• $8,2364
  • €10,0327
  • 484.788
  • 1441.33
16 Nisan 2021 Cuma

ABD'nin Rusya ve Çin'le nüfuz savaşı

ABD Ulusal İstihbarat Başkanlığı, ABD'deki 18 istihbarat kurumunun değerlendirmelerini topladığı bir rapor hazırladı.

Raporun içeriğini ABD'nin resmi haber sitesi Amerika'nın Sesi yayınladı.

Raporda Rusya, İran ve terörizm başlıkları dikkat çekici, ancak en ciddi yer ayrılan 'tehdit' Çin.

Diğer konulara birer cümleyle değinmek gerekirse;

Rusya'nın "ABD'nin nüfuzunu sarsma ve Batı ittifakını bölme çabasını sürdüreceği" belirtilen raporda, Rusya'nın, eski Sovyet cumhuriyetlerindeki etki alanını ABD'nin kabul etmesini istediğine işaret edildi.

İran'ın nükleer anlaşma tekliflerine rağmen 'ikna olmayacağı', Suriye'de askeri olarak yerleşmeye ve Irak'ı karıştırmaya devam edeceği değerlendirildi.

Terörizm başlığı altında ise Avrupa'da beyaz ırkçılığın IŞİD ve El Kaide tehdidinden daha büyük olduğu vurgulandı.

Raporda Çin hakkında şu tespit ve uyarılar var:

"Çin, kendi nüfuz alanını genişletme, ABD nüfuzunu azaltma, ABD ile müttefikleri ve dostlarının arasını açma çabalarına devam edecek. Otoriter Çin sistemini tercih eden yeni uluslararası standartlar geliştirmeye çalışacak."

"Çin daha saldırgan olabilir, dünya genelinde yeni askeri üsler kurabilir, yeni anlaşmalar yapabilir. Çin daha büyük bir nükleer füze gücü inşa ediyor."

"Çin ayrıca uzayda bir istasyon kurmayı planlıyor. Dijital teknolojilerdeki gücü ile siber alanda tehdit olma pozisyonu değişmeyecek. Bu da, ABD içinde kritik önem taşıyan altyapıda bölgesel, geçici aksaklıklar yaşanmasına neden olabilir.

"Ancak Çinli liderler, çıkarlarına uygun olması halinde Washing-

ton'la gerginlikleri azaltmak için taktiksel fırsatlar yakalama arayışı içine girecekler."

ABD istihbarat kurumlarının başkanları geçen çarşamba günü de Kongre'de, 'Çin tehdidi'ni anlattılar, "Pekin'in bölgesel saldırganlığı, siber yetkinliği ve ekonomik nüfuzuna" dikkat çektiler. "Çin, Huawei'yi 5G teknolojisinde lider konuma getirmeye çalışıyor. Aynısını diğer teknolojilerde de deneyecek" uyarısında bulundular.

Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı Avril Haines, Çin'in siber kapasitesini kullanması halinde ABD'nin kritik altyapısını vurabileceğine işaret etti.

ABD'nin Hint-Pasifik Kuvvetleri Komutanı Amiral Philip Davidson da, "Çin, ABD'nin uluslararası düzen içindeki yerini ve liderlik rolünü ele geçirmeye çabalıyor. Ve bunu 2050'ye kadar başarmak istediklerini açıkça söylüyorlar. Bu süreyi kısaltacaklarından endişeliyim" dedi.

Mart başında da, ABD'nin Hint-Pasifik Komutanlığı İstihbarat Başkanı Tuğamiral Michael Studeman, "Çıkarlarının tehlikeye girdiğini düşündükleri her yere müdahale edebilecek son derece küresel ve seferber bir Çin ordusu göreceğiz" uyarısında bulunmuştu.

ABD, dün Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar açıkladı.

Çin'e yönelik de yeni adımlar atmasını bekleyebiliriz. Bunun için hedef kişi, kurum ve alanlar ile 'yöntemleri' belirlemeye çalışıyor. Bunun biraz zaman alması muhtemel. Zira ABD ekonomisi de üretim ve hammadde olarak ciddi oranda Çin'e bağımlı.

Peki ABD'nin asıl derdi ne?

Demokrasi?

Liberal ekonomi?

Serbest ticaret?

Hayatı kolaylaştıracak, bilimsel gelişmeyi hızlandıracak yeni teknolojiler?

Ya da;

Çin ve Rusya'nın siber teknolojileri bir siyasi müdahale ve saldırı aracı olarak kullanması?

Hiçbiri...

"ABD'nin küresel nüfuzunu azaltma ve kendi nüfuz alanlarını genişletme çabası."

Rusya, eski SSCB'nin etki alanında 'miras hakkı' istiyor.

İran, Suriye üzerinden Akdeniz'de aktör olmak istiyor.

'Tehdit' sınıfına alınmasa da, Türkiye'nin bölgesinde yeni bir rol kazanması ve ittifakta yeni bir ilişki biçimi istemesi de ABD tarafından 'hoş' karşılanmıyor.

Ancak bir genel değerlendirme yapılacaksa, ABD'nin 'temel tehdit ve risk aktörleri'ne karşı 'güvenilir ve güçlü müttefiklere' ihtiyacı olduğu sonucu çıkarılabilir.

Bu yönde ABD'li karar vericilere yönelik telkinler olduğunu çok sayıda analiz ve rapordan biliyoruz.

Bunun uygulanabilir ve sürdürülebilir olmasının iki şartı var:

- Müttefikler arasında güven ve dayanışmanın yeniden tesis edilmesi.

- ABD'nin Rusya, İran ve Çin'e yaptırımlarının 'aynı şekilde' Avrupalı müttefiklerinden de uygulanmasını beklememesi...

Aşı ile koronavirüsü salgınından çıkma ihtimali güçlendikçe, büyük güçler eski kavgalarına dönmeye başladı.

Türkiye'nin çok taraflı politikalarda sınanacağı yeni bir dönem başlıyor.

'ÜBER' DÜZELTME

Okuyucumuz Sevim Karabey uyardı.

"Biz saldıralım ama siz mağdur olmayın" başlıklı yazımda, "Her durumda haklı olma ve kazanma hakkına sahip bir 'über-üstün ırk' var bu ülkede!.." cümlesine işaret ederek, "Dilimiz Türkçe, über de neyin nesi" dedi.

Hak verdim.

80'ler dizisinden kulağıma takılan Almanca 'üst, yüksek, çok' anlamındaki bu kelimeyi alıntılarken, dizideki esprili kullanımına işaret etmeliydim.

Ama okuyucumdan da bir beklentim var; uyarı yaparken de Türkçeyi doğru kullanmak gerek...

<p>Avrupa sevdalısı aydınların asıl derdi ne? Neden bir  Avrupalı'dan daha 'Avrupa'cılar'? Avrupa öz

Avrupa'yı bize ışıltılı tablolar gibi çizenler kimler?

Filistinli gençler, İsrail'in saldırılarını balonlarla protesto etti

Hobi diye başladı! Şimdi tanesini 2 bin liradan satıyor

Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı, füze atışlarına hazır