• $13,4628
  • €15,2839
  • 792.058
  • 2011.16
1 Aralık 2016 Perşembe

Yaraları sarmak…

Adana Aladağ’dan önceki gün gelen haberle yüreğimiz dağlandı. 31 ortaöğretim öğrencisinin bulunduğu özel bir yurtta çıkan yangında 11 çocuğumuz ve bir eğitmen hayatını yitirdi. 22 kişi de yaralandı. Ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, ailelerine de sabır diliyorum.

Konu çocuklarımız olduğunda kederimiz çok daha yakıcı oluyor. Gerçekten çok üzgünüz.

Bu acıyı tarif için kelimeler kifayetsiz; ama yapılacak çok şey var. Üst katta bulunan öğrencilerin yangın çıkış kapısı kilitli olduğu için dışarı çıkamadığı iddiaları var. Ancak Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın Aladağ savcısına dayandırdığı bilgiye göre kapı kilitli değilmiş. Bu nokta mutlaka aydınlatılacaktır. Ahşap olan çatı çöktüğü için felaketin boyutu büyümüş görünüyor. Yurt en son olarak Haziran 2016’da denetlenmiş.

Aralarında yurt müdürü de olmak kaydıyla altı kişi gözaltına alındı.

Ortada bu kadar ciddi can kaybı olduğuna göre bir daha böyle bir acı yaşamamak için kusuru olanların cezalandırılması yanında, yapılması gereken ne varsa tartışmak, planlamak ve icra etmek de boynumuzun borcu.

Öncellikle adli ve idari soruşturmaların sonuçlarını görmeli ve söylentilerden ziyade yangının çıkış nedenleri ortaya çıkarılmalı. İhmal ve eksiklikler tüm detaylarıyla ortaya çıkarılmalı. Bundan sonrasında da, yurt genelinde böyle acı bir olayın tekrar yaşanmaması için gerekenler hızlıca ve eksiksiz yapılmalı. 12 insanımızı geri getiremeyiz. Ama başka insanlarımızın bu şekilde hayatını yitirmesini önleyebiliriz.

Yaşanan her olaydan kargaşa, kriz ve kutuplaşma yaratmaya hazır olan bir kesim, sorunlarımızı rasyonel/soğukkanlı bir zeminde tartışmamızı önleyen bir çıldırma hali var. Bu hastalanmış veya “profesyonel” kesimleri değiştiremeyeceğimize göre, aklı başında kalanların kendilerini bu güruhun kışkırtmalarından koruması, çözüm üretmesi çok önemli.

Özellikle sosyal medyada insanın kanını donduran yaklaşımlara tanık oluyoruz. Ne bunları yapan, ne de bunlara laf yetiştirmeye çalışanların sorunların çözümüne katkıda bulunacağı aşikâr. O nedenle, soğukkanlılığımızı korumak ve sorunların kendisine odaklanmak zorundayız.

Söz konusu olan bizim çocuklarımız. Onları korumak, aldıkları her hizmeti en üst standartlara taşımak bizim sorumluluğumuzda. Devlet tabii ki birinci muhatap ve sorumlu… Ancak bu türden kapsamlı meselelerimiz, devletin aldığı ve alacağı önlemlerin ötesine taşıyor. Devletle birlikte sivil toplum örgütleri, hem teknik, hem de olayın sosyal boyutunu masaya yatırmak durumunda.

Dün sabah aldığımız bir başka acı haber çok sevdiğimiz tiyatro ve sinema oyuncusu Erdal Tosun’un İstanbul Büyükdere’de akılalmaz bir kazayla vefat etmesi oldu. Aşırı sürat yapan bir başka araç kontrolü kaybederek takla atıyor ve Tosun’un arabasının üzerine düşüyor. Gerçekten çok acı bir durum. Hepimizin ailesinden birisi saydığı, çok yetenekli ve iyi bir insan aramızdan bu kadar akılalmaz bir kazayla ayrılıyor. Kabul etmek çok güç.

Bu ağır psikolojiye yenilmemek ve yaralarımızı sararak hayata devam etmek zorundayız. Yaşadığımız her olaydan dersler çıkarmak tesellimizi artıracaktır.

Milletimizin başı sağ olsun.

<p> </p>

'İBB Engelleniyor' algısı neden yapıldı?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı