• $32,5887
  • €35,0116
  • 2426.92
  • 9722.09
6 Mayıs 2023 Cumartesi

Emperyalizmin ağzı niye sulandı

Emperyalizm, kendisine lazım olduğunda terör örgütü PKK uzantısının adını 'SDG' diye değiştirir.

Bizim sözde 'sol', sözde 'ilerici, aydın' politikacılar da "YPG, SDG terör örgütü değil. YPG bize mi saldıracak" demeye başlar.

***

Emperyalizm, "Erdoğan'a karşı muhalefeti destekleyeceğiz. Erdoğan hesap vermeli" der.

Bizimkiler de onlardan 'demokrasi' dilenir; "Yargılanacaksınız, hesap vereceksiniz" kampanyası başlatır.

***

Emperyalizm, NATO'yu, Avrupa'yı ve Türkiye'yi kontrol etmek için kullanır.

Bizimkiler, "Aman NATO'da büyüklerin aldığı karara karşı çıkmayalım, üye olmak isteyen İsveç'e terörle mücadele şartı koşmayalım" der.

***

Emperyalizm, Almanya'yı Türkiye'nin iç politikasına müdahale için kullanır.

Bizim muhalefet, 'ittifak mutabakat metni'ni 'bir AB ülkesi' büyükelçisine redakte ettirir; 'biz böyle birşey hazırladık, siz nasıl uygun görürseniz düzeltin' diye!..

Türkçe imlasını düzeltmek için değil ya!..

***

Emperyalizm, "DEAŞ'la mücadele" bahanesiyle terör örgütü YPG'yi maaşa bağlar; Türkiye'yi DEAŞ'la işbirliği iftirası atar.

Bizimkiler de "Türkiye DEAŞ'lıları koruyor" yaygarasına başlar.

***

Emperyalizm, uşaklarına yaptırdığı darbe girişimine karşı Türkiye'nin direnişiyle yenilir, 'diktatörlük senaryosu' iftirası atar.

Bizimkiler, "tiyatro, senaryo, karşı darbe" kampanyası başlatır.

***

Türkiye, dolarla maaşa bağlanan terör örgütlerinin PKK uzantısı olduğunu kanıtlarıyla ortaya koyar, susarlar. YPG Türkiye'ye, Mehmetçik'e saldırır, susarlar.

***

Türkiye "Siz kim oluyorsunuz, Türkiye'de kimin iktidar olacağını belirlemeye kalkıyorsunuz" diye haykırır; bizimkiler "Siz kim oluyorsunuz da bizim adımıza konuşuyorsunuz" diyemez, susarlar.

***

Türkiye, İsveç'i yasalarını değiştirmeye zorlar, Isveç hükümetine "Türkiye'nin istediklerini yapıyoruz" dedirtir, bizimkiler susarlar...

***

Türkiye, 'muhalefetin mutabakat metninin bir AB ülkesi büyükelçisine yazdırıldığını' ifşa eder, susarlar...

***

Türkiye DEAŞ elebaşlarını yakalar, yerinde vurur, liderlerini imha eder; susarlar...

***

Türkiye, terör örgütleri ve uzantılarının 'çukur terörü' ile iç savaş girişimine karşı bile OHAL ilan etmez, olağan iç güvenlik mekanizmasını çalıştırır; darbe gecesi bile 'hukuk'u uygular, tutuklamaları bile mahkeme kararı ile yapar; buna da susar ama 'diktatör, yargıya müdahale' demeye devam ederler.

***

Türkiye'de muhalefetin 'siyaseti' yoktur, dışarıdan 'kulağına üflenen' vardır.

Ne deniyorsa, onu yaparlar.

Tıpkı, PKK elebaşlarının HDP'ye 'seçim sloganını' bile söylemesi gibi...

***

Bu örneklerden daha çok var; düşündükçe aklınıza gelir.

***

Sömürge olmak istemeyenler olmasaydı, sömürgeciler de olmazdı.

KAYBEDİNCE SESSİZCE ÇEKİLECEKLER Mİ?

2011 seçimlerinden öncesinden beri şu soruyu duyarım:

"Erdoğan seçimi kaybederse iktidarı bırakır mı?"

Hayır, Türklerden değil, yabancılardan.

Diplomatlardan, gazetecilerden...

Düşünce kuruluşlarının analistlerinden...

Bazen de akademisyenlerden, iş insanlarından...

***

Daha geçen yaz...

"Erdoğan 2023 seçimini yapacak mı?" diye sormaya başlamışlardı.

Haftaya seçim yapılıyor.

2015'te de AK Parti tek başına iktidar çoğunluğunu sağlayamamıştı.

2019'da İstanbul ve Ankara gibi iki büyük şehirde yerel seçimi kazanamamıştı.

İkisinde de Erdoğan, demokrasinin içinde gereğini yaptı...

