• $8,1447
  • €9,7255
  • 454.125
  • 1375.91
05 Şubat 2021 Cuma

Tsiolkovskiy, CERN ve Teknofest

Konstantin Eduardoviç Tsiolkovskiy adını 7-8 yıl önce TV 24'te yayınlanan belgeselde duydum. Türkçe dahil pek çok dilde biyografisi var; mutlaka okuyun.

Ben yazı konusuyla sınırlı bir alıntı yapacağım:

1857-1935 yılları arasında yaşamış Rus matematik öğretmeni ve mucit.

ABD'li Wright kardeşlerle aynı dönemlerde uçak tasarımları yaptı. Belgeselde izlediğim kadarıyla, tasarımları Batı'da ancak 1950'lerde görülmeye başlanacak kadar çağının ilerisindeydi.

Ancak Rus Bilimler Akademisi, 'icat çıkarma' dedi; 'öğretmensin sen öğretmen kal' dedi; başvurularını dikkate almadı.

Tsiolkovskiy roket tasarımına yöneldi.

Yerçekiminden kurtulma hesaplarını doğru yaptı; bir roketin ancak 'sıvı oksijen, sıvı hidrojen' ve 'kademeli yakıt sistemi' ile uzaya çıkabileceğini kanıtladı.

Bu sırada Rusya'da devir değişti, SSCB kuruldu ve Tsiolkovskiy keşfedildi!

1919'da SSCB Bilimler Akademisi'ne kabul edildi; 1921'de 64 yaşında nihayet 'emekli maaşı' sahibi oldu; 14 yıl sonra da öldü.

Roketinin uzaya çıktığını göremedi.

Önceki gün Teknofest 2021 tanıtımında Sanayi Teknoloji Bakan Yardımcısı Fatih Kacır'ı dinlerken, Tsiolkovskiy'i hatırladım.

Kacır, bu yıl roket yarışmasında üniversiteli yarışmacılara 'kademeli roket sistemi' gerektiren 'orta ve yüksek irtifa ile zorlu görev' kategorilerini açtıklarını söyledi;

Üniversitelerden resmi-sivil teknoloji kurumlarına kadar destekçilerini açıkladı.

Tsiolkovskiy, doğru zamanda yanlış yerde yaşamıştı.

Bizim gençlerimiz doğru zamanda doğru ülkede yaşıyorlar.

Bir şey daha hatırladım.

Nisan 2008'de Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ni (CERN) ünlü 'proton çarpıştırması' deneyi öncesi ziyaret etmiştim. https://www.yenisafak.com/teknoloji/buyuk-patlama-temmuzda-110695 İki gün boyunca 'anlayacağımız dilden' bilgilendirmeleri ve mihmandarlığı için Dr. Bilge Demirköz'e (ODTÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.) hâlâ müteşekkirim.

O ziyarette, CERN kampüsünde 'çocuklar' ve gençler için 'bilimsel oyuncaklar'ın da bulunduğu müzeyi gezmiştim. Okullar ve aileler, hafta sonları çocuklarını buraya getirerek 'bilime dokunmalarını' sağlıyordu.

Bunun birçok çocuğun, gencin üzerinde bıraktığı 'sihirli etki' beni şaşırtmıştı.

Sonra Türkiye CERN'le ilişkilerini geliştirdi, Türkiye'de 'bilim merkezleri' kurulmaya başlandı.

Arkasından T3 Vakfı ile birlikte 'dene-yap atölyeleri' ve Teknofest geldi.

T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "Ailelerin, çocuklarını 'bilim ve teknolojiye dokunsunlar' diye Teknofest'e getirdiklerini" söyledi.

Ay'a ayak basan ilk insan Neil Armstrong'un "Benim için küçük, insanlık için büyük adım" sözüne atıfla, "Bugün küçük gibi görülen teknoloji yarışmalarımız, gelecekte büyük gelişmeleri ülkemize kazandıracak gençleri yetiştirecek" diye ekledi.

Bayraktar, bir şeye daha işaret etti: "Teknolojide bazı şirketler birçok ülkeden daha güçlü ve nüfuzlu hale geliyor. Vahşi kapitalizm, dev teknoloji tekelleri oluşturuyor ve onları dünyayı yönetmeye doğru sürüklüyor. Bunu sadece seyredersek egemenliğimizi dev şirketlerin tartışılır insafına teslim ederiz."

23 Nisan'ın 'ulusal egemenlik ve çocuk bayramı' olmasındaki 'tevafuk'a bir de bu yönüyle bakın.

MANSUR YAVAŞ NEDEN MANŞET OLDU?

CHP'li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Melih Bulu'yu 'uzun bir metin'le istifaya davet etmesine şaşırdım.

Bu, 'kariyer hedefli siyasetçilerin' üzerine vazifedir ama yerel yönetimdekiler için böyle bir 'gelenek' oluşmamıştır. Zira onlar kariyer hedeflerine 'hizmet'le ulaşma makamındadırlar.

Örneğin İzmir, Antalya, Adana'nın CHP'li büyükşehir belediye başkanları bu yola girmedi.

Yavaş'ın 'genel başkan' edasıyla yaptığı bu açıklama ile ilgili kulislerde iki görüş var:

- Bazı anketlerde 'cumhurbaşkanı adayı' olarak anılmasından mütevellit.

- Genel Başkan, CHP yönetimi ve 'hatta' İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından yapılan çağrıların CHP'yi destekleyen medyada bile etkili yer almaması üzerine CHP Genel Merkezi ve örgütlerinden gelen baskı yüzünden.

CHP'ye yakın bazı gazetelerin dün Yavaş'ın sözlerini manşete çektiklerini görünce, ikinci görüş güçlendi.

ABD BÜYÜKELÇİSİ 'YAPTIRIM'A DEĞİNMEDİ

ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield, AA'ya açıklama yaparak, 'ticari ilişkilerin gelişmesi' için tespit ve önerilerini sıraladı.

Özetle; Türkiye ile köklü ticari ilişkilere bağlılığı vurguladı; 20 milyar dolarlık iş hacminin eşit dağıldığını; ancak Kovid salgını süreciyle birlikte Türkiye'den alımların ve Türkiye'ye yatırımların hızlandığını, daha da artacağını; çok sayıda ABD şirketinin Türkiye ile yakından ilgilendiğini; Türk tarafıyla çalışarak ilerleme sağlanacak alanları belirlediklerini anlattı.

Ve "ABD şirketleri adeta akın ederler" gibi güçlü bir sonla bitirdiği beklentilerini sıraladı: "Her iki tarafta da şirketlerin önündeki gereksiz engelleri kaldıralım. Yatırımcılar öngörülebilir ve istikrarlı ekonomi politikaları, zamanında ödemeler, şeffaf ihaleler ve tarafsız bir yargı sistemi görmeliler."

Büyükelçi, ABD'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım kararlarına değinmedi.

Oysa, bütün sorunlar çözülse bile -ki ekonomi ve yargı reformları buna yönelik-, yaptırımlar 'şirketlerin önündeki engel' olarak kalacak.

İyimser olursak;

Bu açıklama, yaptırımların 'iş yapmaya engel olmayacak' düzeyde kalacağı mesajı olarak okunabilir.

ABD'den Türkiye ile ilişkileri bozan YPG/PKK, FETÖ ve F-35 dosyalarında iyimser olmayı gerektirecek mesajlar gelmese de, Büyükelçi'nin açıklaması not etmeye değer.

HÜSEYİN AYDIN'IN AÇIKLAMASI İSABETLİ

Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, önceki gün bir açıklama yayınladı.

Ekonomik durum ve beklentilerin yanısıra, 'siyasi muhalefet' adına ortaya atılmış bazı iddialara da cevaplar vardı açıklamasında.

Kamu bankaları yönetim kurulu üyelerinin 'maaşları'na ilişkin olarak özetle şöyle dedi:

"Net ücretler Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildiriliyor, halka açık; ayrıca bankanın internet sitesinde de yayında."

"YK üyeleri 19 bin 750 TL net maaş ve 4 ikramiye alır."

"Sayıştay raporundaki 3 milyon liralık fark, SGK primi ve vergilerden kaynaklanıyor."

"YK üyelerinin temsil ve ağırlama harcamalarının neler olabileceği belirlenmiştir; kartları limitlidir ve 2020'de tüm üyelerin harcamaları toplam 39 bin 406 TL'dir."

Ana muhalefet partisi CHP'nin yönettiği bir banka olmasına rağmen, kamu bankaları üzerinde 'cevaplarını bildiği' sorularla 'şüphe' yaratmaya çalışması hem 'etik' değil hem 'rekabete aykırı'...

Bu gibi konularda 'siyasi cevaplar' yerine 'net' ve 'şeffaf' teknik cevaplar verilmesi, 'etik sorunu' ortadan kaldırmaya yetmez; ama 'sorun'un kimde olduğunu gösterir.

<p>RAMAZAN'IN İLK GÜNÜ YAĞIŞLAR ÇEKİLİYOR</p><p>Hafta başında Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nu

Meteoroloji Uzmanı açıkladı... Ramazan'da hava durumu nasıl olacak?

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü