• $13,7461
  • €15,5554
  • 787.756
  • 1910.41
2 Kasım 2021 Salı

Biri de çıkıp ‘adam yaptı' demedi ya…

Siyasete Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce'nin hediyesidir; 'Adam kazandı'...

2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karşısında CHP'nin adayı olan İnce, seçim gecesi CHP Genel Merkezi'nin itirazları sürerken bu sözüyle sonucu kabullenmişti.

***

İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, yeni yüzüyle 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı'nın 98. yıldönümünde açıldı. Açılışı ben de sizin gibi TV'den izledim.

Gözümün önüne, son 10 yılda AKM üzerinde 'kimi' mimarlar, oyuncular, şarkıcılar, televizyoncular, gazeteciler ve siyasetçilerin tepkileri ve 'direniş'leri geldi.

Ne senaryolar yazılmıştı...

***

AKM yıkılacak, yerine AVM yapılacaktı!..

Sanat, ranta mahkûm edilecekti!..

Opera binası yapmakta samimi değillerdi, ticari bir projeye dönüştüreceklerdi!..

Atatürk'ün adı silinecek, İstanbul Kültür Merkezi olacaktı!..

'Akepe iktidarı' Cumhuriyet'in sembol yapısını yıkarak Cumhuriyet'le hesaplaşmak istiyordu!..

Enkaza dönüşmüş AKM çehresine dokunacak sihirli eli bekliyordu ama beyhude bir bekleyişti bu, orayı yerle yeksan etmeyi planlayanlar vardı!..

İktidar Cumhuriyet'in mimari mirasına ilişkin sistemli bir yıkım süreci içindeydi!..

AKM'yi Cumhuriyet dönemi eseri olduğu için yıkmak istiyorlardı!..

Oysa AKM, ruhunun güzelliği dışına vurmuş, iktidarlara değil halka hizmet vermiş, sanatçılarla halkı buluşturmuş bir semboldü; yok edilme kararı ne korkutucuydu!..

Cumhuriyetimizin büyük kazanımlarından Devlet Tiyatroları, Opera ve Bale, senfoni orkestraları yok edilirken AKM'nin sonuna kadar savunulması gerekiyordu!..

Topçu Kışlası'nı (o da tarihi bir binaydı, Fransız mimarın tasarımıyla yıkılmıştı) savunan kibirli, saldırgan, nobran, dediğim dedikçi ve rantçı zihniyetle sonuna kadar mücadele edilmeliydi!..

AKM, çürümeye terk edilerek itibarsızlaştırılmaya çalışılıyordu!..

Oysa mevzubahis çirkinlik veya güzellik değildi, çirkinse 'bizim çirkinimiz'di!..

'Ey oyuncu tayfası, ey seyirciler, Şan Tiyatrosu yakıldı-yıkıldı sustunuz, AKM yıkıldı sustunuz'du!..

Sanat sahnesizdi!..

AKM kalacak bu düzen yıkılacaktı!..

'Sanatın aydınlığını AKP karanlığına teslim etmeyeceğiz'di!...

Ve fakat;

'Orada dev bir opera, sanat, tiyatro binası yapılmalıydı; orası sadece sanatın hizmetine sunulacaksa ne âlâ'ydı!..

***

AKM, 2008'de kullanılamaz hale geldiğinde yenilenmesi bu 'tayfa'nın açtığı davalarla gecikmişti.

Zaten AKM, bir 'yapılamama' hikayesiydi.

Cumhuriyet'in 23 yılında, 1946'da projelendirilmiş, 1953'te, yani 6 yılda tamamlanacağı duyurulmuştu.

Ancak o gün geldiğinde inşaat bitmemiş, belediyenin bütçesi bitmişti.

İnşaat Maliye Bakanlığı'na devredilmiş, 2 yıl da orada beklemişti.

1956'da yeni bir proje hazırlatılmış, ancak o da 27 Mayıs 1960 darbesine takılmıştı.

Nihayet, 12 Nisan 1969'da, yani projelendirilmesinden 23 yıl sonra, Cumhuriyet'in 46. yıldönümünde açılabilmişti.

Derken...

Bir yıl sonra 27 Kasım 1970'te yanmıştı!

Onarımı 8 yıl sürmüştü.

Netice;

Yapım-onarım işleri 31 yıl süren bina, 30 yılda kullanılamaz hale getirildi, 2008'de yine kapandı.

***

İşte 'yıktırmayız, yaptırmayız' korosu orada sahne aldı.

2019'da bitirilmesi planlanıyordu, ancak temeli atılabildi.

Onlar kendi rollerini oynarken, arkada 'set işçileri' çalıştı.

AKM'nin mimarı Hayati Tabanlıoğlu'nun mimar oğlu Faruk Tabanlıoğlu, babasının projesini -aslına sadık kalarak- yeniden yorumladı.

Araya koronavirüs salgını girdi.

Buna rağmen inşaat 2,5 yılda tamamlandı.

14-16 katlı 5 blok olarak inşa edildi.

2040 kişilik opera, 802 kişilik tiyatro, cep tiyatroları, sinema, sergi, konferans salonları, atölye, müze, kütüphane, yeme-içme mekanları ile

donatıldı.

Çocuklar için sanat merkezleri, genç yetenekler için müzik platformu oluşturuldu.

Akustik, sahne, ses, ışık ve elektronik donanımında son teknoloji kullanıldı.

Çevresi 'sanat sokağı' haline getirildi.

Yönetimi de marka isimlerden oluşan bir Sanat Kurulu'na bırakıldı.

Yazımın boyutunu aşan özellikleri için lütfen akmistanbul.gov.tr adresine bakın.

***

Muharrem İnce, ister bir 'hak teslimi', ister CHP yönetimine tepkisi yüzünden olsun "Adam kazandı" diyebilecek olgunluğu, cesareti göstermişti.

AKM için senaryo yazan, adının önünde uzunca sıfatlı, kerli ferli, bir avuç bıyıklı, az da olsa İMDB puanlı, bol instagram takipçili, kültür-sanat ve dahi 'eylem insanı' suskun!

Kınamıyorum.

Zira 'mahalle baskısı' değil, bildiğin 'meydan dayağı' yiyecekleri bir mahalledeler...

Kimse mahallesinden taşınmasın, tamam.

Ama salim kafayla düşünelim;

'Sanatçı muhalif olur' da mahallesine neden muhalefet edemez?

Marifet, Gezi kalabalığında, yani 'hazır kitle varken' muhalif olmak mıdır?

Ya da 'zinde güçler'in ışıkları yanarken?

***

Diyeceksiniz ki;

"İstanbul'un sorununu tünel çözer" diyenler de Boğaz'da karayolu, demiryolu tünelleri yapıldığında sustular.

Üstüne, CHP'li belediye başkanının şehir içi tünellerini kapatmasını alkışladılar!

Erdoğan onlardan daha ne bekliyor ki?

Haklısınız, beklemiyor.

Yapıyor...

Ama...

Mustafa Hatipler imzalı, yüz küsur yıl önce ırkçı bağnazlığın ve saldırganlığın yaşattığı Balkan göçleri trajedisini anlatan kitabının adıdır, 'İnsan Ziyanlığı'...

Sene neredeyse 2022...

İdeolojik bağnazlıkla kendi kendini yiyip tüketmekle ne çok zamanlar, ne çok hayatlar ziyan olup gidiyor hâlâ...

Biden+Pentagon+Lockheed Martin=Kongre

Önceki gün AKŞAM'da duyurmuştuk.

SETA Washington ofisinin düzenlediği panelde konuşan ABD Kongresi Türkiye Dostluk Grubu eski Başkanı Wexler, Türkiye'ye yeni F-16 satışının, Pentagon ve özel sektörün desteğiyle Kongre'den geçebileceğine işaret ederek, "Bu Türk-Amerikan ilişkilerinde bir dönüm noktası olur. Başkan Biden'ın yerinde olsam, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Afganistan ve İran'ı konuşmak isterdim. İran konusunda sadece İsrail ve Körfez ülkeleriyle değil, Erdoğan'la önceden konuşulması gerekir. Çin ve Rusya'ya odaklanmış ABD için Türkiye ile işbirliği şimdi daha önemli" demişti.

Biden da, Erdoğan'a "Elimden geleni yapacağım" dedi.

Uzun lafa gerek yok.

Başkan, "ABD'nin ulusal çıkarına olduğu için" Kongre'den Türkiye'ye F-16 (veya F-35) satışına onay isteyecek. Kongre'yi ikna edemezse 'ülkesinin ulusal çıkarlarını iyi savunamamış' olacak.

Ayrıca, ABD'de hiçbir lobi, savunma sanayii ve finans lobisinden güçlü değildir.

Radyoevi de otel olacaktı!

2005'te de şöyle bir şey olmuştu.

Bir turizmci, lüzumsuzluk örneği olarak TRT Harbiye Radyoevi'nin otel yapılması önerisini ortaya atmış, üzerinden aynı koro alıp yürümüştü.

Önüne her mikrofon uzatılan 'yıktırmayız'lı laflar etmiş, gazete haberlerine 'bir grup aydın ve sanatçı' olarak geçenler, protesto gösterisi bile yapmıştı.

Hatta içlerinden 'öngörü sahibi' biri, "Bugün buranın başına gelenler yarın AKM'nin başına gelebilir" bile demişti.

O bina şimdi tadilatta.

Son gördüğümde ara katı müzeye çevrilmişti. İlk kullanılan radyo cihazları, belgeler, dergiler, kitaplar sergileniyor, konserler ve program kayıtları dinlenebiliyordu. Binanın inşa sürecini anlatan bir videoyu izlerken, 16 yıl önce bir üfürük üzerine koca koca laflar edenleri hatırlamıştım.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler