• $ 5,697
  • € 6,3104
  • 275.192
  • 100641
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Türkiye bu sıkıntıları aşacak ama...

Katar’a abluka konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Farklı bir oyun oynanıyor ama bu oyunun arkasında kimler var henüz tespit etmiş değiliz” sözüne rağmen, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun abluka konusunda Suudi Arabistan’ın pozisyonunu benimsemesi şaşırtıcı olmadı ama Türkiye açısından bir hayli düşündürücü…

Abluka konusunda tabii hepimizin fikirleri var. Ben sosyal medya başta olmak üzere çeşitli mecralarda birçok analizin yapılmasına tepeden bakanlardan değilim. Özellikle bizi yakından ilgilendiren coğrafyalara dönük anlama çabası son derece doğal ve pozitif bir durum.

Ancak siyaset makamında olan sorumlu kişilerin, Türkiye’nin etkileneceği bir meseleye daha soğukkanlı yaklaşması gerekirdi. Lakin Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında öyle kabul edilemez şeyler söyledi ki, bu konuyu da iç siyaset/kriz malzemesi olarak gördüğünü tekrar gösterdi.

İhvan’ın terörist olduğunu ifade etti. Rabia’nın terk edilmesi gerektiğini söyledi. “Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet”ten hangisini terk edeceğimizi veya tamamından mı vazgeçmemiz gerektiği konusunda herhalde gelecek grup toplantıs ında bizleri aydınlatacak.

CHP Meclis grubu da aynı gün, benzer iddialarla Cumhurbaşkanı ve hükümeti suçladı. Buradaki fırsatçılığın Katar’a yapılan operasyonla ilgili mi, yoksa klasik CHP oportünizmi mi olduğunu gelişen olaylardan anlayacağız.

Ancak, Katar krizini Türkiye’ye yansıtmak, ülke içine taşıma gayreti ciddi bir sorun.

Bakın, Türkiye tarihinin en ağır ve dünyada eşi benzeri olmayan bir işgal girişimini atlattıktan sonra, 50 yıldır kılcal damarlarına sızmış paralel yapıdan kurtulmaya çalışırken, CHP “kontrollü darbe” söylemiyle bu süreci sulandırmaya çalışıyor. OHAL, Türkiye’nin bekasına dönük toplu saldırıda meşru müdafaa hakkıyken, yine CHP, kategorik olarak OHAL işlemlerini hedef alıyor.

Burada söylem bazında Cumhurbaşkanı ve hükümet ön plandayken, aslında zarar gören Türkiye’nin beka mücadelesidir. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı ve hükümetin kim olduğundan bağımsız olarak bir devlet alması gereken önlemleri almaktadır. MHP gibi, bu önlemlerin desteklenmesi, ancak varsa sapmaların, olası ihlallerin takip edilmesi gerekir. Ama CHP’de bu sorumlu tavrı göremiyoruz. Aslında bu tavır, bizzat haklarını savunduklarını iddia ettikleri kesimleri araçsallaştırmaktır.

Katar konusunda da, Türkiye olayı anlamaya, krizi çözmek için arabulucu olmaya çalışırken, ülke içinde bu hadiseyi bir fırsat bilip fay hattı açmaya çalışmanın nedeni nedir?

“Dünya yıkılsın, ama yeter ki Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti zarar görsün” mantığının mahkûm edilmesinin zamanı gelmedi mi? Bunu yapması gereken sağduyulu CHP’lilerdir. Mesela ülke aleyhine, çifte standartlarla yazılmış maksatlı bir raporun, müsebbiplerinden daha iştahla savunulması milli bir tavır mıdır? Bunun ülkeye, amaca bir faydası olur mu? Yoksa birilerinin ekmeğine yağ mı sürer? Hele dünya böyle kritik bir süreçten geçerken?

Bu eleştiri, Cumhurbaşkanı Erdoğan veya AK Parti’ye her şartta tabi olma, eleştiriden muaf tutma talebi şeklinde anlaşılmamalıdır. Milli muhalefet tavrı, sapı samandan ayırarak, ülke menfaatleri konusunda yurtsever bir tavır ortaya koymak, eleştirilmesi gereken konularda da kararlı bir tutum sergilemek değil midir? Böyle bir muhalefet partisini vatandaş gözünde yücelmez mi?

CHP’nin milletin gözündeki sıkıntılı durumunun, zaten bu dengeyi tutturamamış olmasından kaynaklandığı ne zaman görülecek?

Türkiye bu zor zamanları atlatacak. Yeni dünya düzeninde layık olduğu yeri alarak geleceğini sağlamlaştıracak.

Peki, bu olduğunda, tarih yazılırken, CHP nasıl hatırlanacak?

Birileri bunu düşünmez mi?

<p>Hindistan´ın Madya Pradeş eyaletinde yaşayan 74 yaşındaki Shyam Lal Yadav´ın kafasında birkaç yıl

Kafasında Boynuz Çıktı! Görenler Hayrete Düştü...

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Metrobüste yer kapma tartışması kanlı bitti

İzmir'de buzdolabı patlayan ev harabeye döndü