• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
9 Mayıs 2014 Cuma

One minute soslu Neocon trolleri

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Türkiye’deki bazı Neocon trollerinin ne kadar makbul gazeteciler olduklarını kanıtlamak için şu günlerde adeta umutsuz bir çırpınış içindeler. AK Parti’nin iktidara geldiği ilk günlerde Neocon dostlarıyla göz temasını kaybetmeden iktidarın demokratikleşme hamlelerine pozitif bakmaya özen gösterdiler.
Ama bu arada zihin radarlarını Neocon çetelerinden Türkiye ve AK Parti ile ilgili gelecek bir işaret fişeğine karşı da hep açık tuttular.
Irak tezkere krizini bir tarafa bırakırsak, esas itibarıyla kendilerini gazeteci gibi pazarlamaya çalışan bu Neocon trollerinin demokrasi kimyasını Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “one minute” çıkışı bozmuştur. O günden itibaren Türkiye medyasındaki bazı liberal ahmaklar dahil, part -time demokratların algı kontrolü Türkiye karşıtı merkezler tarafından yapılmaya başlanmıştır.
One minute ve Pensilvanya soslu Neocon trolleri, solgun ulusalcılar ve umutsuz devrimciler Freedom House’un skandal Türkiye raporu üzerinde tepinmeye devam ediyorlar. Zihni melekelerini Atlantik ötesine ipoteklemiş bu sözde gazeteci arkadaşların bilmesi gereken bir gerçek var; Freedom House ve benzeri Amerikan düşünce kuruluşlarının icat ettiği özgürlük tabular ve dogmalar özgürlüğüdür.
Biliyorum can sıkıcı bir durum ama bu kuruluşlar için değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez sakıncalı konular ve alanlar vardır. Mesela Mısır darbesi, Suriye katliamı, Filistin işgali, Avrupa ırkçılığı ile yüzleşmek nasıl Amerikan siyaseti için bir tehlike parantezi içindeyse, Freedom House ve benzerleri için de aynı şekilde tehlikelidir.
Tekil bir örnek olacak ama Washington’ın en emektar gazetecisi 90 yaşındaki Helen Thomas, 2010’da İsrail karşıtı bir cümle yüzünden Beyaz Saray’daki bir yemekte linç edilmiş ve baskılar yüzünden istifa etmek zorunda kalmıştı. Anlaşılan o ki Freedom House’un vizyonu Amerikan siyasetinin ‘tehlike parantezi’ dışına çıkabilmiş değil.
Dolayısıyla Türkiye ile ilgili değerlendirmelerine de böyle bir çerçeveden bakmakta yarar var. Nitekim Freedom House’un 2013 raporunun medya özgürlükleri bölümünün direktörü Dr. Karin Deutsch Karlekar İlhan Tanır’a verdiği mülakatta, “Türkiye raporumuz oldukça tanınmış ve Türkiye’de neler olup bittiği hakkında çok geniş fikirlere sahip bir gazeteci analistimiz tarafından yazıldı” diyor. İsmini vermekten çekindiği bu analistin bir Türk gazeteci olma ihtimali yüksek. Yani, bir Türk ya da yabancı gazeteci oturmuş ve tamamen kendi spekülatif düşüncelerinden oluşan Türkiye’deki medya özgürlüğü ile ilgili bir analiz yapmış. Kısacası rapor bundan ibaret.
Şimdi daha net olarak ortaya çıkan fotoğraf gösteriyor ki Amerika ve Avrupa’daki Türkiye ile ilgili algı oluşturma merkezleri ve içerideki Tayyip Erdoğan karşıtı kalemler oturmuş ve birlikte bir skandal rapora imza atmışlar.
İyi güzel de biz 12 yıldır zaten aynı masalı dinliyoruz. Keşke Amerikalılar Türkiye’de imtiyazlarını kaybeden ‘vesayet’ sınıfının kin ve intikam duvarlarını aşarak gerçek Türkiye’yi anlamak için küçücük de olsa bir çaba sarf edebilselerdi…
AK Parti’nin iktidara geldiği ilk günden bu yana tam 12 yıldır aynı yöntem ve söylemlerle bıkmadan usanmadan saldırdılar ve her seferinde de kaybettiler. Doğal olarak bir insan zekâsı aynı duvara iki kere toslamaya müsait değildir. Oysa bunlar tam sekiz kere tosladılar, bu durum ruh sağlıkları açısından da son derece düşündürücü… Acaba diyorum bunların nevrotik bir sıkıntısı mı var?

<p>Otto Yayınlarından çıkan 'Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed'  kitabı 508 sayfadan oluşuyor. Hz. Pey

Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı: “Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed”

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor