• $12,4385
  • €14,0451
  • 712.835
  • 1776.41
5 Kasım 2021 Cuma

Muhalefetin iç siyaseti, ABD'nin dış siyaseti...

Kanal 7 Ankara Temsilcisi ve Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet, ben Ankara'dayken de bugün de bilgilerine, görüşlerine değer verdiğim bir meslektaşım, dostum.

Önceki gün "İyi Parti-HDP düellosu: Arkası gelir mi? İttifak zarar görür mü?" başlıklı yazısı, bir dikkat ve gerçekçi analiz örneği.

AKŞAM okurları hatırlayacaktır; İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Siirt'te bir HDP'linin "Burası Kürdistan" sözüne tepki verememiş, eleştirilmişti. Buna karşılık, çarşamba günü TBMM Grup Toplantısı'nda, "Niye şaşırıyorsunuz, 'Kürdistan' söylemi kime ait? PKK'ya. Biz HDP'yi terör örgütü PKK'nın yanında konumlandırıyoruz" demişti.

Kendisinden kısa süre sonra HDP Grubu'nda konuşan Eş Genel Başkan Mithat Sancar, Akşener'e "Acizsiniz" cevabını vermişti.

Acet de bu karşılıklı atışmaya dikkat çekti ve şu soruyu sordu: "Bu düellonun sonu nereye varır?"

Cevabını da şöyle verdi: "Bir yere varmaz."

Acet'in, aynen katıldığım gerekçeleri özetle şöyle:

"Çünkü, HDP İyi Parti'ye 'had bildirme' konusunda başından beri 'elini korkak alıştırmadı'. Daha önce Selahattin Demirtaş'ın, içinde 'faşizm' geçen ithamlarına cevap gelmediği gibi buna da gelmeyecek. Ara sıra böyle söz düellosuna girseler de ipleri koparamazlar, çünkü siyasi hedeflerine ulaşmanın yolu 'zorunlu birliktelik'ten geçiyor. İyi Parti, HDP ile aynı ittifakın paydaşı olmaktan rahatsız da değil. Öyle olsaydı, HDP'nin zorlamasına boyun eğerek PKK terörüyle mücadele için çıkarılan Irak-Suriye tezkeresine 'hayır' diyen ve üstelik 'evet' diyen İyi Parti'yi 'cumhuriyete ihanet'le suçlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki verirdi."

***

Acet'in hafta başında katıldığı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Roma seyahatinden çıkardığı bir kulis notunu da kayda geçtim.

Yine özetle aktarıyorum:

"ABD Başkanı Biden, Erdoğan'a, 'Geçtiğimiz 7 yıl boyunca ben başkan olsaydım bu sorunların hiçbiri olmazdı' dedi. Yani, ilişkilerin kötüleşmesinden Başkan Yardımcısı olduğu Obama'nın ikinci dönemini de sorumlu tuttu, 'kendini temize çıkarma, güven kazanma' çabası gösterdi."

***

Biri iç politika, biri dış politika gibi görünse de, iki konunun ortak bir yönü var.

Biden, seçim kampanyasında Türkiye'de 'muhalefetle çalışma' mesajı vermiş bir ABD Başkanı.

CHP, Biden'dan 'demokrasi dilenmiş', 'adayımızı uluslararası karar vericiler belirleyecek' demiş bir parti.

HDP, sırtını Biden ABD'sinin de desteklediği terör örgütüne dayamış bir başka 'ittifak bileşeni' parti.

İyi Parti de, bu çarkın dişlilerine çomak sokmamak adına 'susmayı' becerebilen bir müttefik.

***

Biden'ın ekibi, Türkiye'deki muhalefetin başarı şansını her adımda yeniden ölçüyor.

Türkiye'deki muhalefet de 'birbirimize girmedik, beraberiz' görüntüsünü bozmama çabasıyla 'uluslararası karar vericiler'in gözüne girmeye çabalıyor.

***

Aralarında Biden'ın da olduğu 'uluslararası karar vericiler' ise bugünlerde, HDP'nin sırtını dayadığı KCK/PKK/YPG terör örgütü hakkında hiç de onların hoşuna gitmeyecek bir karar arifesinde görünüyor.

Özellikle ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinden sonra "Bize garanti verdiler, Suriye'den çekilmeyecekler" feryatları bundan.

Evet, Afganistan'dan sonra Beyaz Saray YPG'ye adam göndererek yarım ağız bir garanti verdi.

Ama bugünlerde ABD düşünce kuruluşları ve gazetelerde, "ABD'nin Suriye'de bulunma gerekçesinin kalmadığı" ve "Kürtleri (YPG) sonsuza dek koruma sorumlulukları olmadığı" yönünde daha fazla görüş ortaya konuyor.

Buna paralel olarak, ABD Dışişleri Bakanı Blinken dahil, birçok üst düzey isimden, "Türkiye'nin Afganistan görevindeki katkıları"ndan daha çok ve daha yüksek bir övgüyle söz ediliyor.

Suriye'de YPG'yi 'müttefik' gören çevrelerde 'o mu, bu mu' sorusu daha çok soruluyor.

'Son tahlilde' ABD'nin Kürtlerle ilişkisinde 'terk edilme tarihi'ne atıfta bulunuluyor.

***

Salim kafayla düşünelim;

HDP "sırtımızı YPG'ye dayıyoruz" diyor.

YPG'yi ABD lejyoner olarak kullanıyor.

CHP, Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayını 'uluslararası karar vericilerin' belirleyeceğini söylüyor.

İyi Parti, ortağı CHP'nin HDP tarafından sınava tabi tutulmasına ve boyun eğdirilmesine göz yumuyor...

Kendi içlerinde mekanizmaların böyle işlediğini anlıyoruz.

Ama Türkiye'de de en azından 19 yıldır kesintisiz işleyen bir mekanizma var:

Sonucu millet belirliyor...

AVRUPA KONSEYİ FRANSA'YA NASIL BOYUN EĞDİ

Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi, Müslümanlara yönelik ayrımcılığın sonlandırılması için bir kampanya hazırladı.

Ortadoğu, Afrikalı, Avrupalı başörtülü kadın fotoğraflarının yer aldığı kampanya afişlerinde şu sloganlar vardı:

"Güzellik farklılıklardadır, tıpkı başörtüsünde özgürlük olduğu gibi."

"Herkes aynı gözükse dünya ne kadar sıkıcı olurdu? Farklılıkları övün ve başörtüsüne saygı duyun."

"Başörtüm özgürlüğümdür."

"Benim başörtüm, benim seçimim."

***

Afişler, Konsey'in sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Ve şaşırmayacağınız gibi Fransa'nın tepkisiyle karşılaştı.

Fransa'nın Fas asıllı kadın Gençlik Bakanı Sarah El Hairy, başörtülü ve başörtüsüz kadınların yer aldığı görsellerin 'kendisini şoke ettiğini' belirterek, kadınların başörtüsü takmaya teşvik edildiğini, bunun da Fransa'daki seküler değerlerine uymadığını açıkladı. Fransa'ya göre başörtüsü özgürlüğü temsil edemezdi!

***

Sonra şaşıracağınız bir şey oldu.

Avrupa Konseyi, apar topar görselleri sildi ve 'suçu', afişleri hazırlayan sivil toplum kuruluşuna attı!

Kampanya görselleri, Avrupa'daki Müslüman gençlik örgütlerini bir araya getiren Femyso ile birlikte hazırlanmıştı.

Konsey'in sözcüsü, "Bu kampanya çalışmaya katılan bireylerin ifadelerini yansıtıyor, Avrupa Konseyi'nin görüşlerini yansıtmıyor" diye, -affınıza sığınarak- amiyane deyimle 'kıvırdı'...

BBC'ye konuşan Femyso Başkanı Türk asıllı Hollandalı Hande Taner, "Bu tepkiler özgürlük, eşitlik ve bağımsızlığı savunduğunu söyleyen kişilerin Müslüman kadınların haklarını savunmadığını gösteren bir diğer örnek oldu. Bir özgürlükten bahsediliyorsa bu evrensel olmalı. Hem giyineceğimiz hem giyinmeyeceğimiz kıyafetlere karar verme özgürlüğü..." diye konuştu.

***

Avrupa'nın özgürlük ve insan hakları söylemi ilkesel değil siyasidir.

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Fenerbahçe'ye İzmir'de coşku seli

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor