• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
2 Kasım 2014 Pazar

‘Yemeği ocakta ye’ demek zulümdür

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Soma’dan sonra her türlü tedbiri aldık. Ama işveren, yemesinden kısar, ‘yemeği evden getir, ocakta ye’ derse bu zulümdür.

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan bir günlük çalışma ziyaretinde bulunduğu Paris’ten dönerken gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İşte o sorular ve Erdoğan’ın yanıtları:

Kömür ocaklarında birkaç ay arayla iki facia yaşadık...

ERDOĞAN: Soma’dan sonra her türlü tedbiri aldık. Ama iş tedbir almakla bitmiyor, insan faktörü de önemli. Mesela işveren ‘az kazanıyorum’ bahanesiyle işçinin yemesinden içmesinden kısar, ‘yemeği vermem evden getir, ocakta ye’ derse, bu zulümdür.
‘Daha fazla bir şey yaparsanız, bu sektör ölür’ diyorlar. O zaman sen de kömürü bırak, başka sektöre geç. Elini tutan mı var?
Kömür üretimini robotlaştırmak gerekiyor. Bakın, Avrasya Tüneli’nde bir robot var. Günde 10 metre deliyor. Ayrıca taşı, toprağı toplayıp gönderiyor. İş güvenliği konusunda, tedbirlerin yanı sıra, duyarlılığın da artması gerekiyor.

NİYE SOKAĞA DÖKÜYORSUN?

Son bir haftada dört şehit verdik. HDP’de farklı tavırlar görülmeye başladı. Çözüm süreci derken söylemlerin değişmeye başlaması… Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
ERDOĞAN: Herşeyin bir sabır noktası var. Biz bu süreci başlatalı 5 yıl oldu. Önce Açılım Süreci dedik, daha sonra Milli Birlik ve Kardeşlik; şimdi de Çözüm Süreci diyoruz. HDP sokağa çıkma çağrısı yapıyor. ‘Şiddet için değil’ diyorlar. O zaman ne diye sokağa döküyorsun? Sokağa çıkın deyince; ‘Maskeni tak, sopanı al, molotof kokteylini al, belli dükkanları yak…’ Bu, o demek. Sabrın sınırı var diyorum. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem.

Böceklerin nereden alındığını bulduk

‘Tarihin en uzun MGK’sı diye nitelenen son MGK’da Paralel Yapı ile ilgili bir süreç belirlendi mi?
ERDOĞAN: Toplantı sonrasında yapılan açıklamada var zaten bu husus. Paralel yapı dediğimiz bu oluşum, Başbakanlığım dönemimde, çocuklarımdan kardeşlerime kadar benim tüm ailemi dinledi. Böyle bir alçaklık olabilir mi?..

İHANETLERİ ORTAYA ÇIKTI

Daha önce de söyledim, bu kesimlerin, legal görünüm altında illegal bir yapılanma içinde olabileceklerini tahmin edemedik. Bu nedenledir ki yurt içi ve yurt dışındaki eğitim faaliyetlerine, hatta ticari faaliyetlerine her türlü meşru desteği verdik... Ama süreç içerisinde, bunların aslında ihanet içinde olduklarını ortaya çıktı. Başbakanlık ofisine koydukları böceklerin nereden alındığını bulduk. Şimdi dinledikten sonra bunların nereye gönderdikleri araştırılıyor.

ABD’den fazlasını veriyoruz

Erdoğan: ABD’nin onlara verdiği silahların bedelinin çok üstündeki meblağları biz, Türkiye’ye sığınan Kobanili Kürtler’in iaşeleri için harcıyoruz.

Çözüm Süreci’ni kararlılıkla sürdüreceğinizi, hiçbir sapma olmayacağını söylemenize rağmen Kürt grupları süreci tehlikeye atabilecek girişimlerden vazgeçmiyorlar. Son örnek 1 Kasım’da sokağa çıkma çağrıları. Bir başka nokta: Kandil ile ABD’nin ilişkilerinin güçleniyor izlenimi vermesi…

ERDOĞAN: Çözüm süreciyle ilgili plan devam ediyor. Kobani’yle ilgili görüşlerimizi ABD’ye biz net olarak ifade ettik. Müttefik bir ülkenin, bizim terörle bağlantılı olduğunu düşündüğümüz bir gruba silah vermesini doğru bulmayacağımızı da söyledik. Ama akabinde C-130’larla oraya silah indireceksin; bunların bir bölümü PYD’ye gidecek, bir bölümü de dedikleri gibi yanlışlıkla da olsa DAİŞ’e.

Bu konularda, ABD’de her birimin sözcüsünden farklı bir ses çıkıyor. Beyaz Saray sözcüsü bir şey söylüyor, Pentagon sözcüsü başka bir şey, Dışişleri sözcüsü daha başka bir şey, Ulusal Güvenlik Kurulu sözcüsü başka bir şey…

NATO PLANLAMASINA GÖRE

Bazıları ABD’ye destek vermediğimizi iddia ediyor. Yalan. Gerekli desteği verdik. Ama biz bu desteği belirli kurallar çerçevesinde verir, NATO planlamasına göre yürürüz. Şunu da söyleyeyim, ABD’nin onlara verdiği silahların bedelinin çok üstündeki meblağları biz Türkiye’ye sığınan Kobanili Kürtler’in barınmaları iaşeleri için harcıyoruz.

36’ncı Paralel’in üstü güvenli bölge olmalı

Türkiye ile Fransa birlikte uçuşa yasak bölge oluşturabilir mi?
ERDOĞAN: Bakın, aslında tehdit altında olan benim, yani Türkiye. Nitekim, geçenlerde, vatandaşlarımızın can güvenliği için bir köyü boşaltmak durumunda kaldık. Dedikleriniz, ancak ancak BM Güvenlik Konseyi kararıyla, o olmazsa NATO kararıyla sağlanabilir. Bana göre, 36’ncı Paralel’in üstü güvenli bölge ilan edilmeli. Neden? Çünkü, topraklarımızda 1.6 milyon sığınmacı var. O bölgede onlar için farklı planlamalar yapılabilir. Kobani’yi bir yana bırakın, Halep tehdit altında. Halep, Kuzey Suriye’nin kalbidir Halep. Ve ne yazık ki, orada koca bir tarih yok olmak üzere.

Kısacası Irak-Suriye üstünden bir sınır mı çizmeye çalışılıyor?
ERDOĞAN: Çok farklı, çok karmaşık hesaplar olabilir. Bakın, DAİŞ petrolünü kim alıyor? Esad yönetimi. Yani, Musul petrolünü Esad’a peşkeş çekiyorlar. Suriye’de Esad’a karşı direniş başladığında sadece ÖSO vardı. Sonra sonra terör örgütleri ortaya çıkmaya başladı.

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!