• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
26 Temmuz 2011 Salı

3 Elif Şafak

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Cumartesi sabahı elime aldım İskender'i. Elif Şafak'ın son kitabını. Alış o alış. İkinci sayfayla birlikte ben gittim. Dünyam gitti. Fırat Nehri'nden İngiltere'ye, İstanbul'dan Kanada'ya uzanan bir dünya geldi yerine. Kalabalık. Kadınlı erkekli. Hep hüzünlü. Bol gözyaşlı...
- - -
İyi bir Elif Şafak okuru olduğumu söyleyebilirim. Birçok kitabını daha dumanı tüterken okudum. Araf, Baba ve Piç, Aşk. Hatta Baba ve Piç'i, içine bir not yazıp Buenos Aires'te kaldığım dairenin kütüphanesine bıraktım dünyayı dolaşsın diye. Bazı kitaplarını  yazıldıktan epey sonra keşfedip çok sevdim: Bit Palas, Mahrem. Birinin içine giremediğimi itiraf etmeliyim: Pinhan. Birini ise zorlama buldum: Siyah Süt.  Ama beni hep çekti onun kitapları. Kendimi Elif Şafak'a yakın hissettim her zaman.
- - -
İskender'de de bu yakınlık sürdü. Kullandığı büyülü dil, anlattığı capcanlı dünya, geçişken karakterler... Gerçi dramatizasyonu özellikle sonlara doğru çok abartmış bu kez ama biz okurlar Şafak'ın bu özelliğini biliyor, onu belki  biraz da bu nedenle seviyoruz.
Kadına bakışı ve şiddeti özellikle erkeklerin gözünden anlatıyor 'İskender'. Töre ve namus sosuna bulandırılan toplum zorbalığını ve bu zorbalığa boyun eğmek zorunda kalan bireyleri resmediyor. Bir Kürt köyünden filizlenen hikayede bu zorbalık mekan ve zaman tanımadan alıyor kurbanlarını. Hem kadın hem erkek kurbanlarını.
Sarsan ve düşündürten bir kitap 'İskender'. Elif Şafak'la ilgili onca magazinsel dedikodunun gölgelemesine izin vermeyin.

Neden susuyorsun Elif Şafak?
Şafak çok okunan, çok etkileyen bir yazar. Kendi istesin ya da istemesin, bir kanaat önderi. Ama nedense Baba ve Piç'ten sonra hakkında açılan o utanç vesilesi 301 davasının ardından bu rolünü unutmuş gibi. Toplumu ilgilendiren hiçbir konuda kesin bir pozisyon almıyor. Türkiye müthiş bir kırılma yaşıyor ama biz onun  ne düşündüğünü bilmiyoruz. 12 Eylül anayasası referanduma sunuluyor, oyunun rengini açıklamayacağını söyleyen bir yazı yazıyor. Ergenekon, Balyoz gibi tarihi davalar sürüyor, destek ima eden bir duruş sergilemiyor.
 Bu kaçak güreş bir aydına yakışan tavır değil. Şafak'ın 'Baba ve Piç'ten sonra bu gün çoğu tutuklu yargılanan birtakım karanlık ulusalcıların hedefine oturtulması elbette lanetlenmeli ama bir aydının korkup susma hakkı var mı? Susmak, onu öldürmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmüyor mu? Acaba hem bu korku hem de siyasi pozisyonları malumunuz Beyaz Türk okurlarının bir kısmını kaybetme korkusu mu Şafak'ı böylesine pozisyonsuzluğa iten?

Fatih Altaylı ile ilgili bir hatırlatma
Gelelim yazının üçüncü kısmına. Bir uyarı var bu kısımda. Şafak'ın bugün kalem oynattığı gazetenin yayın yönetmeni olmakla kalmayıp, arkadaşlık ilişkisi kurduğu, senli benli muhabbetler yaptığı Fatih Altaylı ile ilgili bir hatırlatma daha doğrusu.
Altaylı'nın  2008 yılında Habertürk televizyonunda yaptığı bir programdan bir alıntı yapıyorum. Biraz kısaltarak. Bakın bugün gazetesine yazar yaptığı Şafak için Abdullah Gül'ün Çankaya davetine katılması ve yemekte meyve suyu içmesi üzerine neler demiş Altaylı:
'Gittiğin yerde kimlikli davranacaksın. Burası Çankaya Köşkü. Laik cumhuriyetin tepe noktası. Sen içki içiyorsan orada da içeceksin. Keşke Abdullah Gül ile yatsıyı da beraber kılsalardı... Gerçi Elif Şafak'ın eşi bir tarikat, cemaat mensubu... Belki kocası izin vermemiştir. Bilmiyorum. Keşke Şafak başını örtüp gitseydi!..'
Baba ve Piç ile ilgili olarak ise bu gün birlikte çalıştığı Fatih Altaylı şunları söylemiş:
'Bir Türk tarafından yazılmış bir Geceyarısı Ekspresi. Türk olan herkes çok kötü... Türk milletine açık hakarettir. Siz cumhurbaşkanı olarak bir davet veriyorsunuz ve burada böyle bir kitabın yazarı var!'
- - -
Bu satırları hatırlamak ve hatırlatmaktan utanç duyuyorum ama sevgili Elif Şafak belki de bu ülkenin hırgüründen uzak kalmaya çalıştığı için kimlerle oturup kalktığının, nerede yazdığının farkında değil. Ona benden küçük bir hatırlatma...

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

Haftanın yalanları