• $9,6068
  • €11,204
  • 553.595
  • 1479.93
23 Aralık 2010 Perşembe

Alevilere sorular

Hatırlarsınız, geçen yazıyı 'Maraş'taki vicdansızlığı kimler örgütlüyor? Kimler önleyebilir?' diye sorarak bitirmiştim. Maraş katliamının, 32 yıl sonra Aleviler tarafından barışçı bir etkinlikle anılmasına tahammül edemeyen, bozkurt işaretleri yaparak  'Burası Maraş, buradan çıkış yok' diyen faşist kitleyi MHP de sahiplenmedi. Ama bu yeterli değil. MHP'nin daha net bir dille yaşanan faşizmi kınaması şart! O görüntülerle ilgisinin olmadığını söylemesi yetmez. O görüntülere savaş açması gereken asıl aktör MHP!  Zira bu görüntüler en çok ona zarar veriyor.

Devlet Bahçeli'nin önderliğindeki partinin bunu yapabileceğini tahmin ediyorum. Son 10 yıllık karışık dönemde MHP lideri Bahçeli'nin sağduyulu tavırları ortada. 2003'ten beri darbe ortamı yaratma senaryolarına ülkücüleri de dahil etmek isteyenler olmasına rağmen Bahçeli buna izin vermedi. Tüm karanlık isim ve örgütlere MHP camiasının kapılarını sert biçimde kapattı. Sokağı kontrol etti. İşte 32 yıl sonra Maraş'ta da oynanan aynı kirli oyun. Bu oyunu biri bozabilirse o öncelikle MHP olur!


***
Üstelik bu oyunu sadece Maraş'la sınırlı düşünmeyelim. Türkiye'de Alevi camiasından kiminle konuşursanız konuşun hepsi aynı şeyi söylüyor: '18 Nisan 1978 Malatya katliamı, 19 Aralık 1978 Maraş katliamı ve 29 Mayıs 1980 Çorum katliamı 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte bir darbe ortamının yaratılması amacıyla planlanmış Özel Harp Dairesi Operasyonlarıydı' Hatta daha sansürsüz konuşan Aleviler 'Bizi beş defa öldürten devlettir' diyorlar. 2 Temmuz 1993 Sivas katliamı ve 12 Mart 1995 Gazi katliamını da bu halkaya ekliyorlar. 90'larda yaşadığımız bu iki Alevi katliamının da 28 Şubat 1997 darbesi öncesi Alevi-Sünni/Laik-İslamcı kutuplaşmasını artırmak ve kışkırtmak için planlandığını düşünüyor Aleviler. Öte yandan Sünni toplumu, özel olarak da ülkücü hareketi de bu katliamlarda suçlu buluyorlar. İslami kesim ise 'Sünni'lik ortak paydasından ve özellikle 2 Temmuz 1993 katliamı sırasındaki yanlış tavırlarından ötürü bu suçlamalardan nasibini alıyor.

İşin garip tarafı bu 5 katliamın dördünde CHP çizgisinin iktidarda olması. Malatya ve Maraş olayları yaşanırken CHP tek başına iktidardı. Sivas ve Gazi'de ise SHP hükümet ortağıydı. Buna rağmen hala ve ısrarla CHP'ye toz kondurmak istemiyor Alevilerin önemli bir kısmı. Ne ilginç! Tabii bir de en büyük Alevi katliamı olan 1938 Dersim Katliamı var ki bu katliamdan direkt dönemin CHP tek parti rejimi sorumlu. Tamam hem MHP ve ülkücüler hem de Radikal İslamcılar Alevi katliamları konusundan sorgulanmalı ama CHP hiç mi sorgulanmamalı?


***
Aleviler yaşanan tüm katliamların derin yapılanmalarca tezgahlandığını hep söylüyorlar. Bu yapılanmaların askeri vesayet sistemini güçlendirmek için var olduğunu da ekliyorlar. Ama bu tespitleri yapabilen Aleviler acaba şu anki askeri vesayet zihniyetine ne kadar mesafeliler? 28 Şubat sonrası Aleviler ve askeri vesayet arasındaki yakın ilişki inkar edilebilir mi?

 Sistem nasıl bir zamanlar 'potansiyel komünist' gördüğü Alevileri yok etmek için 'sağcı ve dinci' kesimlerle ittifak içine girdiyse şimdi de 'irtica tehlikesi'ne karşı Alevilerle ittifak içinde değil mi? Hala Alevileri kullanmak istemiyor mu sistem? Bence bu sorular üzerinde Alevi kardeşlerimiz önyargılarını bir kenara koyarak düşünmeli. Zira oyunu bozabilecek yegane aktör onlar...

Yine aynı pilav
WashIngton'da aynı yemeği yeniden ısıtmanın vakti geldi. Ermeni soykırımı meselesi Genel Kurul'a gelecek mi gelmeyecek mi tartışması aldı başını gidiyor. Yine Türk yetkililer ABD'li yetkililere mektuplar yazıyor, yine ikili ilişkiler için büyük test mi soruları soruluyor...

***
Bu konu üzerine her yıl yazan biri olarak bu sene kendimde meseleye karşı inanılmaz bir yabancılaşma fark ettim. Yıllardır aynı pilavı tekrar ısıtmak, aynı gerilimi yaşamak anlamlı mı hakikaten? Bu konu iki ülke ilişkilerini bozacak kadar hayati mi?
Artık 'Nasıl kazanabiliriz?' sorusunu bir kenara koyup 'Soykırım ABD kongresinde kabul görse bu ne demek olur? Biz nerede hata yaptık? Dışişlerinin bu meseleye verdiği emek ve sonunda alınan sonuç arasında işlevsellik açısından orantı var mı?' sorularını tartışmak istiyorum. Cumartesiye..

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi