• $31,4676
  • €33,8653
  • 2063.15
  • 9193.69
15 Nisan 2022 Cuma

Avrupa'da rüzgar ‘enerji'ye göre değişti

Almanya, kömüre 2030'da 'tamamen' veda edeceğini, son 6 nükleer santralden üçünü de bu yıl kapatacağını açıklamıştı.

Ancak Rusya-Ukrayna savaşından sonra enerji politikalarını yeniden ele aldı. Masada nükleer ve kömüre veda sürecini uzatmak da var.

Hükümet ortağı Yeşiller Partisi bile "Hiçbir fikir tabu değil" diyerek kömür ve nükleerden yararlanma süresinin uzatılmasına onay verdi.

Dünyada ABD'den sonra ikinci nükleer santral sayısına sahip Fransa, AB içinde 10 ülkeyle birlikte 'yeni reaktörler inşa edilmesi' için girişim başlattı.

AB Komisyonu'nun da nükleer enerjiyi 'yeşil yatırım' olarak kabul etmesi bekleniyor.

İngiltere ise daha ileri giderek, 8 yeni nükleer reaktörün inşa edileceğini duyurdu.

***

AB'nin 27 ülkesinden 13'ündeki santrallerde toplam 106 nükleer reaktör bulunuyor.

Bunların 56'sı Fransa'da; İspanya ve Belçika'da 7, Almanya, İsveç, Çekya'da 6, Finlandiya, Slovakya ve Macaristan'da 4, Bulgaristan ve Romanya'da 2, Slovenya ve Hollanda'da ise birer nükleer reaktör var.

Şimdi her ülke kapasite ve reaktör sayısını artırmayı planlıyor.

'Dünya nükleerden vazgeçerken Türkiye neden yapıyor' diyenleri de unutmadınız değil mi?

***

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Avrupa'da ortaya çıkan doğal- gaz sorununa alternatif arayışlarında Türkiye-İsrail seçeneği en güçlü, hatta 'tek' seçenek haline geldi.

İsrail'in denizdeki en büyük doğal gaz sahası Leviathan'dan Türkiye'ye deniz altından boru hattı döşenmesi projesi yeniden canlandı.

Doğu Akdeniz'deki diğer kaynaklar da bu hat üzerinden taşınabilecek.

"Türkiye Akdeniz'de yalnız kaldı" diyenleri hatırlıyorsunuz değil mi?

AB'YE 'AMA'LI EVET...

ABD'nin en önemli düşünce kuruluşlarından Alman Marşal Fonu (German Marshall Fund/GMF), Türkiye'de ulusal tehditler, müttefikler ve AB algısını ölçen bir araştırma yaptırdı.

Araştırma, 2-26 Mart arasında 27 ilde, 2 bin 180 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılmış.

Sonuçları enteresan:

Türkiye'nin dış politikada en önemli ortakları Azerbaycan (yüzde 50), Katar (yüzde 18), Almanya (yüzde 15).

Türkiye için tehdit ülkeler; ABD (yüzde 58), Rusya (yüzde 31).

Olumlu bakılan ülkeler; Almanya (yüzde 16), İngiltere (yüzde 7), BAE (yüzde 6).

'Türkiye en yakın iş birliğini AB ile yapmalı' diyenler yüzde 33.

'Eğitim' konusunda Avrupa'ya yönelim ise sanıldığı kadar yüksek değil. "Çocuğunuzun Avrupa'da eğitim almasını ister misiniz" sorusuna evet diyenler yüzde 55, hayır diyenler yüzde 42 oldu.

Türkiye'nin AB'ye katılmasının iyi olacağını düşünenlerin oranı yüzde 58, 'AB üyeliği referanduma sunulursa evet derim' diyenler ise daha fazla, yüzde 61.

Ancak, "AB'nin Türkiye'yi kabul etme niyeti yok, oyalıyor" görüşünde olanlar da az değil, yüzde 53'ü aşıyor.

Avrupa'nın PKK gibi terör örgütlerine destek verdiğini düşünenlerin oranı yüzde 70.

Avrupalı devletlerin Türkiye'yi bölmek istediğini düşünenler ise yüzde 62'lerde.

Avrupa'da Türkiye karşıtı tutumun arkasında 'Haçlı ruhu' olduğunu söyleyenlerin oranı da az değil, yüzde 52...

'Türkiye-AB ilişkilerini iyileştirebilecek adımlar nelerdir' sorusuna da yukarıdaki verilerle uyumlu cevaplar geldi.

Katılımcıların yüzde 56'sı vize serbestisini, yüzde 41'i 'terörle mücadelede işbirliğini' önerdi.

Aynı şekilde, Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye'nin 'uzlaşmacı ve tarafsız' olmasını isteyenler yüzde 83. Ukrayna ile birlikte hareket edilmesini önerenler yüzde 8, Rusya'ya yakın olanlar yüzde 4 oldu.

Kıbrıs sorununu bitirecek iki alternatif olarak "KKTC'nin Türkiye'ye katılması" yüzde 39 destek bulurken, KKTC ayrı devlet olarak tanınsın diyenler yüzde 32 oldu.

Bence Türkiye'deki genel havayı büyük oranda doğru yansıtıyor.

KAZANDIRAN RAKİP 'LE PEN'

Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda 7 yıl önceki tablo neredeyse tekrarlandı.

Seçime katılım düşük oldu, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron oyunu yüzde 3,5 kadar artırarak yüzde 27,6 ile ilk sırayı aldı.

Aşırı sağcı Marine le Pen de oylarını yüzde 2'den fazla artırarak yüzde 23,41 ile ikinci tura kalan aday oldu.

Aşırı solcu aday Jean Luc Melenchon da oyunu 2 puana yakın artırdı, ancak yüzde 21,95 ikinci tur için yeterli olmadı.

Fransa'nın geleneksel iktidar partileri 3-5 oylarda kaldılar.

***

İkinci tur 24 Nisan'da yapılacak.

Ve 2007'de olduğu gibi Macron ile Le Pen yarışacak.

Sonuç,

Yine 2007'de olduğu gibi aşırı sağcı Le Pen cumhurbaşkanı olmasın diye oyların çoğu Macron'da toplanacak.

Zira yüzde 3-5'lerde kalan merkez ve sol partilerin adayları, seçmenlerini Macron'a oy vermeye çağırdı bile.

Aşırı sol aday Melenchon'un "Oyunuzu Le Pen'e vermeyin" demesi de yeterli.

Macron'un şansı, Le Pen gibi bir 'kazandıran rakip' olması...

***

Daha enteresan yanı şu:

Az farkla ikinci tura kalmayı kaçıran solcu Melenchon, seçimden sonraki bir ankete göre Müslüman seçmenin yüzde 69'unun oyunu almış.

Bu, lider kıtlığı çeken cumhuriyetlerde solcuların 'iktidar adayı' olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Ama solcuların...

Macron gibi 'devlet sosyal demokratları'nın değil.

"YÜZÜ BATI'YA DÖNÜK"LER TERK EDİLDİ

Türkiye'de iktidar değiştirmeye pek alışkın olan ABD ve Avrupalı siyasetçilerin sık söylediği bir şey var; "Yüzünü Batı'ya dönmüş Türkleri desteklemek..."

Bazı istisnalar dışında "aklını ve vicdanını Batı'ya kiralamış" olanları kast ediyorlar aslında...

O mahallede şimdi tuhaf bir 'mevsim geçişi' yaşanıyor.

Batı'dan gelen 'Türkiye yalnız kaldı' rüzgarı, yerini 'Türkiye vazgeçilmez ortak' rüzgarına bırakınca 'garip' oldular...

Mevsim geçişleri risklidir, hastalık yapar.

'Batılılaşma cereyanı'na fazla kapılanlar daha dikkatli olmalı...

UYSAL, 'MİLLET'İ DAĞITTI

Ankara'dan kulağıma bazı kulisler geldi.

Diyorlar ki;

Millet İttifakı'nda, hem DP Genel Başkanı Gültekin Uysal hem de SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun açıklamaları çatlak yarattı.

Uysal, 'altılı masa'da yan yana oturduğu eski AK Partili bakanları cumhurbaşkanı adaylığına layık görmedi, tepki aldı, lafı döndürmeye çabaladı ama tatmin edici bulunmadı.

Uysal, biraz boy göstererek seçimde İyi Parti listelerine birkaç milletvekili daha sokmaya çalışıyor.

Üstüne de Karamollaoğlu'nun '3. İttifak' çıkışı geldi.

Cumhur İttifakı'nda ise uyum ve işbirliğinden daha fazlası olabilir. Örneğin bir 'somut gelişme' olabilir, ancak şimdi açıklanması doğru değil. Bu somut gelişme yeni bir katılım olarak düşünülebilir.

<p>Peki, Jacob Rothschild kimdir, kaç yaşında? Portre'nin yeni bölümünde 'İsrail'i biz kurduk diyen

“İSRAİL'İ BİZ KURDUK” DİYEN JACOB ROTHSCHILD KİMDİR?

Eskişehir'de binanın garajı yandı! 30 kişi dumandan etkilendi

İkinci el otomobil alacaklar dikkat! Bu arabalar 150.000 TL ile 350.000 TL arası…

Pandalar 17 yıl sonra Çin'e gönderildi