• $7,3498
  • €8,9418
  • 437.241
  • 1536.11
12 Aralık 2020 Cumartesi

Herkese kazandıran bir ‘zafer'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler nedeniyle yurt dışı seyahatlerini kısıtlamış; seyahatlere gazetecileri davet etmeye ara vermişti.

Bu kuralı, geçtiğimiz çarşamba günü Azerbaycan’daki Zafer Günü törenleri için bozdu.

Bakü’ye vardığımızda hava kararmıştı.

Sokağa çıkma yasağı başlayacaktı, herkes eve dönüş telaşında, İstanbul’dakine benzer bir trafik...

Bütün binalarda, evlerin balkonlarında, pencerelerde, yol kenarlarındaki direklerde Azerbaycan ve Türk bayrakları...

Her yer mavi, yeşil, kırmızı, beyaz...

Devasa cam yüzeyli binalarda ışıklı bayraklar ve o tarihi cümle: Karabağ Azerbaycan’dır!

Halkın coşkusunu görmek için ertesi günü beklemek gerekiyordu.

Sabah Azadlık Meydanı’na giden Neftçiler Prospekti’nden geçerken sokakları derinliğine doldurmuş Azerbaycan Türkleri’nin coşkusunu gördüm.

Ellerinde Azerbaycan ve Türk bayrakları ile 7’den 70’e bütün Bakü sokaktaydı.

Hazar rüzgarıyla 5 dereceye kadar düşen soğuğa rağmen...

Herkeste maske vardı ama mesafenin böyle bir günde ihmal edilmesine birşey diyemedim.

Sadece 30 yıllık bir işgalden değil, Ermenistan tarafından ‘bile’ işgal edilebilecek, soykırıma uğratılabilecek bir ülke olmaktan ‘kurtuluşu’ da kutluyorlardı.

***

Azerbaycan sadece Dağlık Karabağ’ı ve işgal altındaki toprakları kazanmadı;

Özgüven ve ‘büyük devlet’ ruhu kazandı.

Türkiye ile kardeşliği bütün olası sarsıntılara dayanacak şekilde ‘perçinlendi’...

Azerbaycan, ‘destek’ aradığında çevresine bakmadan ‘ben varım’ diyen bir Türkiye olduğunu asla unutmayacak.

Türkiye de, başını çevirmeden arkasında Azerbaycan’ın olduğundan asla şüphe etmeyecek.

Karabağ zaferi, Azerbaycan, Türkiye ve Türk-İslam dünyası için bu açıdan ‘tarihi’ önemdedir.

***

Avrupa ve Dünya için de ‘tarihi’ önemdedir.

Çünkü Avrupa’nın dahil olduğu Minsk Üçlüsü’nün göster(e)mediği ‘adil bir barış sağlama’ yeteneğini Türkiye, Rusya desteğiyle ortaya koydu.

Türkiye’nin geliştirdiği ve bölgesel ‘doğal’ işbirlikleri ile Kafkasya’da, Suriye’de, Libya’da ortaya koyduğu bu yöntem, dünya için de örnek niteliğinde.

***

Ve belki tarihte örneği görülmemiş şekilde Ermenistan için de…

Erdoğan ve Aliyev, sadece Azerbaycan’ın topraklarını geri almakla yetinmedi; bunu bütün Kafkasya’ya barışı, istikrar ve refah getirecek bir tarihi projeye dönüştürdüler: 6’lı işbirliği platformu...

Platform, Rusya-Gürcistan gerginliğine de çözüm getirir; İran’a katkı sağlar.

Ermenistan’a da, “Karabağ’dan ders çıkarması, genişlemeci ve faşizan iddialarından vazgeçmesi halinde” davet yapıldı.

Aliyev için ‘henüz şehitlerin kanı kurumamışken’ bu daveti yapmak güçlü bir özgüven göstergesi.

Aynı zamanda ‘bir büyük milletin mensubu’ olmanın da göstergesi.

Eğer Erivan liderliği ‘barış yanlısı’ radikal bir kararlılık gösterebilirse Ermenistan’ı dünyaya açar; istikrar ve zenginliğe kavuşur; diasporanın beslemesine, borçlandırmasına bağımlılıktan kurtulur.

Bu girişim ve Ermenistan’a bu davet, Karabağ mücadelesinin salt bir ‘Türk’ mücadelesi değil, bir hak ve adalet adına bir ‘insanlık’ mücadelesi olduğunun kanıtıdır.

Türkiye’yi, kendi geçmişlerine bakıp ‘genişlemeci’ olmakla itham edenler, Türkiye’nin inisiyatifiyle ancak ‘hak ve adalet’in, ‘barış’ın genişlediğini görmüyor olamazlar.

Sadece bu konuda Türkler’in üstünlüğünü ‘yenilgi’ sanıyorlar.

Oysa Türkler, yendiklerine bile kazandırıyor…

Tarih, bunun örnekleriyle dolu.

UÇAKTA KORONAVİRÜS TEDBİRLERİNE TAM UYUM

Aktaracaklarımdan biri uçaktaki koronavirüs tedbirleriyle ilgili.

Yurt içi uçuşlarda HES kodu zorunluluğu var malum.

Bakü seyahati için PCR testi yapmak da zorunluydu, yaptırdık.

Bakü’de törenlere katılmak için yeniden PCR testi yaptırdık.

***

Herkes test yaptırmış ve negatif çıkmışsa uçakta, otelde ve törenler sırasında maske, mesafe ve temizlik kuralları ihmal edildi mi?

Hayır.

Biz gazeteciler biraz ‘kurallara uyma’ engelliyiz.

Ama mevzubahis koronavirüs olunca kimse ‘hatır’ etmedi.

Uçakta kabin görevlileri, otelde ve tören alanlarında Azerbaycanlı görevliler maskeyi çeneye indireni görünce yaklaşıp “Lütfen maskenizi takar mısınız” diye fısıldadılar.

Azerbaycanlılar, geleneksel olarak “Zahmet olmayacaksa” diye ekleyerek...

Doğrusu evet, ‘zahmet’ gibi hissediyordum ama bu yaklaşım etkiledi.

Uçakta da, bugüne kadar THY’ye de yemek hizmeti veren DoCo’nun yemeklerini değil, ayrı ayrı paketlenmiş ‘kumanya’ servisi yapıldı.

İmza töreni için geniş bir salonda bir süre bekleyince, yine görevliler yanımıza geldi; yüzümüzdeki cerrahi maskeleri değiştirmemiz için daha iyi koruma sağlayan maskeler dağıttılar.

Maske, mesafe ve temizlik kurallarında ‘milim gevşeme’ kabul etmemeliyiz.

HÜSEYİN ABİ’DEN İBN-İ HALDUN’U OKUMAK

Hüseyin Besli, AKŞAM yazarı olarak bir ‘sütun komşumuz’ değil, hem iletişim hem ‘birikim’ ve ‘muhakeme’ hem de ‘duygu’ yönünden ‘ağabey’ kimliğine sahip.

Son yıllarda kendini daha fazla okumaya verdiğini yazılarından takip ediyoruz. Muhtemelen bizim gibi ‘işe güce boğulduğu’ dönemlerde de bizden çok okuyordu ya...

Dünkü yazısı, İbn-i Haldun üzerine 4. yazıydı.

‘Bilmek’ isteyenler için sadece dünkü yazısının ve sadece girişini bir kez daha hatırlatma gereği duydum;

“Umran ilminin kurucusu, tarihçi, sosyolojinin öncülerinden, Marksistlerin ve liberallerin aynı anda kendilerine ait öncü kavramlar bulduğu, ‘artık değer’ kavramını o günden kullanarak belki de iktisat ilminin temellerini atan büyük alim, değerli bilim adamı İbn-i Haldun’un başeseri ‘Mukaddime’; hayatın farklı evrelerinde tekraren okumayı hak eden nadir kitaplardan birisidir.”

Sadece ‘büyük adama övgü’ değil, -İbn-i Haldun’un da tercih edeceği gibi- ‘eleştiri’ yazıları da aynı zamanda...

O yüzden, İbn-i Haldun’u ve yazdıkları üzerinde düşünenleri okumak için bu giriş yeterli...

AB’DEN BEKLEDİĞİMİZ ‘KARAR’SIZLIK

AB liderler zirvesi öncesi yaptırım kararı yerine ‘yaptırım tehditli gündeme devam’ kararı beklediğimi yazmıştım. Öyle de oldu.

Nedenlerini önceki yazımda sıralamıştım.

Bir nedeni daha var;

AB liderleri, ABD’de Biden yönetiminin Türkiye politikasını görmek istiyorlar.

Yani ‘dostlarıyla birlikte’ bir karar verecekler!

Bu arada birbirlerini gaza getirmeye devam edecekler.

İçeridekiler de…

Biden’ın da işi zor!.. 

<h3>Başkan Erdoğan'da aşı açıklaması</h3><h3>'50 MİLYON DOZ AŞI GELECEK'</h3><p>Başkan Erdoğan, Kovi

26 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ahır yapımı sırasında bulduğu taşların gizeminin çözülmesini istiyor

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler