• $7,4271
  • €8,9958
  • 438.684
  • 1467
21 Mayıs 2011 Cumartesi

Alper Görmüş'ün balyozu

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Size hafta sonu için bir önerim var. Bir kitap önerisi. 'Biz nasıl bir sistemde yaşıyoruz?' ' Kimin eli kimin cebinde?' 'Bizi bilgilendirmek mi uyutmak mı istiyorlar?' gibi soruların cevapları için müthiş bir kitap: Alper Görmüş'ün 'Büyük Medyada Ergenekon Haberciliği' adlı iki ciltlik çalışması. Kitaptan beni dehşete düşüren onlarca örnek var.  Ben bu örneklere bakınca  'özgür basın susturuluyor' sloganının peşinden gitmeyi nedense şimdi akıl edenlere bir kez daha şaşıyorum. Demek ki onlara göre Görmüş'ün anlattığı örneklerin hiçbirinde 'özgür basın'ı zedeleyen bir taraf yok. Demek suskunluk sarmalları, çarpıtmalar, darbeci generallerle görüşüp anında hazırola geçmeler hep 'özgür basın'ın normal tavırları...
Fazla uzatmadan Ergenekon sürecinin öncesinden, 28 Şubat döneminden bir örnek aktarayım. 1. Cilt s. 218'den. Hürriyet'in 6 Mart 1997 yani 28 Şubat'ın 6 gün sonrasının nüshası. Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın sözü başlığa çekilmiş: Türk Basını ile İftihar Ediyoruz Seçilmiş hükümeti baskı altına alarak, topluma korku salan kararlar yayınlayarak 'zorla' hükümet değiştiren TSK'nın başkanı tüm bu olaylar yaşanırken şöyle demiş Hürriyet, Sabah gibi dönemin büyük medyasına: 'Hepinizi tebrik ediyorum. Sizlerle iftihar ediyorum... Çok güzel şeyler yazıyorsunuz. ...Çok istifade ediyorum.' Kitapta Ergenekon süreci ile ilgili de Cumhuriyet gazetesinin önce suskunluk sonra çarpıtma tavrı, Hürriyet'te Oktay Ekşi, Mehmet Y. Yılmaz gibi yazarların kayıtsızlığı, Fatih Çekirge'nin Hilmi Özkök ile yaptığı söyleşiyi nasıl çarpıttığı vs. vs. birçok dudak uçuklatıcı detay var. Cumartesi-pazarını uyuyarak değil uyanarak geçirmek isteyenlere...

Çingeneler Zamanı
Kürt, Alevi, Ermeni, Rum, başörtülü... Türkiye'de 'öteki' olmak deyince hep bu grupları getiriyoruz aklımıza. Oysa onların yanında diğerleri de var... Ötekiliğin en ucunda gezinenler. Yok saydıklarımız. 'Öteki'lerin de ötekileştirdikleri... Eşcinseller mesela. Ya da ateistler. Veya etnik grup üzerinden gidecek olursak Çingeneler. İsmini küfür olarak kullandığımız, karikatürleştirerek aşağıladığımız, bu ülkede yaşayan ayrı bir grup olduklarını ısrarla görmek istemediğimiz Çingeneler...
Onlardan biriyle yapılmış bir mülakat var önümde. Uzun zamandır yazmak istediğim, çok ilginç bir kitapta yer alan bir mülakat. Erkam Tufan Aytav 'Öteki' denince akla gelen grupların belli başlılarını çıkarmış ve onları temsil eden kişilerle konuşmuş. Bunlardan biri de İstanbul Roman Derneği Başkanı Aydın Elbasan. Elbasan 'Çingenelik yapma', 'Çingene pazarlığı' gibi dilimize yerleşmiş ırkçı aşağılama kalıplarını, Çingenelerin kamuoyuna nasıl 'sadece oynayıp, kıvırtan bir grup' olarak resmedildiğini, 'Cennet Mahallesi' gibi dizilerin, Sulukule'de evler yıkılırken oynayan Çingeneleri gösteren fotoğrafların gerçekten ne kadar uzak ve rencide edici olduğunu anlatıyor. Bu vesileyle hem size onları hatırlatmak hem de içinde Ermeni olmak, Kürt olmak, başörtülü olmak, Süryani olmak gibi başka 'ötekileri' barındıran Aytav'ın kitabını tavsiye etmek istedim...

Hazin bir son
HayatInI yalanlar, iftiralar ve kötülük üzerine kurmuş kompleksli biri. Yasadışı karanlık çetelerden aldığı talimatlarla yazı yazıyor. Bu, resmi savcılık belgelerine yansıyan telefon kayıtlarıyla ispatlanmış. Kısa süre öncesine kadar Ergenekon sanıkları Soner Yalçın ve Yalçın Küçük'ten alıyordu talimatları. Bu iki ismin üzerinde gördüğü Ertuğrul Özkök'e yağcılık da medyadaki temel dayanağıydı. Özkök'ten talimatla mı yazdı bilmem ama Fehmi Koru aleyhine yalanları Özkök'e yaranmak için kaleme aldığı kesin.
 Artık medyamızda böyle kirli ilişkilerin egemen olduğu feci dönem yavaş yavaş kapanıyor. Böylelikle gayrimeşru odaklardan aldığı talimatla yazı yazan bu kişinin medya hayatı da bitiyor. Yolun sonuna geldi. Bunun farkında olduğu, artık medyada yeri olmadığını gördüğü ve tutuklanmaktan korkarak ABD'ye kaçtığı için de ne yapacağını bilemiyor. Durum hazin. 'Keşke böyle olmasaydı' dedirtecek kadar hazin... Onun hikayesi tüm genç medya çalışanları için 'Gazetecilik ne değildir ve olmamalıdır'ı göstermek için ibretlik bir örnek.

<h3>Başkan Erdoğan’dan CHP’ye erken seçim yanıtı</h3><p>“2023’E KADAR BEK

27 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Tırnağınıza diş macunu sürüp bekleyin! Faydalarını öğrenince şaşıracaksınız

Eren-5 operasyonunda 53 sığınak ile 62 depo kullanılamaz hale getirildi