• $8,8415
  • €10,3771
  • 497.777
  • 1384.68
10 Ağustos 2021 Salı

Ne kadar yanlış yapıyoruz?

Cumartesi yazımda, Sözcü gazetesinin 'Ormanların başında ormancı yok! Ormandan anlamadıkları için ormanlar cayır cayır yanıyor' başlıklarıyla verdiği haberi ilkesel olarak eleştirdim.

Tarım ve Ormancılık Bakanı ve yardımcılarının, gıda ve tarım sektörlerindeki deneyimlerinin göz ardı edildiğini;

Uzmanlık alanlardaki kariyerlerinin de 'küçültülmeye çalışıldığını';

Salt 'ormancı olmamaları' üzerinden yargılandıklarını;

Bulundukları siyasi kadroların altında 'Orman Genel Müdürlüğü' gibi bir yapının bulunduğunu ve tamamının hayatının Türkiye ormanlarında geçtiğini;

Bunlar gizlenerek atılan manşetin 'okuyucuyu yanıltmak' olduğunu yazdım.

Konuya erbabının müdahil olması isabetli oldu.

Bir dönem Hürriyet gazetesinin 'okur temsilciliği'ni yürüten gazeteci Faruk Bildirici, CHP kontenjanından seçildiği RTÜK üyeliğinin ardından, kişisel sitesinde 'medya ombudsmanı' (okur sözcülüğü diye çevirelim) olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Bildirici, "Kartoğlu doğru söylüyor, yanlış yapıyor" başlıklı raporunda, yazımı eleştirdi.

Haklı bulduğum bir notu var ama cevaplarım ve yeni sorularım da var...

Bildirici, "Yandaş yandaşlığını yapacak. Ama okuyucuyu yönlendirmek için 'bilgi gizlemek' kabul edilemez" ifademdeki ikinci cümleye katılırken, ilk cümleyi 'ön kabul' olarak değerlendirdi.

"Bakan Pakdemirli ve yardımcılarının kariyerleriyle ilgili ayrıntılı bilgi verilmesi bu kişilerin yeterince tanınması bakımından yararlı olurdu" dedi, ancak 'bakan ve yardımcılarının ormancı olmaması'nı yeterli buldu, 'okuyucunun yanlış yönlendirilmediğini' belirtti.

AKŞAM'da yer alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun THK'yı ziyaretine ilişkin, "Maalesef THK'da işe yarar uçak yokmuş" başlıklı haberini eleştirdi, Kılıçdaroğlu'un bir gazetecinin "Çalışabilir durumda hiçbir uçak yok muymuş şu anda?" sorusuna, "Hayır şu anda yok" cevabını vermesinden 'o uçakların çalışamaz durumda olduğunu yeni anladığı' sonucunu çıkarmanın 'ciddi bir zorlama' olduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu'nun THK uçaklarının çalışabilir durumda olduklarını söylemediğini, 'gerekli 4 milyon doların toplanabileceğini, tamir ve bakımların tamamlanmasından sonra kullanılabileceğini' savunduğunu belirtti.

Ayrıca, AKŞAM'ın sadece 31 Temmuz'da THK Başkanı Cenap Aşçı'nın "Uçaklar 1963 model, kullanılamaz" sözlerine yer verdiğini yazdı.

Ve "Bu da okuru yönlendirme ve okurdan bilgi gizleme çabası olmuyor mu?" diye sordu.

Cevabi değerlendirmem şöyle:

"Yandaş yandaşlığını yapacak" ifadem 'ön kabul' değil. CHP'nin 'liyakat' tartışması açmasından sonra kimi medya kuruluşlarının, 'muhatapları hakkındaki bilgileri gizleyerek liyakatsizlik haberleri üretme' çabasına işaret ederek bu ifadeyi kullandım.

Siyasetçilik ve yöneticilik gibi kariyerler, gazetecilik gibi meslekler, 'doktorluk, mühendislik' gibi o alanlarda diploma gerektiren meslekler değildir.

Liderlikleri, yönetim becerileri ve ilgili alanlardaki 'deneyimleri' dikkate alınır.

Bunlar okurdan saklandığı ve 'liyakatsizlik' algısını güçlendirmek için ziraat yüksek mühendisi uzmanlığı 'ziraatçi', yem fabrikası genel müdürlüğü kariyeri 'yem fabrikalarında çalışmış' diye sunulduğu için eleştirdim.

Eğer bu yanlış yönlendirme değilse;

Gazetecilik diploması olmayan bir yayın yönetmeninin gazetesi için, "Gazetenin başında gazeteci yok. Gazetecilikten anlamadıkları için okuyucuyu yanıltıyorlar" demek;

Ya da ziraat veya maden mühendisliği mezunu bir gazeteci için "Madenciyi, ziraatçiyi gazeteci yapmışlar..." demek de yanlış yönlendirme olmaz!..

Faruk Bildirici iletişim fakültesi mezunu.

Olmasaydı da, gazetecilik kariyeri, gazetecilik hakkında konuşma ehliyetine sahip kılardı onu.

Bizim mesleğin en zengin tarafı, farklı uzmanlık alanlarını gazetecilik yetenekleriyle birleştiren isimlerdir.

Siyaset ve devlet yönetiminde de zenginliktir bu.

Bu konuda Bildirici bir çırpıda benden daha fazla isim sayabilir...

Onlardan herhangi birini, gazeteciliğiyle değil 'diploma mesleğiyle' değerlendirmeye kalkmak ne kadar doğru olurdu?

Kılıçdaroğlu'nun THK uçaklarının kullanılamaz olduğunu THK ziyaretinde öğrendiğini ima eden habere gelince...

Kılıçdaroğlu, 30 Temmuz'da Twitter'dan "Uçaklar yatıyor, pilotlar işinden oldu. Bu uçakları belediyelerimizin kiralamasına ve pilotlar ile teknisyenleri istihdam etmesine izin versinler, yangınlara derhal biz müdahale edelim" paylaşımı yaptı.

4 Ağustos'ta CHP milletvekilleri Yıldırım Kaya, Nihat Yeşil, Servet Ünsal ve Ahmet Kaya, THK'da incelemelerde bulundu ve şu açıklamayı yaptı: "Bu uçakların, ciğerlerimiz yanarken bekletilmesini, uçmamasını anlayabilmiş değiliz. Yangınlara bu uçaklarla çok kısa sürede müdahalede bulunabilirdik."

Aynı gün Kılıçdaroğlu da THK'yi ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu'nun 'derhal', CHP milletvekillerinin 'bekletilmelerini anlayabilmiş değiliz' ifadeleri, THK uçaklarının halen sürmekte olan yangınlarda kullanılabileceğinin düşünüldüğünü gösteriyor.

Kılıçdaroğlu'nun 'yeni fark ettiği' değerlendirmesi, "O uçakların hemen uçabilir durumda olduğunu söylemiyordu hiç kimse" yorumundan daha zorlama değil.

hhh

Kılıçdaroğlu'nun THK ziyaretinin haberi akşam saatlerinde gelmiş; konumuz olan Sözcü gazetesinin internet sitesinde saat 20:39'da girmiş.

Bu saatlerde gelen haberlerin ayrıntılarına bir sonraki gün vakıf olunması 'basılı gazetecilikte' çok olağandışı değildir.

Buradan 'belli gazetelerin zamanlaması manidar' sonucu çıkarmak, zorlama bir yorum olur.

Ayrıca Bildirici'nin "Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinden sonra bakım ve onarım için 4 milyon dolar harcanarak bu uçaklardan altısının uçurulabileceği ortaya çıktı" bilgisi de doğru değil.

Zira sadece başlığına atıfta bulunduğu AKŞAM gazetesinin "THK: Uçaklar 1963 model, kullanılamaz" haberinde de, THK Başkanı Cenap Aşçı'nın, "Önceki yönetimlerin ihmalleri ve iş bilmezliği yüzünden 9 uçak enkaz haline getirilmiş, 3'ü indirilirken hasara uğramış, 6'sı Orman Bakanlığınca bir süre kullanılmış ancak bakımları ihmal edilmiş, parça takviyesi yapılmamış, atıl duruma gelmiş. Bunları modernize etmek için 4 milyon dolar gerekiyor. Ama bu parayı artık üretimi yapılmayan 1963 model uçaklara harcamak da akıllıca değil. Yapsak bile bu uçakların parçalarını bulamayız" sözleri açıkça yer alıyor.

Bildirici, AKŞAM'ın, Ticaret Bakanı Mehmet Muş'un ihracat rekorunu duyurduğu haberde 'ithalat rakamlarının olmamasını' okuyucudan bilgi saklama olarak niteledi.

Haberin içinde ithalat rakamı da olmalıydı.

AKŞAM Ekonomi Müdürü Yaşar Kızılbağ, önüme üç yakın tarihli haber getirdi.

2 Nisan ve 4 Mayıs tarihli ihracat haberlerinde 'ithalat rakamları' da verilmiş, son haberde eksik kalmış.

Yani eleştiri kısmen haklı.

Editörlerimiz daha özenli olacaklar.

Ama bu eksik, kasıtlı haberlerle bir tutulabilir mi, okuyucu değerlendirecektir...

Örneğin, söndürülen ve devam eden yangınları aynı başlıkta veren AKŞAM'la, sadece devam eden yangınları manşete çeken gazeteleri kıyaslayacaktır.

AKŞAM, 103 yıldır yayın hayatında olan tek gazete.

Arşiv mirasında kattığı değerlerin yanı sıra borçları da var.

Üste çıkma veya 'tencere dibin kara...' atışması gibi bir çaba peşinde değilim.

Sadece ilkesel tartışmalar hem medya kuruluşlarını hem gazetecileri hem de habercilik mesleğini ileri taşır.

Bu tartışmayı bu yönüyle önemsiyorum.

Messi'yi de Katarlılar almış!

Barcelona'dan ayrılan Lionel Messi, Paris St. Germain'e transfer olacakmış.

St. Germain takımının sahibi Katar devlet fonu.

İleri muhalefetin olduğu ülkelerde bu kadar bilgiye bile gerek yok, Katar eleştirisi için.

Hatta, üçüncü sınıf Amerikan filmlerinden replikleri alıp, boş yerlere 'Katarlı' yazarak sosyal medyadan paylaşınca 'muhalif fenomen' bile olunabiliyor.

Etimoloji / Kelime kökeni

Ombudsman: İsveççe 'temsilci' kökünden gelen ve devletten medya kurumlarına kadar 'şikayetleri, yapılan işlerin ilkelere uygunluğunu inceleyen' kişilere verilen ad. Medyada 'okur temsilcisi' olarak adlandırılır.
<p>Fetullahçı  Terör Örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle hakkında yakalama kararı bulunan eski  istih

FETÖ'cü komiser yakalandı

''Yola çıkmalı'' dedirten 5 film

Mezarlıkta toprağa yarı gömülü halde bulundu!

Kilo vermek isteyenler dikkat! Limon diyetiyle ayda 10 kilo vermek mümkün