• $9,2851
  • €10,7576
  • 526.752
  • 1409.56
11 Ekim 2014 Cumartesi

Kobani’nin suç ortakları

Öyle çok fazla derin analizlere falan gerek yok. Tablo çok net ortada!
Belki de Türkiye’nin kaderini belirleyecek ‘çözüm süreci’ başlayalı neredeyse 2 yıl oldu. Trafik kazaları hariç tek bir şehit haberi almadık. Sorunun tarafı olan terör örgütü PKK’dan da ölen olmadı. Bu süreç içerisinde altına dinamit konulmaya çalışılsa da çok akıllı manevralarla bunlar püskürtüldü.
Son 3 günde ise aralarında şehitlerin de olduğu 30’dan fazla ölü.
İşte ‘çözüm süreci’ bu demek! Barut kokusunun, kurşun seslerinin, ölümün olmadığı bir ülke. Nedeni ne olursa olsun bunu görmemek, sekteye uğratmak, bu durumdan keyif almamak, ülkeye ihanetten başka bir şey değildir.
Böyle bir ortamda kimin nasıl bir tavır aldığını, sorumlu sorumsuzların neler yaptığını toparlamakta fayda görüyorum.
- HÜKÜMET: Kendi halkından sayıları yüzbinleri bulan insanı katleden Esad rejimine ‘dur’ denilmesi gerektiğini her fırsatta ve her platformda dile getiren hükümet, bugün yine aynı noktada. Suriye rejiminin yarattığı IŞİD terör örgütünün bölgeyi kan gölüne çevirmeye başlamasıyla birlikte bütün dünyaya aynı uyarıyı yaptı. “Gelin bölgeyi terör örgütlerinden tamamen temizleyelim” dedi. Yapılması gerekenleri tek tek sıraladı. Geçici çözümlerin bölgeyi daha da kaosa sürükleyeceği uyarısını yaptı. 2 milyondan fazla insana sınırlarını açtı. Bölgedeki sorunun çözümü için çok kapsamlı bir tezkere hazırladı. Ve bütün bunları yaparken ‘çözüm süreci’nin ne kadar değerli olduğunun altını çizdi. Süreçle ilgili çok ciddi adımlar attı. Belki de gözlerden kaçan çok ciddi bir ayrıntı daha var. Son günlerde yaşanan vandallıklara rağmen güvenlik güçlerine itidalli davranma talimatı verdi. Geçmişte yaşananlara baktığınızda ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız.
- CHP: İnanın ne yapmak istediklerini anlamak mümkün değil. Anamuhalefet lideri önce, IŞİD’le mücadele için oluşturulan koalisyon güçlerine Türkiye’nin katılması gerektiğini savundu. Arkasından, bu maksatla çıkarılan tezkereye ‘hayır’ dedi. Kamuoyu ‘CHP ne istiyor?’ tartışmalarını yapmaya başlamışken, bu kez de ‘sadece Kobani için tezkere çıkaralım, gidelim orayı temizleyelim geri dönelim’ demeye başladı. Elde böyle bir tezkere varken neden böyle bir çağrı yapıldığını kimse anlamadı. Aslına bakarsanız, bunun altında yatan neden, hükümet kanadının Esad tavrı. Halkını katlettiğinde bile Esad’la yanyana fotoğraf çektirmekten geri durmayan CHP, Esad’a zarar gelmesini istemiyor.
- HDP: Ne kadar basın toplantısı yaparsanız yapın, artık çok geç! Çok büyük bir vebal altına girdiniz! Vatandaşı, böyle kritik bir ortamda sokağa davet etmek tam bir sorumsuzluk örneği. İpleri İmralı’nın elinde olan bu isimler, bir yandan mültecilere kucak açan askere taş atarken, bir yandan da ‘biz kimseye yakın yıkın demedik’ diyemez. Neler yaptığınız ortada. Siz bu şekilde şiddet eylemlerine imza atarken, sokağa davet ettiklerinizden farklı bir eylem bekleyemezsiniz. Kısacası kimseyi kandırmayın. Sadece bu da değil! Türk askerinden, yıllarca çatıştığı gruplara Kobani’de destek vermesini istemek fizik kurallarına bile aykırı. Ayrıca hem bunu isteyeceksin hem de tezkereye hayır diyeceksin. Bu ne yaman çelişki!
- PYD ve KANDİL: Sen, Türkiye’nin bütün uyarılarına rağmen, Esad rejimi ile birlikte hareket edeceksin, bugün ortaya çıkan IŞİD tehlikesinin sorumlularından biri olacaksın, sonra da ‘yardım koridoru’ isteyeceksin. ‘Kobani düşüyor, Türkiye silah yardımı yapsın’ diyeceksin. Türkiye neden yardım edecek? Bunu biri bana anlatsın! Yıllarca kurşun sıktığın Türk askeri neden senin yanında olsun? Bunları PYD lideri Salih Müslim’e soruyorum.
Ya Kandil’dekilere ne demeli? Canları sıkıldıkça ‘çözüm süreci bitti, sabrımız kalmadı’ çığırtkanlığından başka bir şeye yaramadıkları ortaya çıktı. Kobani bu kadar önemliyse neden dağlardan inip IŞİD’le mücadele etmiyorsunuz? Türkiye sokaklarını yangın yerine çevirmek, annelerin feryatlarına rağmen küçük çocukları dağa kaçırmak çok daha mı kolay? HDP’li yetkililerin Kandil’de rahatlarından taviz vermeyenlere çağrıda bulunmaması da çok ilginç. Yeri geldiğinde ‘biz Kürt halkının haklarını savunuyoruz’ çığırtkanlığından geri durmuyan Kandil, Kobani’ye neden kör?
- PARALEL ÖRGÜT: Kıs kıs gülüyorlar. Pensilvanya’daki liderlerinin talimatıyla vites yükseltme çabasındalar. Son günlerdeki olaylar karşısında takındıkları tutum bunun en önemli göstergesi. Türkiye’nin geleceğini aydınlatacak ‘çözüm süreci’ne karşı olduklarını artık gizlemeyen bu örgüt ve unsurları 30’dan fazla kişinin hayatını kaybettiği sokak olaylarını tahrik ettiler. Sosyal medya başta olmak üzere gazete ve televizyonlarında kullandıkları dil provokasyon kokuyor. Yaşanan kaos ortamından yararlanarak ‘abi’ ve ‘ablaları’na yeni görevlendirmeler yaptılar. Ancak, devlet sizinle ilgili önlemleri almış durumda, merak etmeyin.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi