• $32,5038
  • €34,7826
  • 2499.53
  • 9693.46
5 Şubat 2022 Cumartesi

Ah be komşu! Kendini bu kadar rezil etmesen

Yunanistan'ın kötülükleri de, kumpasları da yarattığı gerginlikler de bizi rahatsız ediyor.

Ama Atina yönetiminin, Türkiye'ye karşı giriştiği her işte başarısız oldukça, kendini daha da kaybederek 'ülkesini utanç verici duruma düşüren' yeni adımlar atması da bizi rahatsız ediyor.

Öyle ya da böyle 'komşu'...

Ve Ankara, komşusunun bu duruma düşmesinden mutlu değil.

***

Yine ne oldu diyeceksiniz.

Hatırlayacaksınız, Yunanistan, Ege'de '12 mil' tutturmasını sürdürürken, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de enerji aramalarına ve Libya ile deniz yetki alanı anlaşmasına çıldırırken, Atina'daki Libya Büyükelçisi Muhammed Menfi'yi 'istenmeyen adam' ilan etmiş, yani ülkesinden kovmuştu.

***

Sonra art arda şunlar olmuştu:

Menfi, Türkiye'nin desteklediği meşru Libya hükümetinin Başkanlık Konseyi Başkanı oldu!

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, kovduğu diplomatın ayağına giderek, "İlişkilerimizde yeni bir sayfa açalım, yanlışları silelim, geride bırakalım" dedi. Yunanistan'ın 7 yıldır kapalı olan Trablus Büyükelçiliği'ni açtı.

Türkiye-Libya anlaşmasından 'güya devletler arası anlaşma' diye söz ederek, iptal edilmesini, üstüne de "Türkiye'ye karşı işbirliği" istedi!

***

Yüzsüzlüğün kitabı yazılsa, bu örnek, giriş yazısı olmayı hak ederdi!

Menfi'nin ne dediğini bilmiyoruz ama aynı ziyarette görüştüğü Başbakan Abdülhamid Dibeybe'den, "Türkiye ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Biz başka ülkelerin değil, Libya'nın çıkarları doğrultusunda hareket ediyoruz" cevabını aldığını basın toplantısında duyduk!

***

Atina, Libya'dan sonuç alamadı, açtığı büyükelçiliğe atayacağı Büyükelçi de Trablus hükümetinden onay almadığı için göreve başlayamadı.

Ege ve Doğu Akdeniz gerginliğinde güvendiği Fransa'nın da yararını görmedi; sadece Fransızlar Yunanistan'a savaş uçakları sattı!

Doğu Akdeniz gazına ilişkin EastMed ortaklığı da ABD ve Fransız şirketlerin çekilmesiyle patladı.

***

Artık bir süre Türkiye ile uğraşmayı, Türkiye'nin arkasından kumpas çevirmeyi bırakır diye beklenirdi.

Ama yine kendini tutamadı.

Bu kez, atanamayan Yunan Büyükelçi'nin yerine bakan 'maslahatgüzar' işgüzarlığa girişti. Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasını iptal ettirmek için Libya yönetiminde kimden randevu alabilirse, 'Türkiye ile anlaşmanın iptali' için kulis yapmaya başladı.

O da 'patladı', diplomatik olarak...

***

Yunan medyasına da yansıdı, sosyal medyaya da.

Olay şu:

Yunanistan'ın Libya'daki maslahatgüzarı Ionnis Stamatekos, Trablus'da Başbakan Birinci Yardımcısı Hüseyin El-Katrani ile görüştü, ardından da "El Katrani bana, Türkiye-Libya anlaşmasının geçersiz olduğunu, Libya'nın çıkarına olmadığını söyledi" diye açıklama yaptı.

El Katrani de hemen ardından sert bir yalanlama yayınladı ve "Ben böyle bir şey demedim. Sadece bu anlaşmanın Parlamento'da onaylanmadığını söyledim" dedi.

Başbakan Yardımcısı'nın söylediği doğru. Zira Türkiye de Libya'da iki parlamentonun yapacağı seçim ve sonuçta oluşacak yeni parlamentonun anlaşmayı onaylamasını bekliyor.

Böylece anlaşma, hiçbir tarafın itiraz edemeyeceği bir güvenceye kavuşmuş olacak.

Ama Yunanistan, her düzeyde bu anlaşmayı iptal ettirmek için hala kulis yürütüyor, başarılı olamayınca da yalan söyleyerek hem kendilerini imha ediyorlar hem de ülkelerini, halklarını utandırıyorlar.

***

Özlü sözü biraz değiştirip kullanalım;

Su uyur 'komşu' uyumaz.

Ama uykusuz kalarak kendini perişan eder!..

KİEV DÖNÜŞÜ ERDOĞAN'DAN NOTLAR

- Son dönem küresel dış politikada 'liderliğin' öneminin altını çizdi.

- Avrupa'da Merkel'den sonra lider kalmadığını söyledi. (İsim vermedi ama Fransa Cumhurbaşkanı Macron'u hatırladık.

- Doğalgaz arz güvenliği için

yeni kaynak olarak Irak'ı ilk kez duyurdu, İsrail gazını da konuşacağını söyledi.

- Enerji ve terörle mücadelede Barzani yönetimiyle 'daha güçlü işbirliği' mesajı verdi.

- Irak'ta cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra 'daha olumlu' bir sürecin başlayacağına işaret etti.

- IKBY Başkanı Neçirvan Barzani'den de 'dostluğumuz çok farklı, hukukumuz ileri derecede' ifadelerini kullandı.

ERBİL VE BAĞDAT'I İZLEMEK GEREK

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, yani Irak Kürtleri'nin terör örgütü PKK/YPG saldırısı altında olması, Türkiye ile terörle mücadelede dayanışma sergilemesi, Türkiye'nin Erbil'in hemen güneyine kadar terörle mücadele operasyonu yapmasına destek vermesi, buna karşın 'Kürt siyaseti' yaptığı iddiasındaki HDP'nin terörle mücadeleye karşı çıkması, HDP'nin kendisini Kürtlerin değil, PKK'nın siyasi temsilcisi olarak konumlandırmasından başka bir anlama gelmiyor.

Öte yandan, Erdoğan'ı dinlerken, Irak'ta cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Bağdat yönetimi ile Türkiye'nin daha güçlü bir ilişki dönemine gireceği, Erbil yönetiminin de Bağdat'la daha uyumlu çalışacağı beklentisi oluştu bende.

Ortadoğu'dan Türkiye'ye doğru daha olumlu gelişmeler bekleyebiliriz.

<p>İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik acımasız saldırı ve ambargosu 7 aya yak

Nuseyrat Kampı'ndaki Filistinliler yıkımın boyutunu aktardı

Kaçıran pişman oluyor: 50.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri…

Bodrum'da inşaatta toprak kayması! İki işçi, yaralı olarak kurtarıldı

Uşak'ta şiddetli fırtına! Bazı ev ve ahırların çatısı zarar gördü