• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
18 Ekim 2013 Cuma

Erdoğan bildiğini okumaya devam ediyor

Yıllardır ortalarda demokrasi gösterisi yapan, ancak Gezi’de ‘millet iradesi’ni değersizleştirmek için meydanları terörize eden küfürbaz tayfanın arkasında hizalanan bazı liberaller bıkmadan, usanmadan ‘umutsuzluk’ ve ‘yalnızlık’ paranoyası üretmeye devam ediyorlar. 
Küçüğünden büyüğüne kadar bütün bir milletin coşkuyla ve sevgiyle karşıladığı Kurban Bayramı’nda bile, bu ülkede ‘iyimser’ olmak için bir neden bulamayan bu patolojik haller içindeki liberaller, ulusal ve uluslararası ölçekte Türkiye karşıtlığı üzerine bina edilen ‘algı üretim merkezi’nin elemanı gibi çalışıyorlar. 
Hayali bir yapıdan söz etmiyorum. Kimi liberal kalemler, özellikle bazı Batılı siyasetçi, akademisyen ve gazeteciler üzerinden Türkiye’nin içeride otoriterleştiği, dışarıda yalnızlaştığı algısını oluşturabilmek için insaf ve ahlak sınırlarını da zorlayan bir gayretin içindeler. 
Artık onları normal ve makul bir eleştiri kesmiyor. Yazdıkları yazıları, yaptıkları yorumları dikkatle incelediğinizde bu kalemlerin normal insanın sınırlarını aştığını, öfke nöbetlerine tutulmuş patolojik bir vakaya dönüştüğünü rahatlıkla görebilirsiniz. 
Öfkelerine ve takıntılarına öylesine mahkumlar ki, normal insan davranışlarıyla izah edemeyeceğimiz şeyler yapıyorlar. Mesela, cuntacılara ve diktatörlere bile şefkat gösterisinde bulunup, halkın iradesiyle seçilen Tayyip Erdoğan’ı ve AK Parti’yi “Kötü bir İhvan kopyası” olarak tanımlama insafsızlığında bulunabiliyorlar. Böylesine bel altı bir vuruş, ancak ‘çıldırmışlık hali” ile açıklanabilir... 
AK Parti’yi medya olarak, siyasetçi olarak ve de bir birey olarak ekonomiden dış politikaya kadar her konuda eleştirebilirsiniz, normal demokratik toplumlarda yapılması gereken de budur. Ama Taksim’de sandığa karşı girişilen suikasti hiç görmeden “AK Parti Gezi’de paranoyak tutum takındı” derseniz, bu bir eleştiri değil, sizin öfke nöbetinizin bir göstergesi olur. 
Ulusalcılara bile rahmet okutacak kadar bir ‘öfke dili’ ile konuşan bu liberallere göre, Tayyip Erdoğan “Bildiğini okumaya” devam ediyormuş... 
Evet Tayyip Erdoğan iktidara geldiği günden bu yana bildiğini okudu ve faili meçhullerle, demokrasi ihlalleriyle, vesayetle, mafya ve çetelerle anılan bir Türkiye’yi daha kaliteli bir demokrasi ve özgürlüklerle tanıştırdı. 
Evet Erdoğan bildiğini okudu, Türkçe dışında başta Kürtçe olmak üzere bütün dillerin özel okullarda okutulmasının önünü açtı, Kürtçe ve diğer dillerde siyasi propagandayı serbest bıraktı. 
Evet Erdoğan bildiğini okudu ve yılların yasak sembolü olan başörtüsü kamuda nihayet serbest oldu. 
Evet Erdoğan bildiğini okudu ve yıllardır ‘derin Türkiye’yi besleyen ayrımcılık ve nefret suç oluyor. 
Evet Erdoğan bildiğini okudu ve eski şehir, ilçe, köy isimleri iade ediliyor. 
Evet Erdoğan bildiğini okudu, Hitler ve Mussolini dönemlerinin ırkçı böbürlenmesini andıran ‘Andımız’ ilkokullarda kaldırıldı. 
İşte Türkiye’nin liberallerine göre, bu tür demokratik hamleleri yapan Tayyip Erdoğan bildiğini okuyormuş ve böylece de özellikle Batı dünyasına karşı meydan okuyormuş... Ne diyebilirim ki, bu kadarı ancak ucuz liberallerin işi olabilir herhalde... 

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi