• $9,6201
  • €11,1941
  • 556.531
  • 1469.3
29 Kasım 2016 Salı

Erdoğan niye yalnız hâlâ anlamadınız mı?

Türkiye’yi işgal girişimi olduğu su götürmez bir gerçek olan 15 Temmuz gecesinin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ ile mücadele süreciyle ilgili yaptığı açıklamalara dikkatinizi çekmek istiyorum.

İlk önce, “2010 yılından itibaren bu yapıya (FETÖ) karşı açık tavır almaya başladığımda, özellikle de 17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimiyle birlikte net bir duruş sergilediğimde, yanımda milletimden başka kimseyi bulamadım” dedi Erdoğan.

Cumhurbaşkanı daha sonra, “17-25 Aralık doğru anlaşılsaydı, 15 Temmuz yaşanmazdı” diyerek mesaj verdi.

Son olarak da, “Şu anda bildiklerimi söyleyemeyecek durumdayım. Ama günü geldiğinde inşallah onlar da kaleme dökülecektir. Çünkü her doğruyu her zaman her yerde söylemek doğru değil. Onun için sabır gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamalarını destekleyecek o kadar çok örnek var ki. Bu örneklerin en günceli, bence Adil Öksüz skandalı. 15 Temmuz gecesinin A takımında yer aldığı kesinleşen Öksüz’le ilgili bugün ortaya çıkanlar, Erdoğan’ın söylediği gibi, 17-25 Aralık’ın anlaşılamadığının ya da anlaşılmak istenmediğinin en önemli kanıtı. 14 Temmuz’da tamamlanan FETÖ çatı iddianamesi, Öksüz’ün Deniz Kuvvetleri imamı olduğu bilindiği halde hiçbir şey yapılmadığını ortaya koyuyor.

Bu skandalın tarih aralığı ise 17-25 Aralık 2013 ile 15 Temmuz 2016…

İşte bu nedenle Erdoğan FETÖ ile mücadelede yalnız kaldı, yanında milletinden başkası yoktu. İşte bu nedenle 17-25 Aralık sivil darbe girişiminin ardından bütün uyarı ve çırpınmalarına rağmen, bu örgütle topyekûn mücadele edilmedi ve 15 Temmuz yaşandı.

Bakın, bugün de çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Bu örgütle mücadele eden ve her ne pahasına olursa olsun bu mücadeleyi ölene kadar sürdürecek bir gazeteci olarak, bazı uyarılarda bulunmak istiyorum.

Son günlerde bir ‘itirafçılık’ furyasıdır gidiyor.

Önce Ahmet Hamsici. Kimdir bu adam? Eski HSYK Başkanvekili. Örgütün yargı içindeki üst düzey imamlarından biri. 15 Temmuz sonrası tutuklandı. İtirafçı oldu ve serbest bırakıldı. Anlattıklarına baktığımızda Hamsici’nin, FETÖ’nün yargıdaki en kritik isimlerinden biri olduğu anlaşılıyor. ‘Böyle bir isim neden tahliye edildi’ sorusuna cevap bulamıyorum. İtirafçı olması, bu ülkenin altını oymak için neler yaptıklarını anlatması, tahliye gerekçesi olamaz.

Hamsici’nin ardından bir diğer isim, eski HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur da itirafçı olmak istediğini, ifadesinin alınıp tahliye edilmesini istedi.

Bu yetmedi, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı öldürmek için Marmaris’e giden ekibin başında yer alan ‘Paşa’ lakaplı hain Zekeriya Kuzu da itirafçı olmak istedi.

Ne yani, bu vatan haini itirafçı oldu diye, tahliye mi edeceksiniz?

Bu durum böyle devam ederse, yani örgütün kafa adamlarının tahliyesi sürerse, önce bu isimlerin altında yer aldığı halde cezaevinde tutulanlar “Biz niye içerideyiz?” diye sormaya başlar, sonra da örgütle mücadelede kamuoyunun güveni sarsılır.

Benden uyarması!

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Yıkamaya getirdiği halı servet değerinde çıktı

Mega lüks yat ''Lady Gulya'' Marmaris'te

Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırıldı! Restorasyon çalışması sırasında şans eseri bulundu