• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
26 Ocak 2021 Salı

Güvensizlik çağı ve yeni strateji arayışı

ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa, Mısır, Körfez ve Uzakdoğu Asya’da bir ‘güvenlik garantörlüğü’ oluşturdu.

Ancak, Sovyetler Birliği’nin dağılması, Çin’in kapitalist sisteme katılması ve Arap Baharı süreçlerinde ipi elinden ‘kaçırdı’...

Politikalarını ABD’ye göre belirleyen -veya belirleyemeyen- Avrupa ile birlikte…

***

ABD, Avrupa’nın da desteğiyle Afganistan’dan Afrika’ya ve Ortadoğu’ya kadar kanlı müdahalelerle ‘tek süper güç’ dönemini başlatırken, terör, iç savaş ve göç üreten yönetim boşlukları üretti.

Bu süreçte Batı dışındaki herkes kendi yolunu çizdi.

Çin büyüdü, Rusya ve İran yayıldı, Türkiye kendine biçilen kalıbı kırdı...

Artık ne Çin ‘Çin Seddi’nin içine sokulabilir ne Rusya bir ‘Akdeniz gücü’ olmaktan geri atılabilir ne İran bölgede ‘etkisiz eleman’a dönüştürülebilir.

Ne de Türkiye, ‘bölgesel güç-küresel aktör’ olma yolundan döndürülebilir.

ABD ve Avrupa’nın bu durumu ‘eski usullerle’ lehine çevirme çabası da, Çin’le ekonomik savaşları, Rusya ile istihbarat savaşlarını, İran’la vekalet savaşlarını, Türkiye ile ‘algı’ savaşlarını getirdi...

***

Bundan sadece NATO ittifakı, ittifak üyeleri ve üyelerin üçüncü bölgelerdeki müttefikleri kaybetti...

Ve en önemlisi ‘güven’ ilişkisi zedelendi.

‘Güvensizlik nemi’ başladı.

Artık Avrupalı müttefikleri ABD’nin askeri desteğine güvenmiyor; siyasetine de...

NATO, sadece AB müttefikleri için değil Türkiye için de güven sağlamaktan uzak.

NATO bağlamı dışında da AB ile Türkiye arasında karşılıklı güvensizlik had safhada.

İngiltere’nin AB’den ayrılmasında ‘uzun süreli bir güvensizlik süreci’nin etkisi ihmal edilemez.

Aynı şekilde Londra-Washington arasında, ABD’nin ‘tek başına aldığı ve emrivaki yaptığı kararlar’ nedeniyle yine uzun süredir bir güven bunalımı var.

AB içinde de üyeler birbirine karşı güvensiz. Bu güvensizliği, Yunanistan’ın Türkiye ile ilişkilerinde Fransa’yı kullanması; mali konularda her şeyin Almanya’dan beklenmesi ve Türkiye’ye karşı ‘yaptırım’ uzlaşmazlığıyla daha da büyüdü.

Körfez’de BAE ve Suudi Arabistan’ın askeri konuları ihale ettikleri ABD’ye güvensizliği, Mısır’ı darbe ile yanlarına almaya ve İsrail’le işbirliği yapmaya kadar ilerledi.

İsrail de aynı güvensizlikten, Arap ülkeleri ve Mısır’la işbirliğini ‘fırsat’ saydı.

***

Asıl risk, bu ‘güvensizlik çağı’nın, en çok ABD-Avrupa-Körfez-Uzakdoğu ittifakının ‘sorunu’ olması.

Rusya, Çin ve İran gibi ülkeler bu durumdan ancak ‘yararlanabilirler’...

ABD’DE ‘YENİ PARTİ’ TARTIŞMASI!

İşleyen demokrasi, demokratik kurumlar, insan hakları, seçim güvenliği dediler; ABD’de hepsinde sorun çıktı.

Başka ülkelerdeki ‘halk hareketleri’, darbeler, iç terör Kongre Binası işgaliyle ortaya çıktı.

Başka ülkelerde kullandıkları terör örgütlerinin militanları ABD’de terör hazırlığında yakalandı.

Başka ülkelerde ‘endişe ettikleri’ siyasal kutuplaşma ABD’de birinci sorun haline geldi.

Şimdi eski başkan Donald Trump’ın kuracağı ‘yeni parti’yi tartışıyorlar!..

Şaka değil; Washington Post, Trump’ın ‘hakiki cumhuriyetçi parti’yi kurarak, kendisine ihanet edenlerden intikam almayı planladığını yazdı.

Senatör ve Kongre üyesi transferleri ve ‘ittifak’ tartışmaları başlarsa şaşırmam.

CASUSLAR SAVAŞI: EFRASİYAB

İstihbarat örgütlerinin ‘etki ajanı’ ve ‘casus’ olarak gazetecileri, yazarları, bilim insanlarını kullanması, en çok ‘bilinen’ ama en çok da ‘yutulan’ ve bu yüzden hâlâ ‘tutulan’ yöntemdir.

Son vukuat, ABD ve Avrupa’da bütün etkili gazetelerde makaleleri yayınlanan Kaveh Afrasiabi’nin İran ajanı çıkması.

Türkçe telaffuzuyla ‘Efrasiyab’ın banka hesabına 2007’den bu yana İran BM Daimi Temsilciliği tarafından 265 milyon dolar ödeme yapılmış.

Bu kadar doğrudan ve bu kadar yüksek meblağ, insanın aklını karıştırıyor!

İran sanki ‘yakalansın’ diye para göndermiş!

Efrasiyab’ın yazmadığı gazete de kalmamış; Washington Post, New York Times, San Francisco Chronicle, Harvard International Review, Globe, Tagesspiegel, Tageszeit, Guardian, Russia Today, Middle East Journal...

ABD Rus ‘kızıl serçe’ fantezili, İngiltere ve Almanya “CIA’i nasıl atlattık” mesaj kaygılı casusluk filmleri çekerken, İran hepsini bir güzel ‘Efrasiyablamış’ anlayacağınız.

‘KISITLAMA STRATEJİSİ’ ÇIKIŞ OLUR MU?

ABD artık bu tartışmayı yapmaya başladı.

MIT Güvenlik Araştırmaları Direktörü Barry Posen’in 2014’ten bu yana söylediği “ABD müdahaleciliğinin kısıtlanması ve konuların bölgesel ittifaklarla ele alınması” olarak özetlenebilecek ‘kısıtlama stratejisi’ daha çok konuşuluyor.

CIA’in düşünce kuruluşu olarak bilinen Rand’ın son raporu ise ‘öyle olmaz o işler’ kabilinden bir içeriğe sahip. Posen, ‘düşük askeri güç ve müdahale, yüksek ekonomik ve siyasi etkinlik’ önerirken, Rand, eski düzenin revize edilerek de olsa devamını -açıkça önermese de- ima ediyor.

ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’ın ‘müttefiklerle birlikte hareket etme’ sözü, Posen’ci bir yaklaşıma uyuyor. Ancak bir Biden stratejisinden söz etmek için henüz erken.

***

Ama vakit de geçiyor...

İşin buraya gelmesinde ikincil sorumluluğu bulunan Avrupa’da ABD’den çok şikayet var ama stratejik tartışmalar zayıf...

Türkiye ise tartışılan stratejilere nispeten daha hazırlıklı. Zira çoğunun ‘içinden geçerek’ bugüne geldi.

Ama Rusya ve Çin hedefli yeni NATO 2030 Bildirgesi de düşünüldüğünde, her iki ülkeyle stratejik çıkar ve işbirlikleri olan Türkiye için de zor müzakereler dönemi başlayacak.

Büyük devletler, büyük sınamalarla ortaya çıkar.

MİTOLOJİ: EFRASİYAB/ALP ER TUNGA

Efrasiyab, Firdevsi’nin Şehnâme’sinde İran uygarlığını yok etmek için sihirli aldatma güçleriyle donatılmış efsanevi Turan kahramanı olarak geçer. Haliyle Fars mitolojisinde ‘kötü karakter’dir. Ve yine haliyle, Türk kaynaklarına göre büyük han ve kahraman; Kâşgarlı Mahmud’un Divân-u Lügati’t-Türk’üne (1072-1074) göre ise, ölümüyle acunu ıssız bırakan Alp Er Tunga’nın ta kendisidir. 

<p>Peki, koronavirüste son durum ne? Aşılarla ilgili yapılan araştırmalar  bize ne söylüyor? Sürü ba

Aşı araştırmaları bize ne söylüyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı