• $28,9448
  • €31,2467
  • 1890.14
  • 7978.82
29 Temmuz 2023 Cumartesi

“Sessiz çığlık”a veda

Henüz Bağdat'ın semasını kaplayan kara bulutlar dağılmamış, ABD'nin Irak üzerine 100 bin sortiyle bıraktığı bombaların alevleri sönmemişti. İlkokul sıralarından itibaren muasır medeniyet diye beynimize adeta çakılarak işlenen özgürlüğün kıblesi Batı imgesi, artık tüm dehşetiyle koyu karanlıktaki yerini alıyordu.

1992 yılıydı. Daha gerçek hayatta yaşanan bu korku filmi bitmeden, Bosna'da Sırp Çetnikler'in başrolünü oynadıkları kan banyosuyla tanıştık. Havaya kaldırdıkları üç parmaklarıyla Haçlı selamı veren barbar sürüsü Müslüman kadınlara tecavüz ediyor, çocukları kurşuna diziyor, Avrupa'nın orta yerindeki bu son Endülüs'ü yağmalıyordu.

16'sında dünyayla yeni tanışan bir genç için Batının manzarası buydu. Öyle ya şimdi de çok farklı değil. Zihnimdeki her boşluk İslam dünyasında yaşanan bu korkunç savaşlarla dolmaya başlarken bir arkadaşım doğum günüm vesilesiyle bir albüm hediye etti. Sinéad O'Connor ismini ilk kez o esnada duydum. Batı'ya ait ne varsa benim için yavaş yavaş bir nefret objesi haline gelmişken saçları kökünden kazınmış İrlandalı bir kadının şarkılarını dinlemek hiç de cazip değildi. Kaset bir kenarda hoş bir hatıra olarak kaldı.

Ta ki bu saçları kazılı tuhaf giyimli kız, ABD'de katıldığı bir canlı yayın esnasında Papa'nın resmini yırtana kadar. Bir yandan şöyle söylüyordu: Gerçek düşmanla savaşın! Bu protesto Papalığın kiliselerde işlenen çocuk tacizlerine sessiz kalmasına bir cevaptı. Bu olay müzik kariyerinin sonu oldu. Fakat onun için görkemli bir yolculuğun başlangıcı. Böylece İrlandalı bu sessiz çığlık Batı'daki vicdanın bir numunesi olarak belleğime kazındı.

Batı basını ve müzik dünyası Katolik Kilisesi'ne yapılan bu protestoyu hiç affetmedi. Üstelik kendisi ve ailesi İngiliz işgaline karşı direnen Katolik İrlandalıların bir parçasıydı. İsmi dahi bu mücadelenin bir kahramanından geliyordu. Fakat o bir yandan bağımsızlığı savunurken, diğer yandan Kilise'nin cürümlerine gözlerini kapatmamıştı. Türlü hakaretler daima peşini kovaladı. Fakat o yılmadı. Papa bu olaydan 9 yıl sonra tacizler için dünyadan özür diledi. İrlanda Hükümeti 1998'de son 70 yılda ülkede Kilise yurtlarında 9 bin bebeğin öldürüldüğünü doğruladı ve özür diledi.

O ise doğruyu bulma yürüyüşüne devam etti. Bir konserinde işgalleri protesto için ABD milli marşı okunurken sahneyi terk etti. Konserlerinden elde ettiği parayı kız çocuklarının eğitiminden, Afrika'da salgın hastalıklarla mücadeleye kadar pek çok alanda harcadı.

İnsanın fıtratında yer alan güzelliğe tutunup çıktığı bu yolculuk sonunda onu İslam'a ulaştırdı. Onu en çok etkileyen şey, İslam'ın kadın ve çocuklar konusunda takındığı tavır olmuştu. Kadını cinsel bir obje gibi görmeyip değer veren, çocukları Allah'ın bir emaneti olarak kabul eden İslam'ın öğretileri karşısında hayran olmuştu.

56 yaşında bir Müslüman olarak dünyaya veda ederken bizlere sadece Şüheda Sadakat olarak değiştirdiği ismini değil, haksızlık karşısında susmayan çığlığını armağan olarak bıraktı.

Güle güle Şüheda. Bir bilsen, dünyanın her bucağında seni ve yolculuğunu dualarıyla selamlayan ne çok insan var.

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uçağına Suudi Arabistan yolculuğu sırasında füzelerle dona

Savaş uçakları Putin'e eşlik etti

Havada taklalar atarak yere düştü! Yaya geçidinde kan donduran kaza

Uludağ'ın “Uyuyamayan” ayı ailesi! Yemek yerken görüntülendiler

Ustasından çay tarifi! Meğer yıllardır yanlış demliyormuşuz…