• $28,9418
  • €31,3265
  • 1885.93
  • 8087.24
12 Eylül 2023 Salı

Bu neyin provası?

Sokak ortasında başörtülülere yönelik saldırılar, siyasi parti görünümündeki faşist bir oluşumun sosyal medya üzerinden sürdürdüğü yalan ve abartılı haberler ve son olarak İzmir'de Suriyeli kadınların bebekleriyle birlikte dövülüp hakaret uğrayarak otobüsten atılmaları neyin habercisi? Birileri ülkemizde iç savaş mı çıkartmak istiyor? Etnik ya da mezhebi farklılıkları kaşıyarak yapılmak istenen ne?

Önce şunu net olarak ortaya koyalım: Bir toplumda iç savaş, ancak devletin zayıflaması ve kurumların kendi içinde hiziplere ayrılarak toplumun bir kesimini destekleyip diğer kesimini düşmanlaştırmasıyla mümkün olur. Suriye ve Irak'ta böyle oldu.

Irak'ta ABD işgali sonrası yönetim İran yanlısı Şii Araplara teslim edilmemiş ve milli ordu lağvedilip yerine mezhep temelli bir ordu kurulmamış olsaydı 20 yıldır iç savaş yaşanmazdı. Aynı şekilde Suriye'de rejim kendisine karşı başlayan ayaklanmayı durduramayınca son çare olarak mezhep kartına sığınmayıp, İran'ı yardımına çağırmamış olsaydı bugün 12 yıldır süren bir mezhep savaşı yaşanmazdı.

Türkiye'de Cumhur İttifakı'nın iktidarda olması tüm bu iç savaş senaryolarının gerçekleşmesinin önündeki en büyük engel. Bölücülüğe ve ayrımcılığa izin verilmediği gibi, ittifak partilerinin hiç birisi muhalefet bloğundaki bazı partiler gibi Batı'nın çıkarlarının sözcüsü de değil. Hatta Suriye muhalefetini Batı yandaşı olarak gören Vatan Partisi dahi, konu mültecilere geldiğinde son derece yapıcı ve iç barışı önceleyen bir politika izliyor. Ayrıca Türkiye'de etnik ya da mezhebi bir gruba dayanmayan milli bir ordu var. İşte bunlar ülkemizin en büyük şansları.

Türkiye geride bıraktığımız seçimlerde iç savaş ve bölünme tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Ülkeyi bölmek isteyen bir terör örgütüyle, halkın büyük kesimini gerici olarak yaftalayıp, Arapları ve Türkmenleri mancınıkla sınır dışına atmayı vaat eden bir örgütün ortaklaşa desteklediği Kılıçdaroğlu iktidarında devletin ne hale geleceğini bir düşünün? Uçurumun kenarından döndük.

Peki, yükselen bu ırkçılık ve şiddet büyük bir tehlike değil mi? Toplumda kapanmaz yaralar açacak çirkin kışkırtmalar yaşanabilir mi? 6-7 Eylül, Maraş, Sivas ve Çorum hala hafızalarımızda taze. Sınır komşularımızda yaşanan mezhep savaşını topraklarımıza taşımak isteyenler, "Kürtçü, Türkçü, Alevi ya da Sünni maskesiyle" böylesi kirli bir oyunun figüranı olabilirler. Fakat bugün başarılı olamazlar.

Neden mi? Bütünüyle asparagas haberlerle milleti 1955'te Rumlara karşı tahrik ederek, sermayenin el değiştirmesini sağlayanlar devletin güçsüzlüğü sayesinde bazı köşe başlarını tutan devlet içindeki çıkar gruplarıydı. Maraş ve Çorum'da Alevi-Sünni savaşı çıkartılmak istendiğinde iktidar güçsüz ve acizdi. Hatta kısa süre sonra Batı destekli darbeyle yönetime el koymak isteyen cunta böylesi olayların çıkmasına ihtiyaç duyuyordu.

Sivas olayları güçsüz SHP-DYP koalisyonu döneminde yaşandı. Her iki partinin de gündeminde ülke menfaati yoktu. Birisi devlet içinde mezhepçi kadrolaşmaya yoğunlaşmışken, diğeri kısa bir süre sonra gerçekleşecek darbenin aparatı olacak mafyatik ve kirli figürlerin esiri olmuştu.

Bugün tüm bu süreçleri geride bıraktık. Peki, tehlike bütünüyle geçti mi? Hayır. Zaafları ve ihtirasları olan insan bu dünyada var oldukça ırkçılık da bölücülük de olacak. Fakat panzehiri elimizde. Güçlü bir devlet ancak gönlü geniş, ufku açık ve ahlaklı bir milletle olur. Muhacirin, garibanın, ten rengi farklı olanın, başka dinden olan komşumuzun derdine derman olmak, hiç olmazsa bir selam vermek, tebessüm etmek elimizde. Elbette devlet de üzerine düşeni yapmalı. Yargı, iç savaş hayali görenlerin kâbusu olmalı. Unutmayın, Habiller Kabillerden her zaman daha fazla olmuştur.

<p>Mardin kırsalında gerçekleştirilen Kahramanlar-32 Operasyonunda biri kırmızı kategoride olmak üze

Mardin'de 'Kahramanlar' operasyonu

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti