• $ 5,2818
  • € 5,9673
  • 224.35
  • 102.715
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Veziri vezirden, rezili rezilden...

Aile ile uğraşmak siyasette sanırım en zelil mücadele yöntemlerinden birisi… Zamanında merhum Menderes ve Özal’a da ailesi üzerinden oldukça gaddar bir şekilde yüklenilmişti. Kim yaparsa yapsın, bunun yanında olmamak, eleştirmek ve mahkum etmek lazım.

Savaşın da bir kuralı var, biliyorsunuz. Savaş çok acı ve çok keskin bir durum olduğu için, bu kuralların belirli yerlere kadar esnemesi yanlış da olsa kabul görmüş. Ama kabul görmeyen ve binlerce yıldır devam eden kurallar da var.

O kurallardan bir tanesi “suyu zehirlemeyeceksin”dir.

Savaşı kim kazanıyor, kim kaybediyor, süreç nasıl gelişiyor olursa olsun, taraflar her şeyi yapsalar da, suyu zehirlemezler. Çünkü su herkesin ihtiyacı olan, bir tür kutsallığı bulunan en temel yaşam ihtiyacıdır. Savaştan sonra hayat devam edeceği için herkesin o suya ihtiyacı olacaktır.

Naziler Stalingrad muhasarasında suyu da zehirlemişlerdi. Savaş zaten insanlıktan çıkma durumudur. Bir de bu temel kuralı çiğnediğinizde insanlıktan tamamen çıkmış olduğunuzu gösterirsiniz.

Siyasette aileye dil uzatmak, iftira atmak, kavganın içine çekmek de savaştaki suyu zehirleme ile aynı şeydir.

Sayın Kılıçdaroğlu bunu çok sık yapıyor. FETÖ de 17/25 Aralık’ta Erdoğan’a ulaşmak için doğrudan ailesine saldırmıştı. Bunlar iğrenç şeyler.

CHP lideri son olarak, bir FETÖ söylemini daha benimsedi ve Cumhurbaşkanı’nın çocukları ve yakınlarının vergi cennetlerine milyonlarca dolar para gönderdiğini söyledi. Bunu da bir orta kahve söylermiş gibi rahatça yaptı.

İşte bu siyasette suyun zehirlenmesidir.

Cumhurbaşkanı da “İspat et ben bu makamda bir dakika durmayacağım. Hodri meydan!” dedi ve ekledi; “Edemezse o makamında duracak mı?”

Şimdi bir ülkenin Cumhurbaşkanı ve ailesine çok ağır bir ithamda bulunuyorsunuz. Eğer bu ithamda bulunacaksanız, elinizde gerçekliği ispatlanmış çok kesin belgelerin olması lazım. Yok eğer FETÖ taktiği yaparak “çamur at izi kalsın” diyorsanız, bunun da bir bedeli olmalı.

Şimdi CHP liderinden birer vatandaş olarak cevap bekliyoruz. Lafla, yeni iftiralarla, demagojiyle değil. Bu iftirayı belgelemek, yargıya götürmek ve ispatlamak zorunda. Adalet yürüyüşü öyle değil, böyle olur.

Peki bunu geçiştirirse ne olur? Cumhurbaşkanı ona açtığı davayı elbette kazanır ama bunun siyasi bedeli ne olmalıdır?

Demokratik bir ülkede bunun yolları belli. İftira atan bir müfteri olarak damgalanır ve bunun bedelini sandıkta öder. Ben Türkiye’de insanın her şey olabileceğine, lakin rezil olamayacağına inananlardan değilim.

Halkımız fesaret sahibidir. Veziri vezirden, rezili rezilden seçer.

Çorum´da istinat duvarının çökme anı saniye saniye görüntülendi

İstinat duvarı böyle çöktü

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Büyüleyici tasarımlar

Ticari araçtan cephanelik çıktı