• $ 5,8118
  • € 6,4732
  • 275.387
  • 110477
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Avrupa kendi teröristiyle baş başa kaldı

Avrupa ülkeleri, Suriye’deki ‘örgütler savaşı’nı kendi içindeki ‘aşırılık yanlılarını temizleme’ fırsatı olarak gördü.

DEAŞ’a veya YPG’ye katılmak üzere Irak ve Suriye’ye gidenlerin Türkiye üzerinden geçmelerine çanak tuttu.

Bu kişiler Türkiye, Irak, Lübnan, Mısır ve Ürdün üzerinden çatışma bölgelerine geçtiler.

Birçoğu ‘radikal eğilimli’ oldukları şüphesiyle takipteydi, birçoğunun dosyası daha kabarıktı.

Buna rağmen yola çıkarlarken pasaportları verildi, bilet almalarına ve yola çıkmalarına göz yumuldu.

Gittikleri ülkelere ise “Suriye’ye geçme şüphesi”ne dair hiçbir bilgi verilmedi.

Türkiye’nin Suriye ile 911 kilometre sınırı vardı ve buradan 2012’den itibaren her gün binlerce kişi kaçarak Türkiye’ye sığınıyordu.

Avrupalı teröristlerin önemli bir bölümü, bu hareketlilik esnasında sınırı geçerek Suriye tarafına geçmeyi başardı.

Avrupa ülkeleri, Türkiye ile bilgi paylaşmak yerine, geçen bu teröristler üzerinden “DEAŞ’a yardım” suçlamasında bulundular.

Ama aynı yolla YPG’ye geçenler için kimse bir şey söylemedi!

Her iki örgüte de katılanlar ‘savaşacak kadar’ radikalleşmiş kişilerdi.

Ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, Rusya, ABD ve diğer ülkeler de “Gittikleri yerde ölürler” diye çıkışlarına göz yumdular.

Çıkış yolunun açık olduğu mesajını vererek teşvik ettiler.

2012-15 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupalı muhataplarına bu konuda nasıl öfkelendiklerini biliyorum.

Ankara, bu konuyu ‘suç ifşası’ olarak ele almaya başlayınca geri adım attılar; bilgi paylaşımı yapmaya başladılar.

Türkiye buna rağmen büyük çoğunluğu kendi kaynaklarıyla edindiği bilgiler üzerine;

76 bin yabancıya giriş yasağı koydu.

Ülkeye girebilen 7 bin 550 yabancıyı yakaladı, sınır dışı etti.

Terör eylemi veya hazırlığında yakaladığı 1.150’sini tutukladı.

***

Şimdi;

Türkiye’nin Suriye’de önce DEAŞ’a, ardından da YPG’ye karşı sağladığı operasyonel başarının sonrasında, Avrupa ‘kendi teröristleriyle’ baş başa kaldı. Çünkü bazıları Suriye’de ölmedi!

Türkiye, şimdi onları tek tek ülkelerine göndermeye başladı.

Avrupa, bunları nasıl yargılayacağını tartışıyor. Teröristleri değil, sadece ‘çocuklarını’ almak istiyor.

Ancak böyle bir ‘seçme’ lüksü yok.

Yargılama aşamasında bu kişilerin ülkelerinden nasıl çıktıkları, kaç kez geri dönüp yeniden çıktıkları, nereye gittikleri ve neler yaptıkları ortaya çıkacak!

Bu kişiler, eşleri ve çocukları artık Avrupa’da yaşayacaklar.

Avrupa ülkeleri ne DEAŞ’lılara ne de YPG’lilere güveniyor.

YPG’lilerin de en az DEAŞ’lılar kadar ‘tehdit unsuru’ olduğunun farkındalar.

İngiliz Ağır Ceza Mahkemesi Old Bailey, YPG’ye katılan Aidan James adlı İngiliz vatandaşını, bu katılımdan değil ama katılımdan önce “terör örgütü PKK’ya ait Irak’taki bir kampta silahlı eğitim aldığı” için 4 yıl hapse mahkûm etti.

AB de PKK’yı terör örgütü kabul ediyor. Avrupa ülkeleri ya YPG’lileri yargılayacak ve bugüne kadar Türkiye’ye karşı kolladıkları yandaşlarıyla karşı karşıya gelecekler;

Ya da halklarını ‘terör eğitimi almış kişilerin ülkelerinde serbestçe dolaşmasının sorun olmayacağına’ ikna edecekler.

Beyaz Baretliler ve enteresan bir ölüm

‘Beyaz Baretliler’, İngiltere’nin Suriye’de ‘insani yardım’ için kurduğu bir örgüt.

Daha çok Şam rejiminin hedef aldığı bölgelerde görev yaptılar.

Bu yüzden de en çok rejimi destekleyen Rusya’nın hedefinde oldular.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Beyaz Baretliler’in DEAŞ bağlantılı militanlarla çekilmiş görüntülerini sıkça sosyal medyadan yayınladı; onları İngiliz Dış İstihbarat Servisi MI6 ajanları olmakla suçladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, en son 8 Kasım Cuma günü Twitter hesabından Beyaz Baretliler ve kurucusu Le Mesurier’i “eski bir MI6 ajanı olarak dünyanın her yerinde terörist gruplarla işbirliği ve provokasyon yapmakla” suçladı.

Le Mesurier, dün İstanbul’da kaldığı evin önünde ölü bulundu.

İlk bilgiler ‘üçüncü kattan düştüğü’ yolundaydı. Ancak bugün AKŞAM’ın birinci sayfasındaki fotoğrafa göre; ev ikinci katta, pencereler demirli, demirsiz balkonlu pencere ise düştüğü yerin üstünde değil.

Uyku ilacı aldığı, psikolojik tedavi gördüğü bilgileri ise bu durumu izah etmiyor.

Birkaç gün bekleyelim.

Zira Türk polisi ve savcılar ‘Kaşıkçı cinayeti’nden oldukça deneyim kazandı.

<p>Türkiye’nin ilk gastronomi kenti Gaziantep´te yemek odaklı ilgi çekici gelişmeler yaşanmaya devam

Kebapçı Çırağı Drone, Et Taşıyıp Kebap Ateşini Harladı

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!