• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
4 Nisan 2014 Cuma

CHP‘lileşmiş cemaat kimin cemaati?

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

17 Aralık darbe girişimi ve sonrasındaki yaşadıklarımız, herhalde Türkiye'nin siyasi tarihine kara bir leke olarak yazılacaktır. Daha ilk günden itibaren, "Bakın bakın yolsuzluğa bakın" diyerek sadece Türkiye'ye değil, bütün dünyaya karşı tarihte eşi benzeri görülmemiş bir illüzyon sergileyen 'mistik vesayet' çeteleri, bu yolsuzluk numarasının arkasına saklanarak milli iradeye ve demokrasiye savaş açtılar. Ekonomiyi çökertmek ve Türkiye'nin dünyadaki marka değerini sıfırlamak için şeytanın bile aklına gelmeyecek kirli senaryoları devreye soktular. Daha da vahim olanı, bu ülkenin 'Milli güvenlik' sırlarını yabancı ülkelere pazarlayacak kadar ihanette zirve yaptılar.
Peki kimdi bunlar?
Elbette devletin içine çöreklenmiş paralel bir darbe çetesi... Denebilir ki dini ve sosyal faaliyetler yapan bir cemaatle bu karanlık yapıların ne ilgisi olabilir? Elhak doğrudur, bize göre de kesinlikle bir ilgisinin olmaması gerekir. Ama ne yazık ki durum bu kadar basit değil.
Bunun için yıllardır kendilerini bir hizmet hareketi olarak tanımlayan Fethullah Gülen hareketinin medya grupları ve Gülen'in etrafındaki azınlık yönetiminin 17 Aralık'tan bu yana paralel yapılanmayı nasıl ölümüne savunduklarına bakmak yeterli olacaktır.
Bu paralel medya aylardır insanların mahremiyetine uzanan tapelerin, kasetlerin faziletlerini savunuyor.
Bu medya, yıllardır on binlerce insanı dinleyen ahlaksız kulakları adeta bir kahraman gibi manşetlerine taşıyor, onlara kol kanat geriyor.
Bu medya, devletin istihbarat örgütüne yabancı örgütlerin bile yapamayacağı bir cüretkârlıkla silah çeken casus zihniyetli bir örgüte övgüler diziyor.
Bu medya, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı açıktan 'diktatörlükle' suçlayıp, darağacı hatırlatması yapacak kadar akla ziyan yayınlar yapıyor.
Bu yapının haddi aşan eylemleri sadece bununla sınırlı değil elbette. Fethullah Gülen ve etrafındaki CHP'lileşmiş azınlık grup, yıllardır ekmeğinden artırarak yardım yapan, gönlünü veren güzel insanlara "CHP'ye oy ver" dayatmasıyla eziyet etmiştir.
Hayatlarının hiçbir döneminde CHP zihniyetiyle yolları kesişmeyen ve Cumhuriyet tarihi boyunca bu partinin tasallutuna maruz kalmış bu dindar insanlar, maalesef cemaatin azınlık yöneticileri tarafından 30 Mart öncesinde CHP saflarında sürgüne mahkûm edilmişlerdir.
Aylardır paralel yapının seçilmiş hükümete, demokrasiye devlete yaptığı saldırıları hayretle izleyen tabandaki iyi niyetli kitle adeta bir gönül travması yaşıyor. Yıllarca bu cemaate büyük fedakârlıklarda bulunmuş öyle insanlar tanıyorum ki, hiç olmayacağını bile bile birilerinin çıkıp, "17 Aralık'tan bu yana yaşananlar bir rüyaydı, gerçek değildi" demelerini bekler haldeler adeta… Ama CHP'ye hizmet için maruz kaldıkları dayatmaları her düşündüklerinde gerçeklerle bir kez daha yüz yüze kalıp kahroluyorlar…
Öyle anlaşılıyor ki 30 Mart sabahı ortaya çıkan hezimet tablosuna rağmen, cemaate büyük zarar veren tepedeki CHP'lileşmiş azınlık 17 Aralık rotasından dönecek gibi gözükmüyor. Yani cemaati yok etmeye devam…

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor

Yükseklik korkusuna rağmen ağaca ev yaptı