• $8,276
  • €10,0837
  • 487.783
  • 1460.9
10 Haziran 2014 Salı

Erdoğan yıkılmalı ki...

Bu ülkede birileri Türkiye’nin son 12 yıldır yaşadığı bütün değişim ve dönüşümlere rağmen bugün hâlâ vesayet Türkiye’sindeki o eski imtiyazlı günlerinin vehmine kapılıp istedikleri gibi iktidarları belirleyip, gerektiğinde başbakanları alaşağı edebileceklerini sanıyorlar. Öyle anlaşılıyor ki bu kesimler, meşruiyetin kaynağının artık vesayet kurumları değil, sadece milli irade ve demokratik değerler olduğunun henüz farkında değiller.
İşte bu vehimdir ki Gezi’den başlayarak Türkiye’nin demokratik ve ekonomik kazanımlarına karşı acımasız bir saldırı başlatmıştır. Aslında bu saldırıların en somutlaşmış hedefi ise Tayyip Erdoğan’dır. Çünkü Erdoğan ‘vesayet’ üzerinden bütün seçilmiş iktidarlara ayar çeken aktörlerin de, bütün ulusalcı tayfanın da, yıllarca teröre yatırım yaparak Türkiye’yi kontrol altına alan iç ve dış güç merkezlerinin de, Türkiye’nin geleceğini ipotek altına almak için devlet içine ‘paralel hatlar’ çeken mistik darbecilerin de ezberlerini bozmuştur. Çünkü biliyorlar ki Erdoğan’ı alt edemezlerse Türkiye’nin yürüyüşünü asla durduramayacaklar. Bu yüzden de paralelciden ulusalcıya, buçuk liberallerden devrimcilere kadar hemen hepsi yıkım idealinde buluştular. Ama nafile…
Çünkü Türkiye yüz yıl sonra ilk kez Tayyip Erdoğan gibi bir liderle tarihsel bir dönüşüm fırsatını yakalamıştır. Kendi gücünü ve değerlerini keşfederek, geçmişiyle yüzleşip kronikleşmiş sorunlarını çözme becerisini keşfetmiştir.
Hâl böyleyken, yıllarca Türkiye karşıtlarının diliyle konuşan, kendi coğrafyalarının değil, başkalarının hayalleriyle gelecek tasarlayan kirli yürekler Erdoğan düşmanlığında birleşerek ülkenin her yanına kötülük çiçekleri ekmekten çekinmediler.
Gerek Gezi’de zirve yapan vandalizmin, gerekse 17 Aralık’taki paralel şirretliğin esas hedefi Türkiye’nin kaybetmesiydi. Nitekim her iki kötülük konsorsiyumu da gerçek niyetlerini büyük bir arsızlıkla açıklamaktan çekinmediler.
Mesela Tayyip Erdoğan yıkılsın ki, üçüncü havalimanı yapılmasın, üçüncü köprü yapılmasın, Marmaray ve kanal projesi yapılmasın.
Erdoğan yıkılsın ki ‘çözüm süreci’ akamete uğrasın, tıpkı geçmişte olduğu gibi yüz yıllık kanlı sorundan beslenen karanlık yürekli ölüm tacirleri işsiz kalmasın…
Yeni şehitler gelecekse gelsin, yeter ki Erdoğan yıkılsın… Erdoğan’ın yıkılması için daha fazla Kürt gencinin ölmesi gerekiyorsa ölsün…
Bütün bunlar Türkiye’ye kara bir talih dayatmaya çalışan güçlerin kirli senaryolarıdır.
Şu günlerde Türkiye’nin korkularıyla yüzleşmesinin, barışla buluşmasının en önemli ve de yerli projesi olan ‘çözüm süreci’ni bitirmek için Kandil’in arka bahçesi gibi çalışan demokrat görünümlü aydınlardan ulusalcılara, Kürt düşmanı devrimcilerden paralelcilere uzanan kirli ittifak Türkiye’yi tökezletmeye çalışıyor.
Bu öyle bir ittifak ki bir tarafta ölümlerin bitmesiyle işsiz kalan Kandil baronları, diğer tarafta Erdoğan nefretiyle bütün ülkenin batmasını isteyebilecek kadar arsız bir yıkım ittifakı.
Bu nasıl bir vicdandır ve nasıl bir sahtekârlıktır ki “Öcalan, Erdoğan ile anlaşıp Kürtleri satıyor” diye PKK’yı kışkırtan sömürge kafalı aydınlar, binlerce KCK’lıyı içeri atarak çözümü sabote eden “Gladyo’nun yeni sürümü” paralelcilerin arkasında durarak barıştan ve çözümden söz edebiliyor.
Artık şunu biliyoruz ki, Türkiye’nin barış ve demokrasi yolunda ilerlemesini durdurmak için kimin ne tür kirli senaryosu, paralel projesi varsa bu süreçte hepsini uygulayacaklar. Ama Türkiye toplumu bunları Gezi’de, 17 Aralık’ta çok iyi tanıdı. Şimdi çözümü engellemek için son bir hamleyle Türkiye’ye karşı ateş açanları da çok iyi görüyor…

<p>AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş bu akşam 23:00'te Akşam TV'de... Aksam.com.tr Genel Y

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş Akşam TV'ye konuk oluyor

Süper Lig'in yeni takımı GZT Giresunspor, coşkuyla karşılandı

Galatasaray, Yukatel Denizlispor maçı için şehre geldi

Deniz salyasından gübre, tarım ilacı ve temizlik malzemesi yapacaklar