• $8,2624
  • €10,0432
  • 487.396
  • 1453.52
23 Haziran 2014 Pazartesi

Kırmızı bülten çıkarılacak

Lyon dönüşü uçakta soruları yanıtlayan Erdoğan: İçeride, dışarıda olanlar var. Kaçmış olanlar var. Kırmızı bültenler yayınlamaktan dava açmaya kadar her şey olacak. O zaman olay farklı gelişecek. Bazı gelişmeler de ortaya çıkıyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya ve Fransa’daki programlarının ardından Türkiye dönüşünde önemli mesajlar verdi. Erdoğan, dönüş yolunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı:

Gerek Viyana’daki, gerekse Lyon’daki etkinliklerinize katılan Avrupalı Türkler’den bazılarıyla ayaküstü yaptığımız sohbetlerde, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili şöyle bir algı oluştuğunu gördük: AK Parti’nin sizin dışında bir ismi aday göstermesi halinde, bu kişi sadece seçime katılan adaylardan biri olarak kabul edilecek. Sizin aday gösterilmeniz durumunda ise Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin 12’nci Cumhurbaşkanı olarak görülecek. Türk kamuoyundakiyle birebir örtüşen bu algıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Erdoğan: Adayımızı, biliyorsunuz, ay sonunda açıklayacağız. Evet, söylediğiniz gibi halk böyle bir tepki veriyor. Gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı siyaset dışı biri olarak değerlendirmek, aslında Türkiye Cumhuriyeti’ne en büyük haksızlıktır. Dünyanın hiçbir yerinde de böyle değildir. Tüm ülkelerde siyasetin içinden gelmiş olanlar cumhurbaşkanlığına aday oluyorlar. Seçilenlerin hepsi de siyaset içinden gelenler oluyor. Son dönemde Türkiye çok güçlendi. O nedenle de siyasetin içinden gelenlerle dışından gelenlerin performansları farklılık gösterecek. İşte onun için bizim tercihimiz Türkiye için çok isabetli olacak.

*Neden adayı açıklamayı ay sonuna bıraktınız?
Erdoğan Çünkü önce muhalefetin adayının belli olması gerekiyor. Şu anda muhalefetin adayı kesin mi? Hayır. Kesinleşmesi için Meclis’te önergeye imzaları atsınlar, sonra ismini Yüksek Seçim Kurulu’na bildirsinler… Son ana kadar her şey olabilir. Adaylığın son günü olan 3 Temmuz çok önemli.

Muhalefetin adayının değişmesi durumunda, sizdeki durum da değişebilir mi?
Erdoğan: Olabilir. Bir bakarsınız, ters köşe yapmış olabiliriz.

Ekmeleddin İhsanoğlu bir siyaset mühendisliği örneği mi?
Erdoğan: Ben onu bir kenara bırakıp, tabloyu şöyle görüyorum: Ergenekon, Balyoz… Herkes peşpeşe çıkarıldı. Asıl manidar olan; Başbakanlığı dinleyenler, böcek koyanlar, Teftiş Kurulu’nun çok ciddi tespitlerine rağmen serbest bırakıldı. Kimi savcılıkta, kimi mahkemeler tarafından. 17 Aralık darbe girişimi bitmedi, 25 Aralık teşebbüsü bitmedi… Başbakan’ı dinleyenler, ofisine böcek koyanlar bırakılıyor. Burada paralel yargı yoksa, nerede var? Ama bu iş burada bitmez. Haklarımı sonuna kadar kullanacağım. Başbakanlığı dinlemenin, Başbakan’ın ofisine böcek koymanın bir bedeli olmalı. Olmazsa herkes için felaket…

“İnlerine kadar gireceğiz” diyorsunuz, girmeye başladınız mı?
Erdoğan: O mücadele olacak. Öyle uzun bir süreç de olmayacak. Yoksa cumhurbaşkanı, başbakan olmanın hiçbir anlamı kalmaz. O zaman paralel yargı gelsin, memleketi yönetsin. “Kuvvetler ayrılığı” diyorsun, bakıyorsun yürütmenin adımlarını paralel yargı köstekliyor. Türkiye bir “jüristokrasi” (Yargının yürütme yerine geçtiği rejim) ile karşı karşıya. Bir yargı devletine dönüşürsek, Türkiye biter. Şimdi yaptığımız bazı yasal düzenlemeler Cumhurbaşkanı’nın önünde. Onun tarafından onaylanınca, hızlı adımlar atılacak.

Soruşturmalar bitince, tüm dosyalar veya davalar, tek bir mahkemede toplanabilir mi?
Erdoğan: İçerde, dışarıda olanlar var. Kaçmış olanlar var. Kırmızı bültenler yayınlamaktan dava açmaya kadar her şey olacak. Onlar nasıl bize yüzlerce dava açtı, biz de onlara yüzlerce, binlerce dava açacağız. O zaman olay farklı gelişecek. Zaten bazı gelişmeler de ortaya çıkmaya başladı. Türki Cumhuriyetler’de, bazı Afrika ülkelerinde o paralel örgütün okulları kapatıldı, kapatılıyor. Bir proje geliştiriyoruz. O bitince süreç hızlanacak.

Ergenekon, Balyoz davalarında sanıklardan bir bölümü gerçekten darbeye teşebbüs etmiş olabilirler. Ama kurunun yanında yaşların yanması gibi örnekler de ortaya çıkmadı mı?
Erdoğan: Bakın; 2010 referandumunda biz “Evet” ile çıktık. CHP, MHP, BDP ise “Hayır”cı oldular. Ne oldu? Şimdi o “Hayır”cılara? “Evet”çiler bugünkü zemini sağladı. Bireysel başvuru, yeniden yargılanma hakkı… Bu yolların hepsini “Evet”çi AK Parti açtı. Anayasa Mahkemesi kararları, içtihatları bile AK Parti’nin açtığı yolun sonucu. “Evet”, “Hayır”cıların işine yaradı. Referandumda “Hayır” diyenler, şimdi taltif görüyor. Ne yaparlarsa yapsınlar (Balyozcular’ı kastediyor), artık bir şey olmaz. Çünkü artık Yeni Türkiye var.

YENİ BAŞBAKAN MI? TUZAĞA DÜŞMEM!

Irak’taki rehineleri cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilişkilendiren iddialar, yorumlar var. Doğru olabilir mi?
Erdoğan: Böyle bir şeyi düşünmek bile istemem. Çünkü o şahıs (Ekmeleddin İhsanoğlu’nu kastederek) buna müsait değil.

Rehineler olayında son durum ne?
Erdoğan Üç noktada özetleyebilirim: 1- Takipçisiyiz. 2- Temaslar devam ediyor. 3- Bizim için önemli olan vatandaşlarımızın salimen dönmelerini sağlamak.

Sizi rahatlamış görüyoruz. Sanki karar vermiş insanların huzuru var. Peki, Türkiye Cumhuriyeti’nn yeni Başbakanı kim olacak?
Erdoğan (gülerek) “Tuzağa düşmem” anlamında bir ifadeyle bu soruyu geçiştirdi.

<p>İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'da fanatik Yahudilerin baskını

İsrail polisinden Filistinlilere yeniden müdahale

Çamurlarda serinleyen mandaların görüntüsü Serengeti'yi aratmadı

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları

NATO tatbikatına katılacak askerler yola çıktı