• $32,8459
  • €35,6987
  • 2539.68
  • 11089.5
18 Haziran 2024 Salı

İçimizdeki yangınlar

Bir Kurban Bayramı'na daha, kurbanlar vererek giriyoruz. Neredeyse iki asırdır verdiğimiz kurbanlar hiç eksilmedi. Hüzünlü Bosna, yaralı Çeçenistan, gariban Afganistan, çilekeş Irak, kederli Suriye. Ülkelerimiz birer birer düştükçe, sıfatları da çoğalıyor. Kedilerin bile açlıktan öldüğü Gazze için hangi sıfatı kullanmalı, bilemedim. İki bayram değil yalnız, tam 76 yılın tüm bayramlarını gözyaşı nehirlerinde yıkanarak yaşayan bir halk var Filistin'de.

Neden böylesi bir yangın yeri bu coğrafya? Yeraltı zenginliklerimiz mi yok, insan gücümüz mü? Hepsi var. Hem de fazlasıyla. Üstelik sadece Müslümanı bulmuyor bu topraklarda acı. Hepimiz bu ateşten nasipleniyoruz. Neden böylesi bir felaketle karşı karşıyayız? Ve nasıl çıkarız bu cendereden? İşte bu sorulara bir yanıt arıyor kendince "İçimdeki Yangın". Hazır bayram tatilindeyken izleyin bence.

Denis Villeneuve'nin yönetmenliğini yaptığı Kanada yapımı film Lübnanlı Süha Bechara'nın gerçek hayat hikâyesine odaklanıyor. Elbette gerçeğin birebir kopyası değil. Sonuçta bir belgesel değil. Fakat film boyunca Lübnan İç Savaşı sırasında Beyrut sokaklarında dolaşıyor, bir Hristiyan kadının gözünden din, mezhep ve etnik köken üzerinden çıkartılan fitnenin nasıl dalga halinde büyüdüğüne şahit oluyorsunuz. Bugün Suriye ve Irak'ta yaşananları daha iyi anlayabilmek için iyi bir rehber. Hatta Türkiye'de güçlü, kararlı ve fırtınalar karşısında yalpalamayan bir iktidar olmasaydı neler yaşayabileceğimize dair önemli bir fragman İçimdeki Yangın.

Bugün ülkemizde ırkçılığı, yabancı düşmanlığını ve mezhepçiliği körükleyen çevrelerin gerçek niyetlerini anlamak ve başarılı olmaları halinde ne duruma düşebileceğimizi görmek, ibret almak isteyenler mutlaka izlemeli. Gösterime girmesinin üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen, coğrafyamızın temel sorunlarını çarpıcı bir şekilde özetliyor, güncelliğinden hiçbir şey kaybetmiş değil. Haber bültenlerindeki ölü ve yaralı sayılarının ardında nasıl hayatlar yaşandığına dikkat kesiliyor ve inanılmaz bir dramla yüzleşiyorsunuz. Fas asıllı Belçikalı oyuncu Lubna Azabal'ın inanılmaz bir performans sergilediği filme bence biraz zaman ayırın. Derinden sarsılacaksınız.

Coğrafyamızdaki bu yangınlar nasıl bir anda başlamadıysa, bir gecede de son bulmayacak. Bunun için güçlü siyasi irade, adeta bir satranç oyuncusu dikkatine sahip diplomasi ve kendimizi koruyacak savunma sanayisi gerekiyordu. Şükür ki artık üçü de ülkemizde var. Yeterli olmayabilir. Eksiklikleri, zaafları olabilir. Fakat var.

Bunu daha iyi görebilmek için Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan'ın katıldığı İsviçre'de gerçekleşen Barış Konferansı'na bakmak yeterli. Ukrayna Savaşı'nı sonlandırmak için yapılan bir toplantıya savaşın tarafı durumundaki Rusya'nın katılmamasına sadece Türkiye'nin itiraz etmesi dünyada adil bir barışı gerçekte kimin istediğini göstermeye yetmiyor mu? 14 Milyon Ukraynalının mülteci durumuna düşmesi, on binlerce Rus ve Ukraynalının bu anlamsız savaşta can vermesi tek bir Avrupa ülkesinin dahi umurunda değil. Oysa Türkiye'nin umurunda. Üstelik bu iki halkla dini ya da etnik hiçbir bağı olmamasına rağmen. Batı'nın içinde "yangınlar nasıl söndürülür" diye bir derdi olan hala kaldıysa "Türkiye gerçek bir meşale taşıyor elinde", rehberlik yapabilir. Elbette arkası dolu gerçek bir özgüvenden bahsediyorum.

Kemal Sunal filmlerine taş çıkartan replikler sunan Özgür Özel'inki gibi bir şeyden değil. Ona bakılırsa "İspanya'nın Filistin'i tanıması için Madrid'e açtığı bir telefon" yetmiş. Tebrik mi edelim, şifa mı dileyelim bilemedim.

<p>Adana'da 4 kişilik ailenin baraj gölüne düşerek hayatını kaybettiği feci kazanın görüntüleri orta

Adana'da bir ailenin yok olduğu kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ebru Özkan yeni imajıyla hayran bıraktı

Ebru Özkan yeni imajıyla beğeni topladı!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (23 Temmuz 2024)