***

Bu soruların tek hedefi var:

Bugüne kadar yafta olarak kullandıkları 'diktatör' yalanına insanları inandırmak.

***

Ben de şunu soruyorum:

Muhalefet partileri, yenildiklerinde demokratik olgunlukla kabullenecekler mi?

Tek tek, CHP, İyi Parti ve diğerleri...

'CHP adayı biz olalım' diye kıvranan belediye başkanları...

"Erdoğan kalırsa bizi bitirir, Kılıçdaroğlu kazanmalı" diyen terör örgütü KCK, PKK, YPG vb...

Onları "Erdoğan'ı devirmek için son fırsat" diye teşvik edenler...

Erdoğan kazanınca susup çekilecekler mi?

Mızıkçılık etmez, oyları çaldılar yalanlarına sarılmazlar, değil mi?

Yalan anketlerle inandırdıkları seçmenlerinin öfkesi ile yüzleşirler; onları sokağa, saldırganlığa yönlendirmezler, değil mi?

'Adam kazandı' derler mi?

KILIÇDAROĞLU'NU DEĞİL HDP'Yİ İKTİDAR İSTİYORLAR.

İngilizce, Fransızca, Almanca yayın yapan bazı yaygın dergiler, muhalefetin yanında '8. Ortak' olarak Türkiye'nin seçim kampanyasına katıldılar.

Kılıçdaroğlu'nu değil HDP'yi iktidar istiyorlar.

Çünkü HDP'nin sırtını dayadığı YPG'nin maaşını Suriye'de onlar ödüyor.

Kılıçdaroğlu'nun görevi, HDP'yi, Cumhuriyet'in kurucu iradesinin partisi CHP üzerinden iktidara taşımak.

Yani YPG'yi, PKK'yı...

HDP'li Yeşil Sol milletvekili adaylarının "Afrin'i geri alacağız, Öcalan dahil bütün yoldaşlarımız cezaevinden çıkacak" demeleri bu yüzden.

Bay Kemal, İngilizcesiyle Mr. Kemal de 'patronu' bildiği için sessiz...

"Destek verebilirsiniz ama benim veya ittifak adına konuşamazsınız" demiyor...

HÜDA-PAR 'ÜÇKAĞIDI'

9 Şubat 2020: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hüda-Par Genel Başkanı İshak Sağlam ile birlikte İstanbul'daki 'Kudüs Mitingi'ne katıldı.

16 Ekim 2020: Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Hüda-Par Genel Başkanı Sağlam'ı ağırladı.

23 Aralık 2020: Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Hüda-Par Genel Başkanı Sağlam'ı ziyaret etti.

17 Mart 2021: CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Hüda-Par İstanbul İl Başkanı Erdal Elibüyük'ü telefonla aradı, kahve içmeye davet etti.

15 Mart 2021: SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Hüda-Par Genel Başkanı Sağlam'ı ağırladı.

24 Mart 2021: "Bu yaz seçim olacak" kehanetinde bulunan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Hüda-Par Genel Başkanı Sağlam'ı makamında ağırladı. Bir saat basına kapalı görüştü. Yardımcısı Koray Aydın ve Genel Sekreter Uğur Poyraz da oradaydı.

10 Haziran 2021: Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Hüda-Par'ın yeni Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu'nu ziyaret etti.

14 Nisan 2022: Karamollaoğlu, bu kez Hüda-Par'ı ziyaret etti, yeni Genel Başkan Yapıcıoğlu ile görüştü.

***

24 Mart 2023: Hüda-Par Genel Başkanı Yapıcıoğlu, seçimde Erdoğan'a destek vereceklerini açıkladı.

17 Nisan 2023: Kılıçdaroğlu, Hüda-Par'ı hedef alarak "Gaffar Okan'ın katilleri ile iş tutanlar bizi suçlayamaz" dedi.

***

Kılıçdaroğlu'nun arkasına dizilen genel başkanlardan hiçbiri, "Biz de görüştük, siz de görüştünüz. Attığınız taşlar bizim başımıza da düşüyor. Nasıl müttefikiz" diye ses çıkarmadı...

Siyasi irade ve dirayet, bir karakter meselesidir.

DEEPFAKE DEĞİL 'SIĞ SAHTEKARLIK'

Yazılarımda yıllardır dikkat çektiğim bir konudur 'sosyal medya ve yalan haber manipülasyonu/yönlendirmesi'...

Dünyada İsrail merkezli teknoloji şirketleri ve ABD kurumları tarafından kullanıldı.

İfşa olmasını sağlayan olay, Facebook'un kullanıcı verilerinin Cambridge Analytica şirketi tarafından alınıp, 'kişiye özel' yalan haber/paylaşımlarla insanların satın alma, oy verme davranışlarını etkileme, hedefe alınan kişi veya kurumlar hakkında itibarsızlaştırma kampanyaları yapılmasıydı.

***

Türkiye'de en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümet kadroları ve AK Parti seçmeni olarak muhafazakar milliyetçi kişi ve kurumlara yönelik kullanıldı.

Bu kampanyalardan yararlanan CHP oldu.

Yalan haberleri en çok siyasete taşıyan, TBMM'de konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ydu.

CHP milletvekilleri her yalan haberi soru önergesi veya basın toplantısıyla TBMM kürsülerine taşıdılar.

Ama Kılıçdaroğlu, "seçime 10 gün kala bize deepfake yöntemiyle operasyon hazırlıyorlar" diye AK Parti'yi hedef alan bir açıklama yaptı.

AK Parti ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı 'bu kadar da yüzsüzlük olmaz' kabilinden açıklamalar yaptılar.

***

Sonra anlaşıldı ki, mesele "Kılıçdaroğlu'na yönelik bir ses kaydının olduğu" söylentisiydi.

Ama söylentiyi AK Parti veya hükümete yakın çevreler değil, aksine CHP'ye yakın çevreler yaymıştı.

İki yıl önce CHP'nin yayın organı Cumhuriyet gazetesinin bir yazarı bu konuya atlamış, 'Bende de var, iktidar yandaşı medyada da var ama yayınlamıyorlar' dedirttirmişlerdi.

Birkaç hafta önce yeniden piyasaya sürdüler.

Cumhuriyet yazarı, "Beni kullanmışlar" diye özür diledi.

***

Kılıçdaroğlu, bir televizyon röportajında bu soruyu kendine sordurdu, cevap verirken, "17/25 Aralık'ta da benzerini yapmışlardı" deyiverdi.

Oysa FETÖ'nün hazırladığı o kasetleri, sesleri, kırmızı yazıyla izahatlı verilen tapeleri kendisi TBMM ve CHP kürsüsünden avazı çıktığı kadar bağırarak kullanmamış mıydı?

***

Kılıçdaroğlu, neyin piyasaya sürüleceğini biliyor mu bilmiyor mu bilmem. Ama şimdiden tedbir alıyor.

Ama ortada olmayan bir kaset için suçu iktidara atmak 'deepfake'den daha büyük sahtekarlıktır. Derin sahtekarlık zeka, en azından 'hafıza' gerektirir...

ÜSTÜNÜZE ALINMAYIN, BABACAN TÜRKİYE'YE HİTAP ETMİYOR

Anayasa'nın 66. Maddesi, 'Türk vatandaşlığı' başlıklı bölümün ilk maddesidir.

Birinci fıkrası, Türklüğü 'ırk' bağından daha geniş, daha kapsayıcı ifade eder:

"Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür."

***

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, daha önce de, "Anayasamızın 66. maddesini, çağımızın gereği olarak, kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele almayı teklif ediyoruz" dedi.

Ancak Babacan, 'nasıl daha kapsayıcı olacağını' söylemekten kaçındı.

Genel Başkan Yardımcısı, Kurumsal İletişim ve Tanıtım Başkanı Sanem Oktar, biraz daha açtı: "66. Madde den türk ifadesi çıkarılıyor mu" sorusuna "Evet" cevabı vererek.

Bu kadar açık olunca, devreye hukukçu Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin girdi. "Eylem planımızda devletin dili ve Türk kimliğiyle alakalı en ufak bir düzenleme yok. Parti programımızda da yok. O bir yayıncılık kazasıydı" diye konuyu kapatmaya çabaladı.

***

Aradan aylar geçti.

Babacan yine, "Anayasamızda vatandaşlık tanımı çok dar ve dışlayıcı bir tanım. Anayasada şu an 40 yerde Türk kelimesi geçiyor. Vatandaşlık tanımıyla ilgili bizim çok daha kapsayıcı ve kucaklayıcı bir vatandaşlık anlayışına sahip olmamız gerekiyor" dedi.

***

Babacan'ın ilk açıklamasından sonra, 6 Ocak'ta "Türk'le ne derdiniz var?" başlıklı bir yazı yazmıştım.

Babacan, Türkiye'ye, anayasal anlamıyla Türklere hitap etmiyor.

'Türk'le derdi olanlara hitap ediyor.

"Şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit ettiğini" duyuruyor.

Yardımcısı İdris Şahin'in acıklı durumu daha önemli değil...

<p>Ukrayna Acil Durumlar servisi tarafıından yapılan açıklamaya göre Rus ordusunun Odessa'ya füzeler

Rus ordusu Odessa'ya saldırdı

Atalarını andılar... Anzak Koyu'nda geleneksel ''Şafak Ayini''

Kaçıran pişman oluyor: 100.000 TL ile 250.000 TL arası! İşte ikinci el araba modelleri…

Uçan araba 'AirCar' ilk yolculu uçuşunu tamamladı