• $ 7,9053
  • € 9,3354
  • 484.015
  • 1204.75
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Figaro'nun düğümü

Le Figaro (berber), adını Pierre-Augustin Caron de Beaumarchais’in Türkçeye “Figaro’nun düğünü” diye çevrilen 1784 tarihli ünlü ‘Berberin Evlenmesi/Le Mariage de Figaro’ oyunundan almış.

Fransa’nın en çok satan sağcı gazetesi.

1826’da kurulan gazete, 2004’ten bu yana Fransız Mirage ve Rafale savaş uçakları ile Falcon iş jetlerini yapan Dassault Grubu’na ait.

Şirketin sahibi, serveti yaklaşık 15 milyar dolar olarak tahmin edilen Serge Dassault, iki yıl önce 93 yaşında öldü.

Dassalut, sadece bir havacılık ve medya imparatoru değil, uzun yıllar belediye başkanlığı ve senatörlük de yapan bir siyasetçiydi.

Rüşvetçiliğiyle tanınırdı.

1998’de ordu helikopteri ihalesinde rüşvet vermekten Belçika’da iki yıl cezası aldı.

2014’te yerel seçimde oy satın alma ve yasadışı kampanya finansmanından yargılandı.

Ülke dışına para kaçırarak vergi sahtekarlığı yapmaktan suçlu bulundu.

Ancak yaşı nedeniyle hapse atılmadı, 2 milyon euro para cezası ve seçilme yasağıyla kurtuldu.

***

Le Figaro, bu patronun gazetesi olarak, en büyük desteği eski sağcı cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’e verdi. (Sarkozy halen, Libya’nın eski lideri Kaddafi’den rüşvet almaktan yargılanıyor. Kaddafi’yi BM kararı olmadan bombalayan da oydu.)

Le Figaro, bugün de sözde ‘sosyalist’ Cumhurbaşkanı Macron’un Türkiye ve Erdoğan düşmanı, Ege ve Akdeniz’de çatışmayı kışkırtan politikalarına destek veriyor.

Bunu sadece ‘sağcılığından’ yapmıyor; aynı zamanda daha çok savaş uçağı satmak için de yapıyor.

Macron, yakın zamanda Mısır’daki darbeci Sisi Rejimi’ne sattığı Rafale’leri şimdiden Yunanistan’a teklif etti bile. Gayrimeşru çete generali Hafter Libya’yı ele geçirse, eski model Mirage’lara da pazar açılacak!..

Havacılık devi bir savunma sanayi patronu olmanın gayrimeşru bir yanı yok.

Ancak sahip olduğu gazeteyi ‘silah’ olarak kullanmak, ‘savaş baronu’ davranışıdır.

Bu da Le Figaro’nun ‘düğümü’...

HAYAL MAHSULLERİ ‘ZAMAN’I!

Almanya’nın ‘liberal sol’ eğilimli gazetesi Die Welt’te yayınlanan bir ‘haber’ de Türkiye’nin yüzünü güldürdü!

“Erdoğan Yunan gemilerinin vurulmasını ama kimsenin ölmemesini istemiş; ayrıca ‘savaş uçağı da olur, hem pilot paraşütle atlar’ fikri de önerilmiş ama ikisini de askerler reddetmiş!”

Alıntı yapılırken haberin yazarından söz edilmedi pek.

Marion Sendker, genç bir kadın gazeteci. İstanbul ve Roma’dan bildiriyormuş.

Medya hukuku ve Türkiye anayasası çalışıyormuş.

Alman resmi haber kanalları WDR ve ARD’ye de içerik sağlıyormuş.

21 Ağustos 2020 tarihli bir haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Karadeniz’deki doğalgaz rezervi keşfini ‘müjde’ diye duyurmasını ‘Hıristiyan teolojisi’ ile izah etmesi, yetkinliğine ve objektifliğine fena bir örnek sayılmaz!

Erdoğan’ın ifadesi, Hıristiyanlıktaki ‘müjdeci İsa’ kavramından geliyormuş. Erdoğan bilinçli ya da bilinçsiz Hıristiyanlığı bile kullanmış!

‘Mesihçe’ bir açıklama yapmış!

O gün cumaymış ve Erdoğan, sultanların savaşa çıkmadan önce namaz kıldığı Eyüp Sultan’da namaz kılmış!

Bunu da tek o fark etmiş!

Dünya medyasının geri kalanı atlamış!

Şanslıymış ki, Türkiye'de böylesi 'müthiş ayrıntı'ları farkeden gazeteciler yok. Welt'in Türkçe 'zaman' anlamına geldiğini keşfederek ona "FETÖ'cü" damgası vurabilirlerdi! 

(Yayından sonra okurlar uyardı, haklı buldum. Erdoğan'ın müjdesini Hıristiyan terminolojisiyle açıklamaktaki karıştırma gibi birinin de gazeteleri karıştırmasına atıfla düşündüysem de, anlatım eksik olmuş. Örneğin “Welt’i Zeit’le karıştırarak...” ifadesi daha doğru olurdu.)

***

Yunan Greekcitytimes sitesine de şöyle şeyler demiş: “Türk ekonomisindeki durum ne kadar kötü olursa, ülkedeki Alman çıkarları için o kadar iyidir. Böylece Almanya’ya daha da bağımlı hale gelecek. Volkswagen’in Manisa’da fabrika kurmaması tesadüf değil. Türkiye’nin (Suriye ve Libya’dan) bir kaza olmadan çekilmesi Almanya’nın çıkarına.”

Yerini dolduramayacağımız meslek ustamız Ara Güler’in bir anlatısını ‘Ne azınlığı ulan’ başlığıyla yazmıştım Star’da. Röportaja gelen bir Fransız muhabire iyi not vermediğini, ‘bir çocuk göndermişler’ diyerek belli etmişti.

Genç arkadaşımız, ülkesinde gazeteciliği ‘Türkiye aleyhine ise haberdir’ şeklinde öğrenmiş!

Alman haber dergisi Der Spiegel’in Türkiye’de yaşayan Suriyeli çocuklara ilişkin ‘yalan haber’ üreten ‘ödüllü muhabiri’ Claas Relotius vardı.

Spiegel onu kovdu.

Bence bunu hak etmemişti.

Ülkesinde geçerli olan ‘haber kuralı’na uymuştu!

ŞUYUU VUKUUNDAN EĞLENCELİ...

Avusturya, başkent Viyana’daki terör örgütü PKK propaganda gösterisine ‘hukuki işlem’ yapmak yerine, propagandaya tepki gösteren Türkleri hedef alıyor.

İçişleri Bakanı Karl Nehammer’in medyadan duyurduğuna göre; Türkler, Avusturya’daki FETÖ ve PKK militanları hakkında Türkiye’ye bilgi veriyormuş!

Türkiye karşıtı gösterilere katılanların bazıları da Türkiye tarafından ‘muhbir’ yapılıyormuş!

Uyum Bakanı Susanne Raab’a göre, “Türkiye Avusturya’yı bölmeye çalışıyor”muş!

Aynı hikayeyi Almanya’dan da sık duyuyoruz.

İçişlerine karışılıyormuş!

Velev ki doğru...

Demokrasi gerekçelerini boşverin.

‘Sizden devşirdiğimiz adamlarımıza karşı, hem de bizim yöntemlerimizle bize karşı bunu nasıl yaparsınız’ diye öfkelenmelerini anlayışla karşılayın.

Böyle daha eğlenceli...

KAŞ, ANTALYA

Okuyucularımız Çetin Akcan ve Faruk Arslan uyardı. Salı günkü yazımda Antalya’nın ilçesi Kaş’ı Muğla’ya bağlamışım! En sevdiğin rota Fethiye, Kalkan, Kaş olunca il sınırları birbirine karışabiliyor.

Uyarı ve eleştiri övgüden yeğdir, teşekkür ederim.

Her gün yarım avokadonun faydaları

Her gün yarım avokadonun faydaları

Hangi burçları şanslı bir gün bekliyor? 21 Ekim 2020 burç

Hangi burçları şanslı bir gün bekliyor? 21 Ekim 2020 burç yorumları

Zeytinburnu'nda bulunan tarihi mozaikler koruma altına alındı

Zeytinburnu'nda bulunan tarihi mozaikler koruma altına alındı

Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç kabri baş�

Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç kabri başında anıldı