• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
4 Eylül 2015 Cuma

Erdoğan’ı mı öldüreceksiniz?

‘Ya adam gibi gidecek ya da gitmek zorunda kalacak.’ Bu sözler medya özgürlüğü yaygarası koparan sözde genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı’ya ait. Kimi kastediyor Dumanlı? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı.

Peki neden kin kusuyor? Türkiye Cumhuriyeti’nin emniyet ve yargısı, kara para cenneti olan 3 ülkeye, Bahreyn, Kıbrıs ve Malta, 7 milyar dolardan fazla para kaçıran İpek Koza Holding’de inceleme yapıyor diye. ‘Sana ne bu holdingden’ demezler mi adama? Ne tür bir ilişkin var da holdingin sahibi Akın İpek’ten daha fazla bağırıyor, tehditler savuruyorsun?
Sadece bugün değil, Dumanlı nerede bir illegal durum olsa başrolde. Eski savcı Zekeriya Öz’le ilgili, yurtdışına kaçtı, bir tasarrufta bulunulur, Dumanlı hemen orada. Ulusal güvenliği ayaklar altına alma amacıyla MİT TIR’ları durdurulur, Dumanlı hemen orada biter!
Adama sormazlar mı, sen gazeteci misin, örgüt yöneticisi mi?
Dünyanın her devleti, bir holdingin kuşkulu para trafiğini inceler, bu en doğal hakkıdır, bunu aklına sok!
Ayrıca, 17-25 Aralık sivil darbe girişiminin ardından deşifre olan hain planınızda, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, - ki o zaman Başbakan,- 6 aylık ömrü kaldı, direnin’ diyenler bugün yaygara kopardığın terör örgütünün en büyük temennisi değil miydi? Baktınız Erdoğan ölmüyor, şimdi de tehditlere mi başladınız?
‘Ya adam gibi gidecek ya da gitmek zorunda kalacak’ öyle mi? Kendisi gitmezse nasıl götürmeyi planlıyorsunuz?
Bu inanılmaz sözler de Hürriyet'in eski yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök'e ait:
"Kara siyasetinin sıktığı yumuğunu aç. O eller duaya kalksın biraz! Bak arkadaş, bu çocuğun katili sensin!"
Buradan savcılara da sesleniyorum. Meydanlarda, ağzından tükürükler saçarak uluorta tehditler savurmak serbest mi bu ülkede? Bu ülkede, cumhurbaşkanını tehdit edenlere karşı uygulanacak herhangi bir yaptırım yok mu, hukuk kuralları içerisinde?
İşin bir de ‘medya özgürlüğüne baskı’ safsatası var. Bu yaygarayı koparanlar kendilerine aydın diyen karanlıklar.

GAZETECİLİK BU MU?

Bakın Ahmet Altan’a!
Paralel örgütle elele vererek, bir dönem genel yayın yönetmenliğini yaptığı Taraf gazetesinde Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlarla bir çok suçsuz insanın canını yakan, kanına giren isim. Bugün kalkmış ‘basın özgürlüğü’ naraları atıyor.
Daha dün, cezaevine konulan Ahmet Şık, Nedim Şener için, ‘…Gazetecilik faaliyeti sayılmayacak eylemler söz konusuysa gazeteciliğin bir zırh haline dönüşmesine de müsaade edilmemeli. Bu ülkede her gazeteci gazeteci değil, her gazeteci haber peşinde koşmuyor’ diyen sen değil miydin Ekrem Dumanlı?
Bugün sizlerin yaptıklarının da gazetecilikle pek ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Neredeyse unutuyordum. Kanaltürk’ü nasıl aldığınızı kamuoyuna açıklamak ister misiniz? Kurduğunuz kumpaslarla Tuncay Özkan’ı ne hallere düşürdüğünüzü dün gibi hatırlıyorum. İsterseniz Özkan, çıksın bunu bir basın toplantısıyla anlatsın, ne dersiniz?
Kısacası, siz ne zaman gazeteci oldunuz da, medya özgürlüğünden dem vuruyorsunuz?

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor