• $7,5021
  • €8,9941
  • 409.472
  • 1538.04
12 Şubat 2021 Cuma

Uzay programı ne işimize yarayacak?

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde 'Tayyare Cemiyeti'ne ilişkin bir makale okudum.

Osmanlı'nın son ve Cumhuriyet'in ilk döneminde yoksulluktan, halkın bağışlarıyla uçak sanayii kurulmaya çalışıldığını anlatıyor. En çok bağışı yaptıkları için 'İzmir, Niğde, Bursa, Ceyhan, Akşehir, İskilip, Bayburt, Siverek, Bodrum, Cizre' isimleri verilmiş az sayıdaki uçağa.

Bayburt, İskilip, Siverek, Cizre!..

Allah verdikleri her kıymetli kuruş için gani gani rahmet etsin.

Atatürk, Nutuk'un yayın hakkını Cemiyet'e bırakmış, ayrıca 10 bin lira bağış yapmış. Bin lira bağış yapan Ankaralı tüccar Vehbi Koç, 'hava tehlikesini bilen üye' olarak kaydedilmiş.

Kurban derisi toplama ve piyango tekeli Cemiyet'e verilmiş, 'Tayyare Piyangosu' olmuş bugünkü Milli Piyango...

'Tayyare Bayramı' ilan edilmiş, sonra 30 Ağustos Zafer Bayramı ile birleştirilmiş.

ABD'li pilotlar R. N. Boardman ve J. Polando, 28 Temmuz 1931'de New York'tan kalkıp 30 Temmuz'da İstanbul'a inerek 'uzun mesafe rekoru' kırınca, Atatürk tarafından Yalova'da ağırlanmış.

Sonra ne olmuş?

Hiç...

Atatürk'ün, Koç'un, savaştan çıkmış yoksul halkın bağışları da, kurban derileri de, piyango gelirleri de 'havaya' gitmiş...

Uçak fabrikaları kuran Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ 'batırılmış'...

Türkiye'nin gökyüzü de, teknolojisi de ABD'ye devredilmiş!

80 yıl sonra;

Türk mühendis ve teknisyenleri, Eskişehir'deki TEİ fabrikasında yerli ve milli tasarım jet motoru yaptı; son testler ve belgelendirme aşamasında.

Bu motoru kullanacak ilk yerli helikopterini üretti.

İlk yerli savaş uçağının tasarımını yaptı.

Savaş uçakları için yerli seyrüsefer sistemi, görev bilgisayarı, radar ve kokpit yazılımlarını üretti.

İnsansız hava araçlarında dünya sıralamasına girdi.

İnsansız kara ve deniz araçları geliştirmeye başladı.

Uzaya ilk yerli roketini, ilk yerli uydusunu gönderdi.

Daha fazlası için bilim insanı, mühendis yetiştirmeye başladı; uluslararası işbirlikleri için anlaşmalar yaptı.

Peki uzay programı 'günlük hayatta' ne işimize yarayacak?

Cevabı dünkü Dünya gazetesinin haberinde var.

Türkiye'nin başta savunma olmak üzere elektronik sanayinin lider kuruluşu ASELSAN, 750 ürün, sistem, tasarım ve yazılım için yerli üreticilere çağrı yayınladı.

Bunun için gucumuzbir.com adresli bir de platform kurdu.

ASELSAN, ürettiği tüm ürünleri 'alt bileşenlere' açarak, yerlileştiriyor; 2008'de yüzde 38 olan yerli alt üreticilerin oranı yüzde 70'e ulaştı ve 300 ürün millileştirildi. 103 milyon dolar artık yurtdışına gitmiyor; üstüne Türkiye'de geliştiriliyor ve ihraç ediliyor.

gucumuzbir.com'da şirketlerin başarı hikayeleri var.

Tamamını izledim.

Çoğu 3-10 yıllık şirketler.

Çoğunun patronu genç.

İki-üç kişiyle başladıkları atölyelerini 300 kişilik fabrikalara büyütmüşler.

Türkiye, Savunma Sanayii Başkanlığı'nın liderliğinde bir 'bilim ve teknoloji iklimi' yaratıyor.

Bu iklim, Türkiye'nin zengin insan gücü potansiyelini filizlendiriyor.

Aynı şey uzay çalışmaları için de geçerli.

Üniversitelerin fizik, kimya, matematik, biyoloji, endüstri, yazılım ve tasarım bölümlerine yeni ve devasa bir alan açılıyor.

Aynı şekilde teknoloji şirketlerine de...

Türkiye ilk kez yeni endüstri dönemini 'yaklaşma, yakalama ve aşma' fırsatına sahip.

Atatürk "İstikbal göklerdedir" diye yukarı bakarken, İzmir'de, Cizre'de bir tahta kanatlı uçak için kuru ekmeğinden artırdığını bağışlayan Türk Milleti vardı.

Allah'tan 'her şeye rağmen' varlar...

ATATÜRK'ÜN VİZYONU İLE DALGA GEÇMEK!

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "Uçtu uçtu artık Ay'a uçtu" dedi.

Ankara'da olduğum yıllarda hakkında olumlu kanaatler duymuştum.

Şaşırdım.

Parti sözcüsü bunu söyleyince, diğerleri sıraya girdi. Milletvekilleri Ednan Arslan, "Uzaya giderken belki milli uçağımıza da yolda rastlarız" diye burun kıvırdı; Alpay Antmen, "Kadınlara hâlâ 'bayan' diyenler ülkeyi uzaya değil; Ortaçağ'a taşır" gibi manalı bir cümle kurdu.

"İstikbal göklerdedir" vizyonunu ortaya koyan Atatürk'ün partisinin 'bugünkü' kadroları bunlar.

Ve o vizyona ulaşmak için neden Erdoğan'ı beklemek gerektiğini de açıklıyor...

FİKRET BİLA'NIN KÜTÜPHANESİ

Geçen hafta birlikte katıldığımız bir yayına,

kütüphanesinin önünden bağlanan meslek

ağabeyimiz Fikret Bila'nın görselini twitter'dan paylaşıp "O kitaplardan kaçını okumuştur" diye burun kıvıranı gördüm.

Aklı kesmemiş o kitapların okunabileceğini!

Ama Türkiye'de bir şeylerin yapılabileceğini aklı kesmeyenleri görünce...

Trol demiyorum.

Tam sayfa yazarı olacak adam!

MAKET MÜTHİŞ AMA GERÇEĞİ 'PEYNİR GEMİSİ'!

İzmir'de Uzay Kampı var.

Çocuklara, öğrencilere havacılık, uzay, bilim merakı aşılayan harika bir girişim. Geçen hafta, 2008'de CERN'de gördüğümü yazdığım birçok örneği ve daha farklılarını barındırıyor. Ailelerin, öğretmenlerin çocukları mutlaka götürmesi gereken yerlerden biri. Tıpkı bilim merkezleri, dene-yap atölyeleri ve Teknofest gibi...

Dün bir gazetede kamp hakkında haklı övgüler yazıldığını okudum.

Ancak yazıyı yazan, kampı 'yerli uçak, roket, aşı' ve 'uzaya gitme' projeleriyle 'kafa bulmak' için 'kullanmış'...

Kampın kurucuları NASA mühendisi İsmail Akbay ve inşaat mühendisi işadamı Kaya Tuncer'in adlarını da, bu 'hayal'i gerçeğe dönüştüren adımları atan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, yüzlerce bilim insanı ve mühendisi 'palavracılık' ve 'liyakatsizlik'le itham etmek için 'kullanmış'!

Türkiye'nin uzaya çıkmış roketi ve uydusu için 'peynir gemisi' demeyi akıl etmiş!

İlk Türk astronotu için Türkçe isim arayışına 'Aktronot' önerisi ile çapı ölçüsünde 'katkıda' bulunmuş.

Bu 'seviye'yi satabilmek için de uzay çalışmaları tarihinde ne kadar Batılı 'kahraman' varsa Wikipedia'dan 'intihal' ederek 'ehliyet ve liyakatini' göstermiş.

Düşünebilse;

Zaten "Uzay Kampı'nı görsünler" dediği çocukların artık bunları yaptığı gerçeğiyle çelişmiş olmayacaktı.

Gazetecilik yapsa, daha iki ay önce ODTÜ İVMER'de Türk bilim insanları tarafından geliştirilen radyasyon ölçerin ROKETSAN'ın Sonda roketi ile uzaya çıkıp görevini başarıyla tamamladığını bilecekti.

Ama mazereti var;

Bu bilgi henüz Wikipedia'ya girmedi.

O roket ve cihaz da 'Batılı kahramanlar' tarafından yapılmadı!

<p>Öğrencilerin merakla  beklediği yüz yüze eğitim başladı. Çocuklar eski normale nasıl adapte ol

Yüz yüze eğitim başladı, anne babalar nelere dikkat etmeli?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi