• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
08 Aralık 2014 Pazartesi

Yolsuzluk yapanın kolunu koparırım

Başbakan Davutoğlu: Yolsuzlukla mücadele konusunda taviz vermeyiz. Cumhurbaşkanımızın iradesi de böyleydi benim iradem de böyledir.

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu Atina dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı:

-Başdanışmanınız Mahçupyan’ın yolsuzluk algısına dair yorumu vardı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yolsuzluk konusunda mücadelede taviz vermeyiz. Cumhurbaşkanımızın iradesi de böyleydi benim iradem de böyledir. Cumhurbaşkanımızın geçmişteki, bizden önceki yolsuzluklar konusunda takındığı tavır bellidir. AK Parti yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklara karşı yola çıktı. Bunun üçünde de önemli mesafe katedildi. Yasaklara karşı Demokratikleşme.... Yoksulluğa karşı... Son gelen rakam yoksulluk gibi görünen 4.6 dolar günlük gelir, biz geldiğimizde yüzde 30’du. Şimdi yüzde 2.7. Türkiye 12, 13 yılda birden maden, petrol kaynakları keşfetmedi. Birisi bize milyarlarca avroları vermedi. Nerden geldi bu kaynaklar? Geçmişteki yolsuzluk ve hortumlanma olayları kesildi ve Türkiye bereketlendi.

CUMHURBAŞKANI HEDEFTİ

Ola ki bazı istenmeyen olaylar yaşanır. Bu konudaki tutuma bakıldığında ki Meclis’te soruşturma komisyonu Başbakanımızın yani Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kuruldu. Yeni kurulmadı. Eğer birşey saklama arzusu olsaydı bu kurulmazdı. Şu anda da hiçbir müdahale olmadan yürüyor. Ama bir taraftan da biliyoruz ki bütün o dosyaların yan yana getirilip bir dinamit etkisi yapması için uzun süre bekletildikten sonra gündeme getirilmesi sonra da 25 Aralık’ta doğrudan Cumhurbaşkanımızın hedef alınması orada siyasete bir müdahale ve darbe yöntemi olduğu da aşikâr. Bütün bunlar yaşandıktan sonra soruşturma komisyonu kurulmuş ifadeler yapılmış... Bizim olağanüstü kongrede ben emaneti Cumhurbaşkanımızdan devralırken yaptığımız konuşmalara bakın. Sayın Cumhurbaşkanımız da yolsuzluklara karşı hiçbir tolerans olmayacağını vurguladı ben de ‘yolsuzluk yapan kardeşim olsa kolunu koparırım’ dedim. Ola ki bir yolsuzluk olursa da buna ne Cumhurbaşkanımız tolerans gösterir ne ben gösteririm.

Kader arkadaşıyız

- Cumhurbaşkanı’nın bazı açıklamaları oldu. Bunlardan birisi sizinle sayın Cumhurbaşkanı’nın arasının açılmaya çalışıldığı yönünde haberler yapıldığı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını gördüm. Bir kere bu (yayınlar) beklenmedik bir gelişme değil açıkça söylemek gerekirse. Bir zamandır, Gezi’den bu yana, önce Gezi’yle ‘acaba parti içinde ve Türkiye’de bir hükümet sıkıntısı çıkartılabilir mi’ diye bir çaba oldu. Biz bunu aştık. Baktılar ki bir zamandır bekliyorlar, bu sakin geçişte her hangi bir gelişme olmayınca bu sefer bir sıkıntı olabilir mi diye yorumlar üzerinden...

BİZ YENİ TANIŞMADIK

Bunlar beklenebilecek şeyler açıkça söylemek gerekirse. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında iki makam arasında çatışma, ihtilaf bir farklı görüş çıkabilir mi diye uzun zamandır beklendiğini biliyoruz. Cumhurbaşkanımız da biliyor ben de biliyorum.
Şunu ifade edeyim. Cumhurbaşkanımızla biz yeni tanışmadık. On yıllara varan tanışıklığımız var. Biz kader arkadaşıyız. Yedi yıla yakın ben başdanışmanlığını yaptım. Siyaset düşünmeden başdanışmanlığını yaptım bunu herkes biliyor. En kritik süreçlerde her şeyi paylaştık. Daha sonra Dışişleri Bakanı olarak Başbakanımızın yanında çalıştım beş yıla yakın. Yine herşeyi paylaştık ve bütün kritik süreçlerden omuz omuza çıktık.

Dostluğumuz siyasi değil

“Şunu herkesin bilmesi lazım ki böyle gazete haberleriyle yorumlarla Cumhurbaşkanımızla benim aramıza birinin girmesi mümkün değildir. Çok zor süreçleri birlikte aştık. Bir kere herkes bunu bilsin. Bu konularda da bağışıklıyız. Aşılıyız tabiri caizse. Böyle bir ihtilafı körüklemek isteyen taraflar olursa.... Bizim aramızdaki dostluk siyasetle başlamış değil. Siyasetle kaim değil. Bulunduğumuz makamlarla irtibatlı değil. Kalıcı ve dünya ahiret dostluğuna dayanan bir birlikteliktir. Bir de buna devlet geleneğinin getirdiği sorumluluklar eklendi. Dolayısıyla sayın Cumhurbaşkanımızla bizim ilişkimiz hem devlet geleneğinde Cumhurbaşkanı-Başbakan ilişkisidir. Yetkilerimizi kullanırken bu geleneğe Sadık olarak kullanırız. Ama şahsi ilişki bağlamında da öyle kolay sarsılacak bir ilişki biçimi değildir.”

İstanbul-Selanik arasına hızlı tren

BAŞBAKAN Davutoğlu Yunanistan ziyaretini şöyle değerelendirdi: “Genel olarak söylemek gerekirse çok verimli geçti. Oturup, iki ülke sanki bir coğrafyaymış gibi konuşuldu. Mesela ulaştırma projeleri nasıl geliştirilir? Mesela Çanakkale köprüsü yapıyoruz. Midilli Adası’ndan Yunanistan ana kıtasına Çanakkale köprüsü yapılınca en kısa yol Balıkesir tarafını geçip Çanakkale köprüsünden Yunanistan’a girmek olacak. Eğer İstanbul-Selanik arasına hızlı tren yapılırsa iki şehir turizm üzerinden birleşecek.”

Doğalgaz geliri her iki toplumun

- Gazla ilgili mutabık kaldığınız çerçeve nedir?
Bizim söylediğimiz husus şuydu. Ya kapsamlı çözüme ulaşacak şekilde müzakereler hızlansın ve müzakerelerden sonra yeni devlet gazı araştırsın ve bulsun. Dolayısıyla her iki toplumun olsun. Ya da vakitte gecikme olacaksa iki taraf da ortak bir komisyon kursun birlikte gazı çıkaracak şekilde. Ve bu gazdan gelen gelir de çözüm için kullanılacak şekilde değerlendirilsin. Türkiye ile Yunanistan da bunun bir parçası olur ve bu gaz Türkiye, Yunanistan üzerinden Avrupa’ya ulaştırılır.

Sonuca yakın bir şey var ama...

- Ama henüz sonuç yok değil mi?
Sonuca yakın birşey var ama onu ben şimdi zikretmeyeyim. Önümüzdeki günlerde toplanılacak. Olumlu bir atmosfer var. Takribi bir çözüm formülü var, bizim teklif ettiğimiz onların da konuşabiliriz dediği bir çözüm var. Ama buna şimdi girmeyelim. Herkes şunu farketti: Tek taraflı bir şekilde çıkarılması ve işletilmesi mümkün olmayacak. Şimdi bir müzakere süreci imkanı doğdu ve bunda da Türkiye ile Yunanistan’ın birlikte çalışma iradesi var.

Hergün görüşsek ‘kriz mi var’ derler

- Cumhurbaşkanı ile ailecek bir araya geldik dediniz. Ne sıklıkla kişisel temas gerçekleşiyor?
”Cumhurbaşkanımızla görüşmemiz için her hangi bir rutin yok. Haftalık olağan görüşmemiz dışında her zaman arayıp görüşebiliriz. Nitekim geçen akşam da hatta bahçeden geçerek yemek yedik. Ben “Ya böyle olmuyor. özlüyoruz” dedim. Çünkü Başbakanlık Başdanışmanı’yken, Dışişleri Başkanı’yken sık sık beraberdik. Şimdi sürekli olmuyor. Biz her gün görüşsek ‘bir kriz mi var’ denir. Bir sürü şey söylenir. Biz gerekli olan her an görüşüyoruz.”

Kılıçdaroğlu’nun olumsuz ifadesi

- Eşiniz Kılıçdaroğlu’na taziye ziyaretinde bulundu. Fikir kime aitti?
”Taziye ziyaretiyle ilgili açık söyleyeyim. Vefat olduğunda ben Erzincan’daydım. Tam da Kılıçdaroğlu ile ilgili konuşuyordum dedim ki eleştirmeyeceğim. Tunceli’ye geçerken arkadaşlara sordum, ‘Kılıçdaroğlu geliyorsa, cenaze Tunceli’den kalkacaksa ona göre bir düzende. Bulunun ben eşimle birlikte kendilerini ziyaret edip taziyede bulunmak istiyorum’ dedim. Fakat onlar daha sonra gelecekti. Olmadı.”

Türkiye’de aynı geminin içindeyiz

Davutoğlu, eşi Sare Hanım’ın taziye ziyaretini şöyle anlattı: “Fakat daha cenaze kalkarken çok ağır hakarette bulundu. Mecburen ben de cevap vermek durumunda kaldım. O olmamış olsaydı muhtemelen bu ziyaret beraber de gerçekleşebilirdi. Doğrusu Kılıçdaroğlu aynı gün o şeyle başlayınca bunun tılsımı bozuldu. Ama Sayın Hanımefendi Selvi Hanım’ın burada bir dahli yok. Vefat eden de onun annesi. Eşim ‘ne yapalım’ deyince ‘sizin gitmeniz iyi olur’ dedim. Birlikte konuştuk. Burada siyasi bir mücadele yürütüyor olsak dahi insani konuda benim için herşey biter. Türkiye’de aynı geminin içindeyiz.”

CHP’ye ‘tarih cahili’ tepkisi

Davutoğlu: Bize mezar taşlarını mı okutacaklar? diyor. İşte, bunlar tarih cahili. O mezar taşları ecdadın bıraktığı bu toprağın tapu mührüdür.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Van ve Eskişehir’de partisinin 5. olağan Genel Kurul toplantılarına katıldı. Milli Eğitim Şurası’nda tavsiye kararı niteliğinde kabul edilen Osmanlıca dersi hakkında CHP’nin tepkilerini yanıtlayan Davutoğlu, “Kılıçdaroğlu, ‘Bizi ortaçağa götürmek istiyorlar’ diyor. Bir başka Genel Başkan Yardımcısı, ‘bize mezar taşlarını mı okutacaklar?’ diyor. İşte, bunlar tarih cahili. O mezar taşları, bu toprakların mührüdür. O mezar taşları, o hakir gördükleri mezar taşları şehitlerimizin bu topraklarda ecdadın bıraktığı tapu mührüdür” diye konuştu.

ORTAÇAĞ KARANLIĞI

CHP’ye eleştiride bulunan Davutoğlu, şöyle devam etti: “CHP, hala tarihimizi anlayabilmiş değil; hala eski bir mantıkla orta çağ karanlığından bahsediyorlar. Ortaçağ karanlıktır dedikleri dönem, insanlığın aydınlatıldığı, yüce vahyin geldiği aydınlık çağdır. Alemlere rahmet olarak gelen Resul’ün çağıdır. Ortaçağ karanlığına bakanlar, gitsin ortaçağ karalığının yaşandığı skolastik düşüncenin, doğmatik düşüncenin Avrupa’sına baksınlar.

AYDINLIK ÇAĞLARIN İZİ

Bizim tarihimizde ortaçağ karanlığı yok; bizim tarihimizde Van’ı irfan şehri yapan, ilim diyarı yapan aydınlık çağların izleri var.” Davutoğlu, tarihdaşlığı tekrar ihya etmek üzere yola çıktıklarını vurgulayarak, “Bu tarih düşmanlarına, milletin inancını, milletin mirasını anlamayanlara da cevap vermek üzere yola çıkıyoruz” dedi.

Çocukları kaçırılan aileler yardım istedi

Başbakan Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu Van’da ellerinde PKK tarafından dağa kaçırılan çocuklarının fotoğraflarıyla kendilerini bekleyen aileleri görünce makam aracını durdurarak sorunlarını dinledi. Çocuklarının hayatından endişe eden aileler, Başbakan’dan kurtarılmaları için yardım istedi.

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı