• $8,1992
  • €9,764
  • 458.159
  • 1393.24
13 Temmuz 2015 Pazartesi

Tıpış tıpış gidersin!

Başlığı okuyup hemen tırnaklarınızı çıkarmayın. Amacım kimseye akıl vermek, ahkam kesmek veya herhangi bir ölçüsüzlük yapmak değil. Sadece bir benzetme yaparak günümüz tartışmalarına bir nebze de olsa ışık tutmak.

Hemen her fırsatta 7 Haziran’da milletin verdiği mesajı aldıklarından, ülkeyi kaosa sürüklememekten, fedakarlıktan, aklı selimden bahseden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun neredeyse her açıklaması bir kriz nedeni. Allah’tan bu açıklamalarını uygulama fırsatı bulamıyor. Yoksa eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer dönemini mumla arar hale gelirdik.
Bakın son olarak Vatan gazetesinde yayımlanan röportajındaki söylediği cümleler insanın tüylerini ürperten cinsten. Önce bu röportajın birkaç gün öncesine gidelim. Kılıçdaroğlu; "Koalisyon hükümetinde olursak, Beştepe’de yapılması muhtemel Bakanlar Kurulu toplantılarına gitmem" dedi. Bu cümleyi okuyunca aklıma hemen şu soru geldi: “Hadi Bakanlar Kurulu’na gitmedin. Peki Ahmet Davutoğlu hükümeti kuramadı ve bu görev Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sana verilecek. Ne yapacaksın, Beştepe’ye gitmeyecek misin?”
Benim zihnimde bu sorular dolaşırken, "yok canım, o kadar da değil. Görevlendirme için tabii ki Beştepe’ye gider, onu kastetmemiştir" şeklinde yorumlar yaparken, Kılıçdaroğlu’nun Vatan’daki cümleleri gündeme bomba gibi düştü.
Soru aynıydı; ‘…hükümeti kurma görevi verilirse, Saray’a gitmeyecek misiniz?’

YA TEK BAŞINA İKTİDAR OLSAYDIN NE YAPACAKTIN?

Buyurun cevaba: “Görevi Saray’dan almam. Cumhurbaşkanı, Sayın Baykal’ı Dışişleri Konutu’nda kabul etmişti mesela... Ben öyle bir durumda görevi almaya, benzer bir çağrı olursa tabii giderim. Saray’da değil, başka bir yerde yani”.
Bunu okuyunca insan ne düşüneceğini ne söyleyeceğini şaşırıyor. Ne anayasa ne kurallar ne siyasi nezaket hiçbir şey kalmıyor, hepsi yerle bir oluyor!
Cumhurbaşkanı ile Deniz Baykal arasındaki görüşmeyi, görevlendirmeyle nasıl bir tutarsınız Sayın Kılıçdaroğlu? O, resmi bir görüşme değil ki. O görüşmenin Beştepe’de yapılma zorunluluğu yok ki. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün sayın Kılıçdaroğlu. Etrafınızda size bunu söyleyecek kimse yok mu?
Peki Sayın Kılıçdaroğlu size başka bir soru daha!
7 Haziran seçimlerinden tek başına iktidar çıksaydınız ne yapacaktınız? Saray’a çıkmayacak mıydınız?
Şimdi gelelim yazının başındaki o açıklamalarıma neden olan benzetmeye.
Kılıçdaroğlu, 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce şöyle demişti; “Her kuruşun hesabının sorulmasını istiyorsan, senin hayatına birisi gelip müdahale etmesin diye düşünüyorsan, sandığa gideceksin, Ekmeleddin İhsanoğlu’na oyunu vereceksin. Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz, demokrasinin gereğini yapacaksınız...”
Evet, böyle diyordu Kılıçdaroğlu.
O yüzden Sayın Kılıçdaroğlu, gerekirse, şartlar gerektirirse siz de tıpış tıpış Saray’a gidersiniz!
Bunu ben değil anayasa, prosedürler, siyasi nezaket ve teamüller söylüyor.

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü