başkenti Doha'dan, şehrin merkezindeki bir otelin 11. katından etrafıma bakıyorum da... Türkiye'de yaşanan tarihi olaylar epey uzak görünüyor gözüme. Dün Erol Özkasnak gözaltına alınmış, namaz kılanları fişleyip, hayatlarını karartan Çevik Bir cezaevinde namaz kılmış... Bütün bunlar inanılmaz gelişmeler ama karşımdaki görüntü 'bir günlüğüne ara ver, gel benim dünyama!' diye göz kırpıp duruyor. Öyle de pırıltılı bir dünya ki...
***
Katar son dönemde yıldızı parlayan Körfez ülkelerinden. Çok yüksek bir büyüme hızı var. Gaz ve petrol sayesinde müthiş bir zenginliğe sahip. Çok para var, bu nedenle neredeyse hiçbir şey üretmiyor. Her şeyi ithal ediyor. Üretilip, dönüştürülen bir zenginlik değil maalesef. Üzerinde oturulan bir zenginlik.
Ülkenin nüfusu 1,768 milyon. Ancak bunun yalnızca 400 bini Katarlı Arap. Gerisi göçmen. Doha'da 998 bin kişi yaşıyor. Çoğu Hintli, Nepalli ya da Filipinli.
***
Dubai ya da Abu Dabi'deki gibi bir denklem var burada da. Yerli nüfus oran olarak az. Ama varlık olarak çok. Devlet Katarlı Araplara ayda aile başına 30 bin dolar ödüyor! İnanması güç biliyorum: 30 bin dolar! Her ay! Elektrik, su ve tabii ki gaz parası da almıyor. Ülkede çalışan Katarlı neredeyse yok. Bütün işleri göçmenler yapıyor. 30 bin doları duyunca göçmenlere de çok iyi para ödendiği hayaline de kapılmayalım. Asgari ücret 250 dolar. Beyaz yakalı bir orta kademe eleman yaklaşık 1000 dolar kazanıyor. Üstelik Katarlı Arap değilseniz devlet sizden elektrik ve su parası da alıyor. Son dönemde vatandaş olmayanlara da toprak edinmenin yolu açılmış ama belli bölgelerde. Bir de Hıristiyanlar için kilise inşa edilmiş ancak Müslümanlara saygı gereği herhangi bir sembol kullanmak yasak. Bir yanda hiçbir şey yapmadan 30 bin dolar alan ve vergisiz yaşayanlar, diğer yanda ekmek parası için buraya gelip, ayda 250 dolara çalışan ve vergi ödeyenler... Bu hazıra konma tablosunun insanda isyan duygusu uyandırmaması imkansız!
***
Şimdilik bu kadar... Başbakan'la görüşene kadar benim radarlar Körfez'e ayarlı...

<p>24 TV Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, Ankara'nın gündemini ve siyasette yaşanan son gelişmeleri

Restoran ve kafelerde son durum ne?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları