• $9,5516
  • €11,0965
  • 550.571
  • 1509.2
8 Mart 2012 Perşembe

8 Mart'ta bir umut

Genel tabloya bakınca pek de bir umut yok aslında. Yine bir Dünya Kadınlar Günü ve yine kadınların, bizlerin, onlarca sorunu, her şeyden önce 'var olma' sorunu olduğu gibi duruyor. Ama bu yıl önceki yıllara göre umut edilecek bir şey var. Bence 8 Mart'la ilgili içimize su serpecek tek şey: Fatma Şahin.
***
Fatma Hanım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra sihirli bir değnek değdi sanki. O bakanlığın üzerindeki atalet kalktı. Kadınların sorunlarını çözmek için canı gönülden çalışılıyor. Daha gidecek çok yol var ama en azından 8 Mart'a yetişen, kadını şiddetten koruyan yasa tasarısıyla kadınların güvenliği konusunda önemli bir yol alınacak. Bu yasayla neler mi değişecek?
- Şiddet uygulayan erkeğe terapi uygulanacak
- Alkol ya da uyuşturucu kullanıyorsa tedavi edilmesi sağlanacak
- Şiddete uğrayan kadının sağlık harcamasını bakanlık karşılayacak
- Kadın başvurursa erkeğin tapusuna 'aile konutu şerhi' konarak kadın yasla koruma altına alınacak
- Şiddet gören kadına maddi yardım bağlanacak
- Kadın İzleme Merkezleri kurulacak
***
Kadının maalesef hala en büyük sorunu en yakınından gelen şiddet. Bu yasayla şiddete karşı koruma sağlamada önemli bir yol alınacak. Tabii somut sorunların giderilmesi hayati önemde ama bütün bu sorunların arkasında yatan tek bir neden var aslında: Zihniyet. Kadına bakış değişmedikçe ki yalnızca erkeğin kadına değil, aynı zamanda kadının da kadına bakışından bahsediyorum, kadın meselesi de bitmez.
***
Şiddetin önüne geçmek için elimizden geleni yapalım ama bu yetmez. Kadının 'kadın olarak' varoluş ve algısı ile ilgili kendimizle hesaplaşmadıkça, kadınlar kendilerini 'yan unsur' olarak görmeyi bırakmadıkça bir kadın meselemiz olmaya devam edecek...

Kürt meselesinde insanı hatırlamak
Uzun zaman sonra yeniden bir ışık doğdu sanki. Bu ülkenin Kürt sorununda temel unsur hatırlandı: İnsan. Salı günü Emine Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Fatma Şahin ve aralarında Gülşen Orhan'ın bulunduğu bir grup AK Partili vekil, Uludere'de hayatını kaybeden köylülerin evine taziyeye gitti ve orada son derece sahici bir tablo ortaya çıktı. Analar acılarını anlattı, onlar dinledi.  Gözyaşı döküldü, keder paylaşıldı, her şeyden önemlisi 'biz olundu'.
***
Uzun zamandır Kürt sorununun çözümü sadece güvenlik politikalarına indirgenmişti maalesef. Bu ziyaretle yeniden sorunun temeli olan 'insan'ı hatırladık. Duyguları, hayal kırıklıkları, beklentileriyle insanı... Bunu yine kadınlar sayesinde yaptık. Duygularını göstermekten çekinmeyen kadınlar sayesinde.
***
Uludere'de ortaya çıkan resmi görünce aklıma feminizmin ana sloganı 'kişisel olan politiktir' sözü geldi. Hakikaten de tekil hikayeler var her şeyin temelinde. Biz tekilden yola çıkarsak sorunlara dokunabiliyoruz. Bu ziyaret ile o tekil hikayeleri hatırladık. Umarım bu, Kürt sorununu sadece terörle mücadeleye indirgeyenlere de örnek olur.

<p>Ankaralılar AKM Millet Bahçesi'nde yeşille  buluşacak. Başkent'e yeni soluk getirecek millet bahç

AKM Millet Bahçesi açılıyor

Kepçe ile yol kapatıp drift yaptılar

Muğla'daki fosil alanında yeni buluntulara ulaşıldı

''UÇBEY''in ilk kez kullanıldığı operasyonda gri listedeki terörist vuruldu