• $9,351
  • €10,8809
  • 533.718
  • 1432.45
17 Nisan 2015 Cuma

Bir kere de TÜSİAD Başkanı bedel ödesin

‘Patronlar Kulübü’ yine devrede. Eski Türkiye’de gazete ilanlarıyla hükümet deviren TÜSİAD, eski alışkanlıklarını devam ettirerek, bugün yaşanan değişimi anlamamakta ısrar ediyor. Herhangi bir işadamı derneğinin ekonomik rakamlarla ilgili eleştiri yapması kadar doğal bir şey olamaz. Ancak bu durum eleştiriden öteye geçerse, birileri de çıkar, ‘dur’ der.

TÜSİAD’ın yeni başkanı Cansen Başaran Symes’in, enflasyon rakamlarını eleştirirken yaptığı açıklamalar bunun tipik örneği. Symes, Türkiye’de enflasyonun yükseldiğini, düşürülmesi yönündeki politikaların başarıya ulaşamadığını söylüyor. Bu açıklamaya kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum. Peki aynı konuşmadaki şu sözlere ne demeli:
“…Artan enflasyonu, aynı dönemlere denk gelen bozulan güven ortamının, itibarı zedelenmiş Türkiye hikâyesinin bir sonucu olarak da görmek mümkündür. Hedefinden sapan enflasyon, bozulan Türkiye tablosunun kritik sonuçlarından sadece biridir. AB hedefi belirsizleşmiş, hukuk devleti zayıflamıştır. Yargıya güven azalmıştır..”
Belki de cumhuriyet tarihinin en itibarlı döneminin yaşandığı bu günlerde, TÜSİAD Başkanı’nın açıklamalarına doğal olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tepkisi sert oldu:
"TÜSİAD Başkanı'nın geçmişte Türkiye'ye ne tür bedeller ödettiğini gayet iyi bilen birisiyim. Hangi işle iştigal etmişse, o iş sebebiyle yaptıkları ve ödettikleri bedeller ortadadır. Hangi denetim kurumunda ne gibi görevler yaptılar ve oralarda ne tür bedeller ödettiler, bunun üzerinde iyi durulması lazım."
Erdoğan’ın bu açıklamaları üzerine Symes’in geçmişte görev aldığı şirket ve imza attığı uygulamalar mercek altına alındı. AKŞAM Gazetesi, TÜSİAD Başkanı’nın PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) başındayken imza attığı skandalları gündeme getirdi. Ancak, ben burada madde madde bunları sizinle tekrar paylaşmak istiyorum:

Milyarlarca euro kaçırıldı

- Symes, 1980’lerin başından 2013 yılının nisan ayına kadar danışmanlık şirketi PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) başındaki isimdi. 1981 yılından, PwC’den ayrıldığı 2013 yılına kadar kuruluşun Londra, Kopenhag ve İstanbul’daki ofislerinde yönetici olarak görev yapmıştı.
- Symes’in PwC’nin başında bulunduğu dönemi de kapsayan 2002-2010 yılları arasında, yabancı menşeli şirketler tarafından yurtdışına milyonlarca liralık vergi kaçırıldı. Belgelere göre PwC de bu yurtdışına para kaçırma olayına aracılık etti.
- Söz konusu skandal, büyük bir gazetecilik başarısına imza atan Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu tarafından ortaya çıkarıldı. Kasım ayında sızan belgelere göre 26 ülkeden 80 gazeteci, 28 bin belgeyi ele geçirerek vurgunu ispatladı. Buna göre, Lüksemburg'la yapılan gizli bir anlaşmayla şirketler, milyarlarca euroluk gelirlerini yüzde 1 gibi küçük bir oranla vergilendirdi.
- Söz konusu belgelere göre; uluslararası şirketlerin yasal boşlukları kullanarak Lüksemburg üzerinden milyarlarca euro vergi kaçırdığı belirlendi.
- PricewaterhouseCoopers'tan sızan belgelerde Türkiye'den de 6 yabancı menşeli firmanın kaçakçılığın parçası olduğu tespiti yapıldı. PwC çalışanı Antoine Deltour, Lüksemburg'da hırsızlık, kara para aklama ve ticari sırları sızdırma şüphesiyle gözaltına alındı.
- Skandalın sadece vergi hırsızlığıyla sınırlı kalmadığı, olayın kara para aklama ve ticari sırların ifşa edilmesi boyutunun olduğu da belirtildi. Bu noktada en önemli şüphe ise Symes’in başında olduğu bu süreç boyunca Türkiye’den ne kadarlık vergi kaçışına aracılık edildiği ve Türk şirketlere ait ticari sırların yabancı rakiplerine servis edilip edilmediği. Bundan önce olduğu gibi hep Türkiye ve dolayısıyla vatandaş mı bedel ödeyecek? Bir kere de TÜSİAD Başkanları bedel ödese ne kadar iyi olur.

<p class=''>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaorğlu  dostları tarafından iyice köşeye sıkıştırıldı. Açı

HDP'den Millet İttifakı'na Öcalan şartı

WhatsApp'tan yeni güncelleme! Yedekler de korunacak

İstanbul'da sabah saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanıyor

İstanbul'da muhteşem dolunay manzarası