• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
29 Ekim 2013 Salı

Aman ODTÜ’yü koruyalım!

Malum, son günlerde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde bir yol savaşı sürüyor. Büyükşehir Belediyesi Ankara trafiğini rahatlatmak için bir bölümü ODTÜ arazinden geçen yol yapmaya çalışıyor. Bununla ilgili bütün görüşmeler yapılmış ve rektörlük de onay vermiş. Nitekim rektör Prof. Dr. Ahmet Acar yaptığı basın toplantısında, “Biz zaten bu ağaçların etkileneceğini biliyorduk” diyor. Yani, yol için ağaçların etkileneceğini bile bile onay verdiklerini açıkça söylüyor. Ayrıca yasal olara bir engel de yok. 
Peki bütün bunlara rağmen, ODTÜ rektörü neden belediyeyi suçluyor? İşte orası biraz karışık. 
Google’ın harita uygulaması üzerinden elde edilen uydu fotoğrafları, ODTÜ’nün 2003’ten sonra müthiş bir ağaç katliamı yaptığı gerçeğini ortaya koyuyor. 
Sabah gazetesi geçen hafta Ankara ekinde manşetten verdiği haberde, ODTÜ yönetiminin yıllar içinde yaptığı ağaç katliamını belge niteliği taşıyan fotoğraflarla Türkiye’nin gündemine taşıdı. 
Fotoğrafı inceleyen uzmanlar korkunç gerçeği gözler önüne serdi. ODTÜ’nde yapılan AVM, kongre merkezi, misafirhane, otopark ve idari binalar için en az 15 bin ağaç kesildiği iddia ediliyor. Uzmanlar, “Böylesi devasa yapılar için geniş araziye ihtiyaç var. Arazide ağaçlar resmen katledildi” diyor. 
ODTÜ kampusundaki yapılaşmanın uydu görüntülerini yayımlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, kaçak yapılara ilişkin suç duyurusu yapacaklarını söyledi. 
Manzara ortada... Bilimsel başarılarda değil ama geçmişte 12 Mart eylemcilerinin merkezi olmakla, başörtülü kızları taciz etmekle ün yapan Ortadoğu Teknik Üniversitesi, meğer ağaç katliamında da dünya çapında başarılara sahip bir üniversitemizmiş... 
Bence bu ODTÜ’yü koruma altına almalıyız. Çünkü en büyük ağaç katliamını onlar yapar, rektör binalarını en iyi ODTÜ’lüler taşlar, Türkiye’nin gururu olan Göktürk-2 uydusunun fırlatılmasına onlar karşı çıkar... Ne yani, Ankaralılar yola kavuşacak diye ODTÜ’nün eli sopalı, taşlı, molotoflu iyi çocukları bilimsel eğlencelerinden(!) vaz mı geçecekler... 
İşte tam da bu yüzden ODTÜ’yü koruma altına almalıyız ki, bilimsellikten çok eylemsellikleriyle ün yapan üniversitelerimizin akademik başarı açısından diğer üniversiteler için nasıl bir olumsuz örnek oluşturduklarını daha iyi anlayabilelim. 
Anlaşılıyor ki, yol yapımına karşı şiddet eylemleri yapanların derdi ağaç filan değilmiş. Eğer öyle olsaydı, bizzat ODTÜ yönetimi tarafından gerçekleştirilen ağaç katliamına karşı da benzer eylemlerin yapılması gerekirdi. Ama hayır, o gün ağaçlar kesilirken bu şirret marjinaller hiç ortalarda gözükmemişler. O günlerde, ağaçları algılama sorunları varmış yani... 
Aylardır, Gezi sürecinde hayatlarını kaybeden gençlerin üzerinde devrim adına tepinen azgın azınlık, şimdi de aynı pis oyunu, ODTÜ’de sahneliyor. Halk düşmanlığında o kadar sınır tanımaz haldeler ki, ekmek parası için yol inşaatında çalışan işçileri bile taciz etmekten çekinmiyorlar. 
Saygın(!) üniversitemizin bilimden kaytaran taşeron çocukları, toplumun günlük hayatı için elzem olan yol yapılmasına karşılar. Daha doğrusu, dün Gezi’de zirve yapan bu şirretlik bugün bir başka versiyon olarak ODTÜ’de ortaya çıkmış bulunuyor. İşin esasına baktığımızda, gerek Gezi gerekse ODTÜ’de eyleme katılan, destek veren ve medyada bu şiddetin sponsorluğunu yapanlar yeni yollara, hava limanlarına, köprülere, açıkçası büyüyen, değişen ve demokratikleşen Türkiye’ye karşıdırlar, işin özeti budur. 

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi