• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
19 Aralık 2023 Salı

İmamoğlu'nun sopası

Muhalefetin Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı ağır hezimet Millet İttifakı'nı hallaç pamuğu gibi dağıtmakla kalmadı, en büyük darbeyi İyi Parti'ye vurdu. İstifaların ardı arkası kesilmiyor. Akşener'in bu bozgundan tek çıkış yolu olarak gördüğü "partiyi bir siyasi kimlikle yeniden inşa etme çabası" ise şantaj ve tehditlerle büyük yara alıyor.

Türk siyasetinin sütunlarından olan MHP'yi bölerek Cumhur İttifakı'nı yıpratmayı hedefleyen bir proje olarak ortaya çıkarılan İyi Parti, şimdi kendisi bir siyaset mühendisliğiyle yok edilmek isteniyor. Tarihin cilvesi bu olsa gerek.

Ülkedeki sağ ve sol siyasetçileri ideolojik kimliklerine ve siyaset yapma biçimlerine bakmaksızın, sırf iktidara zarar vermek düşüncesiyle bünyesinde toplayan İyi Parti'de derin mağlubiyet sonrası yaşanan bu dağılma bu yönüyle anlamlı. Sonuçta Salim Ensarioğlu ile Aytun Çıray'ı ya da Yavuz Ağıralioğlu ile Bahadır Erdem'i ancak "siyasi bir başarı" aynı çatı altında tutmayı başarabilirdi. Böyle bir motivasyon da yoksa, apayrı dünyaların insanları olan bu kişiler neden birlikte siyaset yapsınlar?

İntikam duygusuyla gelenler, arkalarında enkaz bırakarak gidiyorlar. Ak Parti'ye büyük zarar vereceği umuduyla Akşener'in elinden tutup getirdiği Ensarioğlu giderken partinin tüm teşkilatını da yanında götürdü. Bir gün içinde Diyarbakır'da 12 bin 500 kişi istifa ederken, partinin bu ildeki tüm yapılanması çöktü.

Fakat İyi Parti'deki dağılmayı sadece ideolojik duruşla izah etmek mümkün değil. Bu bir yönüyle siyasetin doğası olarak kabul edilip mazur görülebilirdi. Ya yerel seçimlerde CHP'nin kuyruğuna takılmama kararı sonrası başlayan şantajları neyle izah edeceğiz?

İyi Parti'nin İBB Meclisi'nde çökmesini sağlayan operasyonun ardında kimin olduğu açık değil mi? 13 seçim hezimetinin yıkamadığı Kılıçdaroğlu'nu "delege yapısı martavalı"nın gölgesinde emekliye ayıran, yeni genel başkanlarını ardında el pençe divan durduran kim?

Seçimde ittifak yapmazsa, İyi Parti'nin yerel yönetimlerdeki tüm kazanımlarını kaybedeceği şantajını bir parça olsun anlayabiliriz. Sonuçta seçim aritmetik işi. Fakat İmamoğlu'nun elindeki bu sopanın kaynağı siyasi güç ya da aritmetik hesap değil. İşin kötü kısmı da bu.

CHP Kongresi'nde havada uçuşan iddialar, sabahlara kadar açık tutulan döviz büroları ve delegeler arasında gidip gelen çantalardı. Kılıçdaroğlu taraftarları, CHP'li belediyelere ait kamu kaynaklarının genel merkezin dizaynında kullanıldığını söylüyorlardı. Şimdi benzer iddiaları Akşener cephesi dillendiriyor. Öyle görünüyor ki İmamoğlu İyi Parti'yi istediği noktaya getirmek için aynı sopayı kullanıyor.

Bu durum, "Güneş Motel vakasının" CHP eliyle kurumsallaşmış halidir. Türk siyasi hayatını zehirleyen, politikacıları nesneleştiren bu çirkinlikten kurtulduğumuzu sanıyorduk. İstanbul'u bir rantiye çukuruna dönüştüren müteahhit eliyle 70'li yıllara yeniden döndük. Çok yazık.

İmamoğlu elindeki sopanın halka ait olduğunu unutmuş olabilir. Fakat İstanbul halkı unutmadı.

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi