• $28,9632
  • €31,2267
  • 1890.33
  • 7984.49
11 Temmuz 2023 Salı

Suriyelilerin dönmesini kim istemiyor?

Türkiye'de uzun bir süredir meseleler olgular değil, algılar üzerinden tartışıldığı için Suriyeli savaş muhacirlerinin dönmesini kim istemiyor sorusunun cevabı okuyucu için şaşırtıcı olabilir. Fakat önce cevabını vereyim, sonra gerekçelerini izah edeceğim.

Seçim süresi boyunca "Suriyeliler gi-de-cek" şeklinde kampanya yapmasına rağmen CHP aslında sığınmacıların ülkesine dönmesini istemiyor. Aynı şekilde HDP ve ırkçı nefret söylemiyle siyaset yaptığını sanan marjinal Zafer Partisi de Suriyelilerin topraklarına dönmesini asla istemiyor.

Farkındayım, sosyal medyada yürütülen bunca algı çabasına karşı bu siyasi yapıların söylemlerinin tam aksi bir maksadının olduğunu iddia etmek kolay değil. Fakat hakikat tam olarak bu.

Bunu anlayabilmek için Türk Devleti'nin Kuzey Kafkasya, Orta Asya ve güneydeki Türkmeneli hattı konusundaki tarihsel yaklaşımını doğru anlayabilmek gerekiyor. Tüm bu topraklarda yaşanan savaş ve krizlerde Türkiye bölge halklarının yanında yer alsa da kitlesel bir göçe karşı çıktı. Çünkü bu topraklardaki nüfusun azalması, hem nüfuz alanımızın daralmasını hem de Türkiye'nin güvenliğini zedeleyecekti.

Bu yüzden Hazar'dan Karadeniz'e uzanan ve Rusya'nın önünde doğal bir Müslüman bendi olan Kuzey Kafkasya'dan Türkiye'ye yönelik göçü teşvik etmedi. Çeçenistan'daki Rus işgalinin tüm sıkıntılarına rağmen insanların bölgede kalmasına, Kabardey, Dağıstan ve Nogay steplerindeki Müslüman ve Türk insan unsurunun azalmamasına gayret etti. Bu politika hala sürüyor. Bu bölge ülkemizin kuzeydeki ilk savunma hattı olma vasfını koruduğu sürece de devam edecek. Çin ile Rusya arasında paylaşılan doğu ve batı Türkistan için de durum aynı.

Aynı şekilde Irak'ın doğu ucu Diyala'dan başlayıp Kerkük ve Musul'u kapsayarak Suriye'nin tüm kuzey hattında devam eden ve Halep'i içine alarak Akdeniz'de sonlanan Türkmeneli Bölgesi'nden bir göç hareketini de Türkiye asla teşvik etmedi. 2003'te Irak'ta işgalle başlayıp 2011'de Suriye'ye sıçrayan savaş sebebiyle ülkemize bu hattan gelenlere kucağını açtı fakat iskân etmedi. Yani Arnavut, Boşnak, Pomak ve Yunanistan muhacirleri için yaptığı yerleştirme politikasını Suriyeliler için düşünmedi. Çünkü Balkanlar yenilerek çekildiğimiz topraklardı ve insanımızın bir daha dönebilmesi pek mümkün görünmüyordu. Zaten büyük çoğunluğu da dönemedi.

Fakat Türk Devleti için Irak ve Suriyeli göçmenlerin savaş biter bitmez dönmesi gerekiyordu. Çünkü burada Türkler ve en genel anlamda Sünni Müslümanlar aleyhine yaşanacak bir nüfus değişimi ülkemizin güvenliğini tehdit edecekti. Bu politikadan da asla geri adım atılmadı. Suriye'nin toprak bütünlüğüne sürekli vurgu yapılmasının sebebi budur.

Ordumuzun 1918'de Suriye'den çekilmesinden sonra Fransa'nın ülkeyi Halep, Şam, Lübnan, Alevi ve Dürzi adlarıyla beş küçük devletçiğe bölmesi hafızamızda hâlâ çok taze. Türkiye'ye en çok göç veren ve Selçuklu'dan bu yana tarihsel Türk yurdu olan Halep'in Türk ve Müslüman nüfusunu kaybetmesi bu yüzden Türk Devleti'nin en son isteyeceği şeydir.

Öyleyse HDP neden Suriyelilerin dönmesini istemiyor? Çünkü bu topraklarda ABD destekli bir PKK devletçiğinin kurulmasının önündeki en büyük engel Halep'in gerçek sahiplerinin varlığıdır.

CHP'nin ise iki gerekçesi var: Savaşın başından bu yana sürdürdüğü mezhepçi yaklaşımının Esat rejimi ve Lazkiye'den Hatay'a uzanan hatta bir karşılığı var. İkincisi ise HDP ile kurduğu ittifak Türkmenleri savunacak bir yaklaşıma imkân tanımıyor. Tam olarak bu yüzden TSK'nın Suriye'den çekilmesi ve 100 yıl aradan sonra yeniden siyasi ve askeri varlık gösteren Türkmenlerin etkisizleştirilmesi isteniyor. Hem CHP hem de HDP için Suriye Milli Ordusu'nun terörist olarak görülmesinin sebebi bu.

Peki, Türkçü sanılan ZP ve şürekâsındaki bu Suriyeli düşmanlığının sebebi ne olabilir? Bunun da iki gerekçesi var. Birincisi Türkçü gibi görünen pek çok figürü kazıdığınızda altından başka bir kimlik çıkıyor. İkincisi bu figürler için Müslüman Türk ya da Arap kimliğine karşı Arap ırkçısı olsa da Esat rejimi İslam karşıtı tutumuyla çok daha iyi bir müttefik.

<p></p><p>Azerbaycan Sismolojik Hizmet Merkezinden yapılan açıklamada yerel saatle 08.16'da meydana

Azerbaycan'da 5.6 şiddetinde deprem!

Havada taklalar atarak yere düştü! Yaya geçidinde kan donduran kaza

Uludağ'ın “Uyuyamayan” ayı ailesi! Yemek yerken görüntülendiler

Ustasından çay tarifi! Meğer yıllardır yanlış demliyormuşuz…