• $9,6055
  • €11,2042
  • 553.992
  • 1479.93
1 Ekim 2021 Cuma

Çıkmadığı mindere davet eden güreşçi!..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amerikan medyasına "Amerika bir Türkiye değil, çok güçlü bir ülke" dediğini, "ABD'ye güzellemeler yaptığını, Türkiye'yi aşağıladığını" söylemiş.

"Getir sandığı Erdoğan!" diye de kükremiş!

***

Sözün nereden çıktığına baktım.

CHP'nin Washington Temsilcisi Yurter Özcan, partinin Halk TV kanalında söyledi bunu.

Erdoğan'ın CBS kanalına verdiği röportajda, Afganistan ve Suriye göçmenleri konusuna değinirken "Amerika bir Türkiye değil, çok güçlü bir ülke" dediğini söyledi.

CHP'li Özcan'a göre Erdoğan böylece Türkiye'nin zayıf olduğunu ima ettiği yorumunu yaptı.

Anlaşılan partisine de bu notu bu yorumla göndermiş, Genel Başkanı da tweet attı.

***

ABD bir göçmen ülkesi.

Her yıl 50 bin göçmen almazsa çarkları durur.

Ayrıca işgal ettiği yerlerde işbirlikçilerini ülkesine taşımakla övünür.

Evet toprak olarak da, ekonomik olarak da, askeri olarak da güçlüdür.

Göçten yük almak gerekiyorsa bu en güçlüden başlamalıdır.

Hele mevzubahis Afganistan ise göçe sebep olan en başta yük almalıdır.

Erdoğan Suriye'den hiçbir ülkenin almadığı göç yükünü aldığını vurgulamışken, kast ettiğinin Afganistan olduğu da açıktır.

Bunun anlaşılmaması ancak siyasi körlük ve kasıtla izah edilebilir.

Ancak 'temsilci' özelinde, 'partime malzeme üreteyim, boşuna maaş aldığımı düşünmesinler' kaygısıyla da üretilmiş olabilir!

***

Zira aksi halde;

Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de başta Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu olmak üzere, neredeyse tüm kabine, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi ile birlikte gündeme gelen yeni göç dalgası ihtimali üzerine "Türkiye yeni göçmen kabul edecek durumda değil" dediler.

Defalarca...

Bu bir zayıflık ifadesi değil, adaletsiz yük paylaşımına tepkiydi.

Böyle de algılandı.

CHP tarafından 'bile'...

CHP'nin ne genel başkanı, ne yardımcıları, ne de her konuda ortaya atılanları "Erdoğan, ülkemizi nasıl zayıf gösterirsin" demeyi akıl edemedi!

Washington temsilcisi etti!

'Aa, burada kaçırmışız bunu' diye Kılıçdaroğlu'nun önüne koydular, tweetçisi de yazdı!..

***

CBS'deki röportajı dinlemedim, bağlamına ve sözün Türkçesine bakmak lazım.

Ama 'velev ki' aynen böyle dedi, Afganistan bağlamında yorumu açıktır.

CBS'i izleyen Amerikalılar bunu bir zafiyet itirafı olarak anlamış olabilir mi?

Sanmam.

Zira okudukları Wall Street Journal gazetesi, daha iki hafta önce şöyle yazmıştı: "Burası dedenizin Türkiyesi değil. Ankara, soğuk savaştaki gibi sadık bir şekilde Batı yanlısı değil. Ama yine de önemli bir müttefik. Başkan Biden, bu önemli ilişki hakkında yeni bir düşünme biçimi geliştirmeli. Türkiye ve çevresi, ABD-Türkiye ilişkilerini hem daha önemli hem de daha karmaşık hale getirecek şekilde değişti, ancak Washington henüz yeni bir ortaklığın nasıl çalışabileceğine dair bir vizyon geliştirmedi. Ankara'nın dış politikası daha bağımsız ve daha az öngörülebilir olmaya devam edecek. Washington, Türkiye'nin Hollanda, Norveç veya İspanya gibi davranmasını beklerse, ilişki her iki tarafı da hayal kırıklığına uğratır."

CHP'nin, Türkiye'yi en azından Amerikalılar kadar anlayabilecek bir Washington temsilcisine ihtiyacı var!

***

Sandığı getirmeye gelince...

Erdoğan'ın karşısında aday kim?

Kılıçdaroğlu aday olabilecek mi?

Çıkmadığı mindere davet eden güreşçi!..

Hakikaten, salim kafayla bir düşünün...

***

Ama anlıyorum.

Hatırlayın, 'fahri' genel başkan yardımcısı Biden'dan demokrasi dilenmişti.

CHP'nin strateji ekibi, ABD bağımlılığının görünür olmasının yanlışlığını anlamış.

Kılıçdaroğlu, bir süredir "ABD'ye karşı Türkiye'nin çıkarlarını koruma" havası verecek çıkışlar yapıyor.

Hatırlayın, demokrasi dileğinden hemen sonra ABD ve AB'ye yönelik, "Ben Erdoğan gibi değilim, sizi zor günler bekliyor" tweeti atılmıştı hesabından.

Kılıçdaroğlu'nu Erdoğan 'gibi' göstermeye çabalıyorlar.

Da...

Hem ciddiye alınabilecek doğru noktaları bulmak gerekiyor.

Hem de aslı varken sakil duruyor...

HDP İmralı'yı muhatap göstermedi, tabii!..

Önceki hafta 'Millet İttifakı' cephesinde şunlar oldu:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dedi ki; "Kürt sorununu çözmek için meşru bir organa ihtiyacımız var. HDP'yi meşru organ olarak görebiliriz." (12 Eylül)

HDP eski eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Sezai Temelli dedi ki; "Kürt sorununun çözümünün yegâne muhatabı HDP değil. Asla unutulmaması gereken şey demokratik çözümün adresi ve asıl muhatabı İmralı'dır." (19 Eylül 2021)

CHP'den uyarı gitti. HDP ve CHP'ye yakın medya organlarında bu durum "kamuoyunda tepki çekmesi üzerine" diye tanımlandı.

HDP'nin terörden hükümlü eski eş başkanı Selahattin Demirtaş dedi ki; "HDP, Kürt sorunu dahil olmak üzere, Türkiye'nin tüm sorunlarının çözümüne taliptir, irade sahibi siyasi bir aktördür ve elbette muhataptır. Çözümün adresi de doğal olarak TBMM'dir."

Ama CHP'ye de 'başka muhatapları' işaret ederek 'siz onları biliyorsunuz' dedi: "Tabii ki HDP, Kürt sorununun çözümünde tüm tarafların ve her kesimin açık ve şeffaf katılımını, muhataplığını bilecek siyasi birikime ve deneyime sahiptir."

Temelli'ye de 'bu kadar açık konuşma' uyarısı da yaptı: "Faydasız ve çoktan tükenmiş tartışmalar gündeme getirmek çözüme katkı sunmaz." (21 Eylül)

Temelli de mesajı aldı, "Yaptığım şey kişisel görüşümdü. Yoksa tabii HDP elbette meşru muhataptır. Meclis'te demokratik zeminde çözüm arayışlarımız devam ediyor ve edecek" dedi.

Ama ekledi "Öcalan'ın muhataplığı önemlidir."

HDP eş Genel Başkanı Mithat Sancar dedi ki; "Çözümün adresi Meclis'tir. HDP kendi rolünü açıklayan bir partidir. Kürt sorununun çözümü noktasında da HDP'nin muhataplık ve aktörlük rolü açıkça ortaya çıkar. Kürt sorununun çok boyutlu ve çok aktörlü bir nitelik taşıdığını göz ardı etmemek gerekir. İmralı'nın da bu konuda önemli rolü vardır ve olacaktır." (21 Eylül)

HDP Sözcüsü Ebru Günay dedi ki; "Sayın Öcalan gerçekliğini görmezden gelme imkanı yoktur. Muhataplık tartışmaları kapanmıştır." (24 Eylül)

***

CHP ve İyi Parti tarafından gelecek açıklamaları bekledik.

'Çıt' çıkmadı...

Ne 'cumhuriyetçi, Kemalist' CHP kanadından...

Ne 'milliyetçi' İyi Parti kanadından...

Ne diğerlerinden...

'Terörle arasına mesafe koyması' beklenen, 'terör örgütünün yanında konumlanan' HDP'liler hiç İmralı'yı işaret etmemişler!

***

2018 seçiminde de HDP ile işbirliğini 'bakın, seçim pusulasında ittifak içinde değiller' diyerek geçiştirmeyi başarmışlardı.

Sonrasında TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'liler CHP ve İyi Parti sıralarına dönüp yüzlerine vurarak, "Sayemizde burada oturuyorsunuz" diye haykırdığında da göğe bakıp ıslık çalmışlardı.

***

Buna 'mezarlık korkusu' derler.

Mezarlıklarda korkulacak bir şey yoktur.

Mezarlık çarpmaz ama millet çarpar.

Siyasetin mezarlığı da milletin çarptıklarıyla dolu...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi