• $8,4091
  • €9,9894
  • 489.327
  • 1408.81
15 Eylül 2015 Salı

7 Haziran’ın özeleştirisi

AK Parti kongresini yaptı ve kim ne derse desin partide büyük bir değişim yaşandı. Malum çevreler her ne kadar ‘listelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan damgası’ yaygarası koparsa da, böyle bir değişimin olması kaçınılmazdı. Bu durumu en iyi Başbakan Davutoğlu kongredeki konuşmasında vurguladı. ‘Yenilenme’, ‘Tazelenme’, ‘İlk günkü aşkla’ tanımlamaları boşuna yapılmış tespitler değildi.

Çünkü, en yakınındaki rakibine 16 puan fark atmış olsa da, AK Parti, 7 Haziran seçimlerinde oy kaybına uğradı ve tek başına iktidar olma şansını kaybetti. Bu kongre, bir anlamda partinin özeleştirisini yapması açısından büyük bir fırsattı ve bu fırsat çok iyi değerlendirildi. Parti yönetim listeleri, tecrübe ve dinamizmin karışımından oluşan yeni isimlerle donatıldı.
Şöyle bir hatırlayalım; 7 Haziran’da çıkan tablo sonrası tartışılan konuların başında, daha önceki seçimlerde çalışmalarıyla ve çalışkanlıklarıyla ün yapmış teşkilatların atalet içinde olması, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerindeki aday tercihlerindeki hatalar geliyordu.
Cumartesi yapılan kongrede ortaya çıkan listeye bu sorunlar damga vurdu. Daha sonra oluşturulan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) listesinde de bunun etkileri görüldü. Örneğin; seçim işleri eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a, teşkilatlar ise Mustafa Ataş’a emanet edildi. Yerel yönetimdeki başarısıyla parlayan Mehmet Özhaseki ismi de bu isimler arasında sayılabilir.
MKYK listesinde 31, 15’e yükseltilen MYK listesinde 3 isim haricindeki tüm isimlerin değişmesi partinin bir özeleştiriye gittiğinin en önemli kanıtıdır. Bu kadro, partiyi 1 Kasım seçimlerine taşıyacak kadrodur. Bütün isimlere ve yapılan görevlendirmelere baktığımızda, ‘AK Parti kendi içinde alternatif bir Bakanlar Kurulu oluşturdu’ demek çok da zor olmasa gerek.

Milletçe gülüyoruz!

7 Haziran seçimlerinde CHP’nin, ‘Milletçe Alkışlıyoruz’, ‘Gelin Oy Verin Gitsinler’ gibi sloganlarının sahibi olan Ali Taran’la yollar ayrıldı. Gerekçe parada anlaşamamak. Bu duruma en çok partinin simgesi haline gelen kedi Şero üzülmüştür. Çünkü, Ali Taran kampanyalarında Şero’yu da kullanıyordu.
CHP’nin, Ali Taran’la yollarını ayırdığını duyduğum zaman kendimi, ‘Bir blok daha çöktü’ demekten alıkoyamadım. 7 Haziran sonrası muhalefet partilerinin ‘Yüzde 60’ olarak nitelendirdikleri blok, Meclis Başkanlığı seçimlerinde nasıl çöktüyse, kampanya birlikteliğinde oluşturulan blok da böylece çökmüş oldu.
Kimse kusura bakmasın, ‘Milletçe gülüyoruz’!

<p>Sosyal medyadan #HelpTurkey etiketiyle yayılan ve bir kesimin devletin mücadelesini hiçe sayarak

'Help Turkey' provokasyonu

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor