• $13,4927
  • €15,2881
  • 796.511
  • 2011.16
6 Ocak 2017 Cuma

Olmadı Cumhuriyet Mitingi de yapın!

Terör örgütü DEAŞ’ın Reina katliamından sonra ‘ölüm istismarcıları’ hep bir ağızdan ‘yaşam hakkına müdahale’ yaygarasına başladı. İlk önce saldırganın ‘Noel Baba kıyafetli’ olduğu iddiası atıldı ortaya... Kamera görüntüleri bunun koca bir yalan olduğunu kanıtladı ama algı operasyonunu yürütenler bir kere düğmeye basmıştı. Gizli servisler tarafından kurgulandığı açık olan saldırının amacı, Türkiye’de mezhep ve inanç çatışması yaratmaktı. Sosyal medyadan hemen “Türkiye’de yılbaşı kutlayanlar tehdit altında. Farklı yaşam tarzlarına saldırı var” kampanyası başladı. Bu kampanya sadece sosyal medyayla da sınırlı kalmadı, başta Doğan Grubu gazeteleri olmak üzere, malum medya organları da harekete geçti. Bir anda tüm DEAŞ saldırılarında olduğu gibi, vahşi katliamın asıl suçluları bir kenara itildi ve iktidar hedefe konuldu! Terörün ve onu kullanan üst aklın da istediği buydu….
Peki Türkiye gerçekten de 2017 yılına girerken farklı yaşam biçimindeki insanlara yönelik saldırılar, baskılar olan bir ülke miydi? Çok geriye gitmeye gerek yok, daha yılbaşından 5 gün öncesine bakalım. 25 Aralık’ta Hatay’dan İstanbul’a Mardin’den İzmir’e Türkiye’nin dört bir yanında Hıristiyanlar Noel’i kiliselerde özgürce kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Noel ve Musevilerin Hanuka bayramları için birer kutlama mesajı yayımladı. Bu mesaj aslında bugün dillendirilen ‘yaşam tarzına müdahale’ algısına erken cevap niteliğindeydi.

MEDENİYET MESAJI VERDİ

Erdoğan kutlama mesajında aynen şu ifadeleri kullandı: “Farklılıkları zenginlik telakki eden, din, dil ve ırk ayrımı yapmayı reddeden köklü bir medeniyetin mensupları olarak bizler, dün olduğu gibi bugün de herkesin kendi din ve geleneğini özgürce yaşayabilmesine büyük önem veriyoruz…”

10 YIL SONRA AYNI ALGI

Şimdi biraz daha geriye gidelim. Türkiye, AK Parti’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002’den bu yana, farklı inanca ve yaşam biçimine sahip vatandaşlara verilen haklar ve özgürlükler anlamında çığır açtı. Önceleri kendi aralarında bile anadilini konuşamayan Kürt yurttaşlarımız bugün devlet televizyonunda kendi dillerinden yayın izliyor. Kürtçe eğitim veren okullar açıldı. Sokaklarda, hastanelerde Kürtçe tabelalar… Akdamar Kilisesi’nde 95, Sümela Manastırı’nda tam 88 yıl aradan sonra ayin yapıldı… Bunların hepsini anlatsak sayfalar yetmez.
Ancak biliyoruz ki, amaç üzüm yemek değil... Diğer yandan bugün koparılan yaygaranın 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi başlatılan kara propagandayla benzerliği dikkat çekici! O gün de AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayını seçtirmek istemeyenler, “Laiklik elden gidiyor”, “Yaşam tarzımıza müdahale edilecek” diye suni bir kaos ortamı yaratmış, oluşan ayrıştırıcı atmosfer Cumhuriyet mitingleriyle zirveye çıkmıştı!
Ama artık Türkiye ne 2007’nin Türkiyesi, ne de mevcut irade Cumhuriyet mitingi tarzı organizasyonlarla dizayn edilecek bir irade! Şunu görelim, ülkemiz FETÖ, PKK, DEAŞ gibi terör örgütlerinin arkalarına gizli servisleri de alarak başlattığı açık bir savaşın hedefi durumunda. Gün bir olma, beraber olma, diri olma günü! Zaman, oluşturulan suni gündemlerle yeni fay hatları yaratılmasına izin vermeyip, bu büyük oyunu bozma zamanı...

<p>Çok şanslı biri olduğunu söyleyen Bülent  Serttaş, 'sahnelerden çok para kazanıyor ve kazandırıyo

Gayrimenkul zengini Bülent Serttaş'ın duası: Rabbim çok para verme!

İstanbul'da bordo-mavi fırtına!

Beyaz örtü her yeri sardı! İşte Türkiye'den kar manzaraları

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı