• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
14 Ekim 2014 Salı

Bugün paralel yarın meridyen!

Yargı çevresinin kilitlendiği Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimleri tamamlandı. 17 ve 25 Aralık sivil darbe girişiminin ardından deşifre olan ‘paralel örgüt’ün yargıdaki hakimiyetinin son bulması açısından oldukça önemli bir seçimdi.
Ve örgütün son kalesi de düştü!
Hakim ve savcılar isyan bayrağını çekti ve korku duvarını aşarak, ‘paralel örgüt’e ‘yeter artık’ dedi. Emniyet ve bürokrasideki yapılanması neredeyse çözülen örgütün, yargıdaki şeması da ortaya çıktı. Önce Gezi olayları, arkasından 17 ve 25 Aralık operasyonları, 30 Mart ve 10 Ağustos seçimleri, geçen hafta yaşatılmaya çalışılan kaos planı ve son olarak HSYK seçimleri. Bu kaçıncı yenilgi? Pensilvanya liderliğindeki ‘paralel örgüt’, yenilen pehlivan güreşe doymaz misali yenildikçe saldırmayı sürdürdü.
Ama artık deniz bitti!
Bugünden sonra, daha önce şantaj ve tehditler nedeniyle eli kolu bağlı olan hakim ve savcılar, bu örgütün bütün skandallarını tek tek ortaya dökecek. Yargı mensubu sıfatıyla tarafsız olması gerektiği halde, adliye önünde bildiri şov yapan, ülkenin Başbakanı ve Cumhurbaşkanının her sözü ile ilgili sosyal medyada fırtınalar koparan, Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili ‘dönemin başbakanı’ ibaresiyle iddianame hazırlayan savcılar tek tek hesap verecek.
Artık koruma kalkanı kalktı!
Yakışan oldu ve HSYK içindeki gerekli çoğunluk sağlandı. Herhangi bir örgütün değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız yargı tablosu belirdi.
Peki sorun bertaraf edildi mi?
Bence hayır!
Çünkü, eğer HSYK’nın yapısı değişmezse bugün ‘paralel örgüt’ olarak karşımıza çıkan tehlike yarın başka bir isim altında kendini gösterecektir. Yapılması gereken, hükümeti ve muhalefetiyle birlikte Anayasa’nın 159. Maddesinin değiştirilmesidir. Daha önce Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda bütün partilerin üzerinde uzlaştığı madde bir an önce hayata geçirilmelidir.
Bu madde, hakim ve savcıların HSYK’ya doğrudan üye seçme sistemini kaldırıyor. Meclis, kurulun 6 üyesini Yargıtay, Danıştay ve kürsü hakimlerinin seçeceği isimler arasından, 5 üyeyi ise doğrudan akademisyen ve avukatlar arasından seçmesini öngörüyor.
Yani TBMM’yi, başbakanı, cumhurbaşkanını seçen milli irade yargı sisteminde de söz sahibi oluyor. Bugüne kadar yaşadığımız tecrübeler, millet iradesinin ne kadar doğru kararlar aldığını gösterdi. Milletin seçtiği Meclis’in, HSYK üyelerini belirlemesinden imtina etmeye gerek yok.

<p>Başkan Erdoğan, Çamlıca Camisi'ndeki cuma namazının ardından açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin g

'THK'nın elinde rahatça kullanabilecek uçak yok'

Fransa'da 400 evsiz Vosges Meydanı'nda çadır kurdu

Nizip sabunu yurt içi ve dışından yoğun ilgi görüyor

Milas'taki yangında zarar gören 80 hektarlık ormanlık alan havadan görüntülendi